<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çocuk Kardiyoloji &#8211; Doç Dr Osman Özdemir</title>
	<atom:link href="https://drosmanozdemir.com/cocuk-kardiyoloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://drosmanozdemir.com</link>
	<description>Çocuk Kalp Doktoru &#124; Pediatrik Kardiyoloji &#38; Çocuk Hastalıkları ve Sağlığı Uzmanı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Apr 2020 21:18:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2017/12/cropped-Osman-Özdemir1-32x32.png</url>
	<title>Çocuk Kardiyoloji &#8211; Doç Dr Osman Özdemir</title>
	<link>https://drosmanozdemir.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>VSD (Ventriküler Septal Defekt) ve Tedavisi</title>
		<link>https://drosmanozdemir.com/vsd-ventrikuler-septal-defekt-ve-tedavisi/#utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=vsd-ventrikuler-septal-defekt-ve-tedavisi</link>
					<comments>https://drosmanozdemir.com/vsd-ventrikuler-septal-defekt-ve-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Osman Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2020 21:14:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk & Bebek Ameliyatsız Kalp Hastalığı Tedavileri]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk & Bebek Kalp Hastalığı Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuştan Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Delikliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drosmanozdemir.com/?p=10818</guid>

					<description><![CDATA[VSD (Ventriküler Septal Defekt) VSD ya da uzun adı ile Ventriküler Septal Defekt’i açıklamadan önce “ventriküler septum” kavramını açıklamak gerekir. Buna göre kalbin alt kısmında yer alan, kasılma özelliğiyle kanı akciğerler ve tüm vücuda pompalayan odacıklar “karıncık (ventrikül)”, sağ ve sol karıncıklar arasında bulunan duvar “ventriküler septum” olarak adlandırılır. Ventriküler septumdaki delikler de “ventriküler septal [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>VSD (Ventriküler Septal Defekt)</h2>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-1.jpeg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignright wp-image-10819" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-1.jpeg" alt="VSD" width="451" height="372" title="VSD (Ventriküler Septal Defekt) ve Tedavisi 6"></a>VSD ya da uzun adı ile Ventriküler Septal Defekt’i açıklamadan önce “ventriküler septum” kavramını açıklamak gerekir. Buna göre kalbin alt kısmında yer alan, kasılma özelliğiyle kanı akciğerler ve tüm vücuda pompalayan odacıklar “karıncık (ventrikül)”, sağ ve sol karıncıklar arasında bulunan duvar “ventriküler septum” olarak adlandırılır. Ventriküler septumdaki delikler de “ventriküler septal defekt ya da kısaca VSD olarak tanımlanır. Deliğin karıncıklar arası duvardaki yerleşimine göre adlandırılan farklı tipleri bulunmaktadır.</p>
<h3>VSD’nin Sebebi Ve Görülme Sıklığı</h3>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/kalp-delikligi/"><strong>Diğer kalp delikleri</strong></a> gibi VSD’nin de nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak genel olarak genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimi ile ortaya çıktığı düşünülmektedir.</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/dogustan-kalp-hastaligi/"><strong>Doğuştan kalp hastalıkları</strong></a>nın en sık görülen formu VSD’dir. VSD, tüm doğuştan kalp hastalıklarının yaklaşık beşte birini teşkil etmektedir. Tek bir delik şeklinde olabileceği gibi birden fazla delik ya da diğer doğuştan kalp hastalıkları ile birliktelik şeklinde de ortaya çıkabilir.</p>
<h3>VSD’nin Kalp Ve Kan Dolaşımı Üzerine Etkileri</h3>
<p>Normal dolaşım döngüsünde; sağ karıncık vücuttan sağ kulakçığa gelen kirli (yani oksijenden fakir) kanı akciğer atardamarları ile akciğerlere, sol karıncık akciğerlerden sol kulakçığa gelen temiz (yani oksijenden zengin) kanı aort ile tüm vücuda pompalar. Sol karıncık basıncı sağ karıncık basıncının 3 ila 4 katıdır. Bu nedenle karıncıklar arasındaki duvarda bir delik (VSD) varsa; sol karıncıktan sağ karıncığa temiz kan geçişi olur. VSD aracılığıyla sağ karıncığa geçen temiz kan sağ karıncıktaki kirli kan ile beraber akciğerlere tekrar pompalanır. Böylece hem akciğerlerden kalbe dönen hem de akciğerlere giden fazla kan miktarı nedeniyle kalp ve akciğerlerin iş yükü artar. Kapatılması gereken büyüklükteki VSD’ye müdahale edilmezse; sırasıyla sol kulakçık ve sol karıncıkta genişleme, kalp <a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-2.jpeg"><img decoding="async" class="alignright wp-image-10820" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-2.jpeg" alt="VSD " width="288" height="400" title="VSD (Ventriküler Septal Defekt) ve Tedavisi 7"></a>büyümesi, kalp yetersizliği ve pulmoner hipertansiyon (akciğer atardamarlarında kan basıncının yükselmesi) gelişebilir.</p>
<h2>Çocuklardaki VSD Belirtileri</h2>
<p>VSD’si olan hastaların, VSD’nin tipi ve boyutuna göre farklı klinik bulguları olabilir. Küçük VSD’si olan hastaların genellikle herhangi bir şikâyeti yoktur, büyüme ve gelişmesi sıklıkla normaldir. Bu çocuklar çoğunlukla doktor muayenesinde kuvvetli duyulan üfürüm nedeniyle Çocuk Kardiyoloji Uzmanına yönlendirilir.</p>
<p>Orta-geniş VSD’li hastalarda ise süt çocukluğu dönemi boyunca büyüme-gelişme geriliği, çabuk yorulma, sık solunum yolu enfeksiyonları ve kalp yetersizliği görülebilir. Bu tip VSD’lere zamanında müdahale edilmezse çocuk büyüdükçe belirginleşen pulmoner hipertansiyona bağlı olarak morarma ve hareketlilikte azalma tabloya eşlik edebilir. Delik kapatılmadığı için gelişen pulmoner hipertansiyon zamanla kalıcı hasara neden olur ve bu tablo “Eisenmenger sendromu” olarak adlandırılır. Eisenmenger sendromu tanısı konulan VSD’lerin ise cerrahi olarak kapatılması çoğunlukla mümkün olamaz.</p>
<h2>VSD Tanısı</h2>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-3.jpeg"><img decoding="async" class="alignright wp-image-10821" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-3.jpeg" alt="VSD" width="490" height="298" title="VSD (Ventriküler Septal Defekt) ve Tedavisi 8"></a>VSD’nin boyutu ve yerleşim yerine göre telekardiyogramda (TELE = kalp röntgeni) kalp büyümesi ve akciğer damarlanmasında artış, elektrokardiyografide (EKG) önce sol karıncık, ilerleyen zamanlarda ise her iki karıncığa ait büyüme bulguları görülebilir.</p>
<p>VSD’nin kesin tanısı ise ekokardiyografi (EKO) ile konulur. Çocuk Kardiyoloji Uzmanı delik sayısı, yerleşimi, tipi, boyutu, delikten geçen kanın yönü ve miktarı, kalp boşluklarında VSD’ye bağlı gelişen değişiklikler, kalp içi ve akciğer atardamarı basınçlarını EKO ile değerlendirebilir. Bu nedenle VSD’li hastalarda hem tanının konulması hem de verilen tedavilerin etkinliğinin değerlendirilmesinde EKO’nun kullanılması çok önemlidir.</p>
<h2><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-4.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-10823" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-4.jpeg" alt="VSD Tedavisi" width="306" height="274" title="VSD (Ventriküler Septal Defekt) ve Tedavisi 9" srcset="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-4.jpeg 773w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-4-768x688.jpeg 768w" sizes="auto, (max-width: 306px) 100vw, 306px" /></a>VSD Tedavisi ve Tedavi Seçenekleri</h2>
<p>VSD’lerin bir kısmı, özellikle de küçük olanları kendiliğinden kapanma ihtimali nedeniyle klinik olarak takip edilir. Orta büyüklükteki VSD’si olan hastalar, kalp yetersizliği bulguları belirgin değilse, aort kapağı etkilenmemişse ve akciğer atardamarındaki kan basıncı çok yükselmemişse 1 ya da 2 yaşında tedavi edilir.</p>
<p>Büyüme geriliği olan veya kalp yetersizliği gelişen geniş VSD’li küçük bebeklere başlangıçta ilaç tedavisi verilir. Tedaviye rağmen büyüme geriliği düzelmiyorsa ve/veya kalp yetersizliği kontrol altına alınamıyorsa VSD kapatılmalıdır. <strong>Büyük delikler genellikle ilk 6 ay içerisinde ameliyatla kapatılır.</strong> Eğer büyüme geriliği tıbbi tedaviye cevap veriyorsa VSD’nin kapatılması 1 ya da 2 yaşına kadar geciktirilebilir.</p>
<p>VSD’ler dikiş ya da yama yardımıyla cerrahi olarak kapatıldığı gibi son yıllarda kullanımı artan girişimsel <a href="https://drosmanozdemir.com/ameliyatsiz-cocuk-kalp-tedavisi/"><strong>kardiyak yöntemlerle ameliyatsız</strong></a> olarak da kapatılabilir.</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-5.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-10824" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-5.jpeg" alt="VSD" width="904" height="359" title="VSD (Ventriküler Septal Defekt) ve Tedavisi 10" srcset="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-5.jpeg 1133w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-5-768x305.jpeg 768w" sizes="auto, (max-width: 904px) 100vw, 904px" /></a></p>
<h3>VSD’si Olan Çocukların Takip ve İzlemi</h3>
<p>Diğer birçok kalp hastalığında olduğu gibi VSD’de de kalp kapaklarında iltihap gelişme riski artmıştır. Gelişen bu iltihaplar &#8220;bakteriyel endokardit&#8221; veya &#8220;enfektif endokardit&#8221; olarak adlandırılmaktadır. Bu iltihapların engellenmesi için dişlerin temiz tutulması ve diş çürüklerinin tedavi edilmesi gerekir. Ayrıca kanama oluşturabilecek diş tedavisi ve ameliyatlar öncesinde kana yoğun bakteri bulaşmasını engellemek için işlem öncesi uygun dozda koruyucu antibiyotik tedavisi verilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Küçük VSD’li hastalar veya VSD’si ameliyatsız ya da cerrahi yolla kapatılmış olan çocuklar, özel önlem almadan ve artmış bir risk olmadan, yaşıtlarıyla benzer fiziksel aktivitelerde bulunabilirler. VSD’si kapatılan çocuklarda uzun dönemde  normal bir hayat beklentisi vardır, ancak bu hastaların <a href="https://drosmanozdemir.com/"><strong>Çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong> </a>tarafından düzenli olarak takip edilmeleri önerilmektedir.</p>
<p><strong>İletişim Bilgileri:</strong></p>
<p>VSD, Kalp Delikliği ve Diğer Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Her Türlü Soru İçin bize Ulaşın:</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/</strong></a></p>
<p>Doç Dr Osman Özdemir, <a href="https://drosmanozdemir.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong></a></p>
<p><strong>Tel:</strong> +90 (312) 287 89 98</p>
<p><strong>Adres:</strong> Kızılırmak Mahallesi 1450. Sokak, Ankara Ticaret Merkezi (ATM) A Blok Ofis No: 8 (2.kat) Çukurambar / ANKARA, 06510 Çankaya/Ankara</p>
<p><strong>İlgili Linkler:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Daha Geniş Bilgi İçin: <strong><a href="https://drosmanozdemir.com/cocuk-kardiyoloji/cocuk-kalp-hastaliklari/">https://drosmanozdemir.com/cocuk-kardiyoloji/cocuk-kalp-hastaliklari/</a></strong></p>
<p>Bizi Sosyal Medyada Takip Edin:<br />
<a class="broken_link" href="https://www.instagram.com/drosmanozdemir/" target="_blank" rel="dofollow doopener doreferrer noopener noreferrer"><strong>https://www.instagram.com/drosmanozdemir</strong></a></p>
<p><a class="broken_link" href="https://www.youtube.com/channel/UC6HPwR3okJhaOBFciF28kZg" target="_blank" rel="dofollow noopener noreferrer"><strong>https://www.youtube.com/cocuk-kardiyoloji-uzmani</strong></a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drosmanozdemir.com/vsd-ventrikuler-septal-defekt-ve-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Supraventriküler Taşikardi (SVT) Teşhis Takip ve Tedavisi</title>
		<link>https://drosmanozdemir.com/supraventrikuler-tasikardi-svt-tedavisi/#utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=supraventrikuler-tasikardi-svt-tedavisi</link>
					<comments>https://drosmanozdemir.com/supraventrikuler-tasikardi-svt-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Osman Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Sep 2019 12:35:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk & Bebek Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Ritim Bozuklukları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drosmanozdemir.com/?p=6896</guid>

					<description><![CDATA[Supraventriküler Taşikardi “taşikardi” denilen rahatsızlık grubunun bir alt grubu olarak tanımlanabilir. Çocuğun yaş grubu için normalin üst sınırının üzerindeki kalp hızı değerleri “taşikardi” olarak adlandırılmaktaydı. Supraventriküler taşikardi (SVT) ise çocuklarda en sık karşılaşılan ritim bozukluklarındandır. (https://drosmanozdemir.com/kalp-ritim-bozuklukları/) Kalp karıncıklarının üst kısmından (supraventriküler) başlayan ve oldukça hızlı olan kalp atışlarıdır. Birkaç saniye sürebileceği gibi günlerce de sürebilir. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-grafik-jpg.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-6897" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-grafik-jpg-1369x720.jpg" alt="Supraventriküler Taşikardi" width="1369" height="720" title="Supraventriküler Taşikardi (SVT) Teşhis Takip ve Tedavisi 15" srcset="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-grafik-jpg-1369x720.jpg 1369w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-grafik-jpg-768x404.jpg 768w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-grafik-jpg.jpg 1386w" sizes="auto, (max-width: 1369px) 100vw, 1369px" /></a>Supraventriküler Taşikardi “taşikardi” denilen rahatsızlık grubunun bir alt grubu olarak tanımlanabilir. Çocuğun yaş grubu için normalin üst sınırının üzerindeki kalp hızı değerleri “<strong>taşikardi</strong>” olarak adlandırılmaktaydı. <strong>Supraventriküler taşikardi (SVT) ise çocuklarda en sık karşılaşılan ritim bozukluklarındandır.<a href="https://drosmanozdemir.com/kalp-ritim-bozuklugu/"> (https://drosmanozdemir.com/kalp-ritim-bozuklukları/)</a> </strong>Kalp karıncıklarının üst kısmından (supraventriküler) başlayan ve oldukça hızlı olan kalp atışlarıdır. Birkaç saniye sürebileceği gibi günlerce de sürebilir. Bu rahatsızlıkta hastaların yaklaşık yarısında herhangi bir yapısal kalp hastalığı yoktur.</p>
<p><strong>Supraventriküler Taşikardilerin Önemi</strong></p>
<p>Çocuklarda supraventriküler taşikardi geliştiğinde, hastanın kalbinin üst odacıkları (kulakçıklar, atriumlar) normalden daha hızlı uyarı çıkardığı için kalbin alt odacıkları (karıncıklar, ventriküller) daha fazla kasılır. Kalp çok hızlı kasıldığında, kanı etkili bir şekilde pompalayamaz ve hem kalp hem de vücuttaki diğer organlara kan akışı azalır. Böylece hem organların çalışması bozulur, hem de daha fazla çalışan kalp kaslarının oksijen ihtiyacı artar. Bu durum tedavi edilmez ve uzun süre devam ederse oksijensiz kalan kalp kası hücreleri ölür, kalp yetersizliği ve/veya kalp krizi meydana gelebilir.</p>
<p><strong>Supraventriküler Taşikardi Nedenleri</strong></p>
<p>SVT tanısı konulan bebeklerin yaklaşık yarısında herhangi bir kalp hastalığı yoktur. Hastaların %10-20’sinde Wolff-Parkinson-White (WPW) sendromu, daha az bir kısmında ise Ebstein bozukluğu, tek karıncık, doğuştan düzeltilmiş büyük damar yer değiştirmesi gibi doğuştan kalp hastalıkları veya geçirilmiş açık kalp ameliyatı öyküsü vardır.</p>
<p><strong><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-holter-jpg.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-6899" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-holter-jpg.jpg" alt="Supraventriküler Taşikardi Teşhisi" width="444" height="371" title="Supraventriküler Taşikardi (SVT) Teşhis Takip ve Tedavisi 16"></a>Supraventriküler Taşikardisi Olan Çocukların Belirtileri</strong></p>
<p>SVT’li bebeklerde; huzursuzluk, solunum sayısında artma (takipne), beslenme güçlüğü ve solukluk görülebilir. Daha büyük çocuklarda ise; çarpıntı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çabuk yorulma, halsizlik, baş dönmesi ve bayılma gibi belirtilerle ortaya çıkabilir.</p>
<p><strong>Supraventriküler Taşikardilerde Tanı</strong></p>
<p>İlk aşamada basit bir test olan elektrokardiyografi (EKG) çekilmelidir. Özellikle hasta doktora ya da hastaneye ulaştığında şikâyeti devam ederken çekilecek EKG’nin tanısal değeri çok fazladır. Ayrıca, ekokardiyografi (EKO), 24 saatlik Holter ile EKG izlemi, anlık olay kaydediciler, eforlu EKG (egzersiz) testi ve elektrofizyolojik çalışma gibi ileri tetkikler gerekebilir.</p>
<p><strong>Supraventriküler Taşikardi Tedavisi</strong></p>
<p>SVT atağı sırasında çocuk sakinleştirilerek derin nefes alması, balon şişirmesi, öğürmesi ve ıkınması sağlanmalıdır. Vagal manevra olarak adlandırılan, boyundaki atar damarına tek taraflı masaj yapılması (sadece büyük çocuklarda), yüzünün buzlu-soğuk suyla yıkanması, 10 saniye süre ile yüze buz torbası yerleştirilmesi veya bebeğin baş aşağı pozisyonda tutulması atağı sonlandırabilir ya da kalp hızını kısmen yavaşlatabilir. Buna rağmen taşikardi devam ediyorsa hasta en yakın sağlık kuruluşuna götürülmeli ve oraya ulaşır ulaşmaz da EKG çekilmelidir.</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-bebek-jpg.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-full wp-image-6900" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-bebek-jpg.jpg" alt="Supraventriküler Taşikardi" width="1473" height="373" title="Supraventriküler Taşikardi (SVT) Teşhis Takip ve Tedavisi 17" srcset="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-bebek-jpg.jpg 1473w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-bebek-jpg-768x194.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1473px) 100vw, 1473px" /></a>Damar yolundan verilen adenozin adlı ilaç, SVT’nin akut tedavisinde hızlı ve yüz güldüren sonuçları olan bir ilaçtır. Adenozin, kalbin üst odacıkları olan kulakçıklar (atriumlar) ve alt odacıkları olan karıncıklar (ventriküller) arasında geçici blok oluşturur. Böylece karıncıkların hızı yavaşlar. Bu ilacın büyük toplardamarlardan ve hızlı olarak verilmesi etkinliğini arttırır.</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-eps-jpg.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-6901" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-eps-jpg.jpg" alt="Supraventriküler Taşikardi Tedavisi" width="460" height="325" title="Supraventriküler Taşikardi (SVT) Teşhis Takip ve Tedavisi 18"></a>Adenozin dışında esmolol, diğer beta blokörler, amiodaron, digoksin ve verapamil adlı ilaçlar da hastanın durumuna göre kullanılabilir. Ancak, hastanın kalp hızını çok yavaşlatacağı ve tansiyon düşüklüğüne yol açacağı için, verapamil adlı ilaç 1 yaşından küçük bebeklerde kullanılmamalıdır.</p>
<p>Adenozin tedavisi ile düzelmeyen ve kalp yetersizliğine yol açtığı için hemen sonlandırılması gereken SVT’nin tedavisinde hastaya sakinleştirici ilaç verilerek kardiyoversiyon uygulanır. Bu uygulama defibrilatör olarak adlandırılan ve ayarlanmış elektrik akımını hastanın vücuduna veren cihazlar yardımıyla yapılır. Başlangıç dozu kilogram başına 0,5 jul olmalı ve gerektiğinde 2 jule kadar arttırılmalıdır.</p>
<p>İlaç tedavisi başarılı olmayan ya da uzun süreli ilaç verilmesi gereken veya atakları sık tekrarlayan çocuklarda kalp kateterizasyonu ve elektrofizyolojik çalışma (EPS) yapılabilir. Bu çalışma sırasında uygun görülen hastalarda, sıcak veya soğuk yakma (kateter ablasyonu ya da kriyoablasyon) işlemleriyle SVT’nin kesin ve kalıcı olarak tedavisi mümkündür.</p>
<p><strong>Supraventriküler Taşikardi Ataklarının Önlenmesi</strong></p>
<p>Bu çocuklar mutlaka Çocuk Kardiyoloji Uzmanı tarafından değerlendirilmeli ve takip edilmelidir. SVT ataklarının önlenebilmesi için en sık tercih edilen ilaç propranolol adlı beta blokördür. Bu ilaç, özellikle Wolff-Parkinson-White (WPW) sendromu olan bebek ve çocuklarda güvenle kullanılabilir. WPW sendromu olmayan bebeklerde digoksin, büyük çocuklarda ise verapamil adlı ilaçlar da tercih edilebilir.</p>
<p><strong>İletişim Bilgileri:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Her Türlü Soru İçin bize Ulaşın: <strong><a href="https://drosmanozdemir.com/">https://drosmanozdemir.com/</a></strong></p>
<p>Doç Dr Osman Özdemir, <a href="https://drosmanozdemir.com/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong>Çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong></a></p>
<p><strong>Tel:</strong> +90 (312) 287 89 98</p>
<p><strong>Adres:</strong> Kızılırmak Mahallesi 1450. Sokak, Ankara Ticaret Merkezi (ATM) A Blok Ofis No: 8 (2.kat) Çukurambar / ANKARA, 06510 Çankaya/Ankara</p>
<p><strong>İlgili Linkler:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Daha Geniş Bilgi İçin: <strong><a href="https://drosmanozdemir.com/cocuk-kardiyoloji/cocuk-kalp-hastaliklari/">https://drosmanozdemir.com/cocuk-kardiyoloji/cocuk-kalp-hastaliklari/</a></strong></p>
<p>Bizi Sosyal Medyada Takip Edin:<br />
<a class="broken_link" href="https://www.instagram.com/drosmanozdemir/" target="_blank" rel="dofollow doopener doreferrer noopener noreferrer"><strong>https://www.instagram.com/drosmanozdemir</strong></a></p>
<p><a class="broken_link" href="https://www.youtube.com/channel/UC6HPwR3okJhaOBFciF28kZg" target="_blank" rel="dofollow noopener noreferrer"><strong>https://www.youtube.com/cocuk-kardiyoloji-uzmani</strong></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drosmanozdemir.com/supraventrikuler-tasikardi-svt-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kardiyomiyopati ve Tedavisi</title>
		<link>https://drosmanozdemir.com/kardiyomiyopati-ve-tedavisi/#utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kardiyomiyopati-ve-tedavisi</link>
					<comments>https://drosmanozdemir.com/kardiyomiyopati-ve-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Osman Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 May 2019 11:13:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk & Bebek Ameliyatsız Kalp Hastalığı Tedavileri]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sonradan Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk/Bebek Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Edinsel Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Sonradan Gelişen Kalp Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drosmanozdemir.com/?p=1475</guid>

					<description><![CDATA[Kardiyomiyopati (KMP) olarak adlandırılan primer kalp kası hastalıkları sonradan gelişen kalp bozukluklarının önemli bir grubunu oluşturmaktadır. Doğuştan normal olan bir kalpte sonradan gelişen kalp bozuklukları edinsel (kazanılmış) kalp hastalıkları olarak adlandırılmaktadır. Edinsel kalp hastalıkları genel olarak kalp kası ya da kapak bozuklukları şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bu hastalıklar, kalbin diğer yapılarının bozuklukları ya da sistemik hastalıkların [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kardiyomiyopati</strong> (KMP) olarak adlandırılan primer kalp kası hastalıkları sonradan gelişen kalp bozukluklarının önemli bir grubunu oluşturmaktadır. Doğuştan normal olan bir kalpte sonradan gelişen kalp bozuklukları <strong>edinsel (kazanılmış) kalp hastalıkları</strong> olarak adlandırılmaktadır. Edinsel kalp hastalıkları genel olarak kalp kası ya da kapak bozuklukları şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bu hastalıklar, kalbin diğer yapılarının bozuklukları ya da sistemik hastalıkların etkilerinden bağımsız olarak, kalp kasının kendisine ait bozukluklardır. Dilate (konjestif) KMP, hipertrofik KMP, restriktif KMP, aritmojenik sağ karıncık kardiyomiyopatisi ve sol karıncık nonkompaksiyon kardiyomiyopatisi olarak adlandırılan farklı tipleri bulunmaktadır.</p>
<h2><strong>Dilate (Konjestif) Kardiyomiyopati</strong></h2>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-2.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1476" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-2-792x720.jpeg" alt="Dilate Kardiyomiyopati" width="500" height="454" title="Kardiyomiyopati ve Tedavisi 24" srcset="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-2-792x720.jpeg 792w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-2-768x698.jpeg 768w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-2.jpeg 1053w" sizes="auto, (max-width: 500px) 100vw, 500px" /></a>En sık görülen kardiyomiyopati tipidir. Tipik olarak kalp kası incelmiş, sol karıncık genişlemiş ve kalbin kasılma işlevi bozulmuştur. Dolayısıyla bu hastalıkta kalp vücuda yeterli miktarda kan pompalayamaz. Başlangıçta şikâyete neden olmayan bu hastalıkta kalp yetersizliği geliştikten sonra birçok belirtiler ortaya çıkar. Yenidoğan ve süt çocuklarında beslenme zorluğu, büyüme geriliği, aşırı terleme ve normalden hızlı nefes alıp verme gibi <strong>çocuk/bebek kalp hastalığı belirtileri</strong> görülebilir. Daha büyük çocuklar ve ergenlerde ise nefes darlığı, halsizlik, yorgunluk, baş dönmesi, bayılma (senkop), çarpıntı, ödemle beraber açıklanamayan kilo alımı ve düzelmeyen öksürük belirtileri olabilir. Bu hastaların muayenelerinde taşikardi, akciğerde sıvı birikimi, zayıflamış nabızlar, boyun toplardamarlarında dolgunluk, karaciğer büyümesi gibi kalp yetersizliği bulguları vardır.</p>
<h3><strong>Nedenleri:</strong></h3>
<p>Dilate kardiyomiyopatinin birçok nedeni vardır. Bu hastalığın yaklaşık %20-50&#8217;si ailesel geçişli, yani genetik kaynaklıdır. Bu çocukların anne-babaları, kardeşleri, teyzeleri, amcaları veya kuzenlerinde de kalp kası hastalığı görülebilir. Çocuklarda, dilate KMP’nin en sık kazanılmış sebebi ise virüslerin neden olduğu kalp kası itihabı, yani miyokardittir. Bu bozukluğun diğer nedenleri kemoterapi ilaçları ve bazı metabolik hastalıklardır. Ancak, dilate KMP’ye neden olan hastalık veya bozukluk çoğunlukla gösterilemez. Bu çocukların kalp kası hastalıkları idiyopatik (nedeni bilinmeyen) dilate kardiyomiyopati olarak adlandırılır.</p>
<h3>Tanısı:</h3>
<p>Bu hastalığın tanısı<strong> çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong> tarafından yapılacak <strong>çocuk/bebek kalp testleri</strong> sonucu konulmaktadır. Ekokardiyografi (EKO), dilate kardiyomiyopati tanısı için en yaygın kullanılan testtir, çünkü sol karıncık genişlemesi ve kalbin kasılma işlevi EKO ile kolaylıkla değerlendirilebilir. Kan testleri, elektrokardiyografi (EKG), stres EKO, kalp kateterizasyonu (anjiyo) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) de tanı için yapılan tetkiklerdendir. Bazı durumlarda, dilate KMP’nin nedenini belirleyebilmek için kalp kateterizasyonu (anjiyo) ile miyokard biyopsisi (kalp kası örneği) alınabilir.</p>
<h3>Tedavisi:</h3>
<p>Dilate KMP’li hastaların tedavisi hastanın bulgularına göre değişkenlik göstermektedir. Kalp yetersizliği belirtileri varsa çeşitli ilaçlarla bu durum kontrol altına alınmaya çalışılır. Yorgunluk, baş dönmesi veya nefes darlığı gibi yakınmaları olan hastaların hareketlerini sınırlandırmaları önemlidir. Ani kalp durması riski taşıyan çocuklara takılabilir kardiyovertör defibrilatör (implantable cardioverter-defibrillator, ICD) önerilebilir. Dilate KMP’li bazı hastalarda, kalıcı kalp pili ICD ile birleştirilerek kullanılabilir.</p>
<h3>Takibi:</h3>
<p>Hastalığın ilerleyerek kötüleşmesi tipiktir. İlaçlara rağmen kalp fonksiyonlarının kötüleşmeye devam etmesi durumunda, kalbin kan pompalama işlevine yardımcı olmak ve vücuda yeterli miktarda kan pompalanmasını sağlamak için mekanik bir cihaz gerekebilir. Küçük çocuklar için bu amaçla “Berlin kalp cihazı” kullanılır. Daha büyük çocuklar için cerrahi olarak yerleştirilebilecek çok sayıda cihaz vardır. Ancak, dilate KMP’li hastaların önemli bir kısmı kalp nakline adaydır.</p>
<h2><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-3.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-full wp-image-1477" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-3.jpeg" alt="Hipertrofik Kardiyomiyopati" width="396" height="496" title="Kardiyomiyopati ve Tedavisi 25"></a>Hipertrofik Kardiyomiyopati</h2>
<p>Kalbin karıncık kaslarında kalınlaşma ve karıncıkların iç boşluğunda küçülme vardır. Bu kalınlaşma tipik olarak sol karıncık kaslarında olur. Karıncıkların kasılma fonksiyonu (sistol) artmıştır, ancak gevşeme işlevindeki (diastol) bozukluklar nedeniyle karıncıkların kanla doluşu azalmıştır. Bazı kişilerde bu kalınlaşma sol karıncıktan aorta kan akışını engeller, bu durum “<strong>çıkım yolu darlığı</strong>” olarak adlandırılır.</p>
<p>Hipertrofik kardiyomiyopati bozukluğunun toplumda 500’de 1 sıklığında olduğu kabul edilmektedir. Bu kişilerde kalp kası hücrelerinin dağınık ve düzensiz yerleştiği gösterilmiştir. Bu düzensizlik, kalbin karıncıklarındaki elektrik sinyallerinin bozulmasına ve dolayısıyla ventriküler taşikardi (kalbin karıncıklarından kaynaklanan taşikardi) gibi ciddi ritim bozukluklarının gelişmesine neden olabilir.</p>
<h3>Belirtileri:</h3>
<p>Kalp yetersizliği veya ventriküler ritim bozukluğu gelişmeyen hipertrofik KMP’li hastalarda herhangi bir yakınma olmayabilir. Yenidoğan ve süt çocuklarında aşırı terleme, beslenme bozukluğu ve kilo alım azlığı görülebilir. Daha büyük çocuklarda ise; nefes darlığı, yorgunluk, halsizlik, baş dönmesi, bayılma, göğüs ağrısı ve çarpıntı gibi şikâyetler olabilir.</p>
<p>Hipertrofik KMP’nin en ciddi komplikasyonu ani kalp durmasıdır ve bu hastalarda tipik olarak spor veya ağır egzersizle ilişkili ani ölüm riski vardır. Ani kalp durması, ventriküler taşikardiden kaynaklanan ani bir kalp işlev kaybıdır. Bu durumda acil tedaviler hemen başlatılamazsa, ani kardiyak ölüm meydana gelebilir. Hipertrofik KMP, 30 yaşın altındaki kişilerde ani kardiyak ölümün en sık sebebi olduğu için, tanı konulan çocuklar Çocuk Kardiyoloji Uzmanı tarafından düzenli aralıklarla takip edilmelidirler.</p>
<h3>Genetik Faktör:</h3>
<p>Hipertrofik KMP genel olarak ailevi bir hastalıktır ve olguların yarısından fazlasında kalıtım şekli gösterilebilir. Genellikle ergenlerde ve genç erişkinlerde ortaya çıkar. Genetik yatkınlığı olan çoğu kişide çocukluk çağı boyunca karıncık kas duvarı kalınlığında dikkat çekici bir artış görülür. Hipertrofik KMP tanısı konulan bir çocuğun anne-babası, kardeşleri ve hatta anne-baba kardeşleri ve kuzenleri de bu kalp kası hastalığına sahip olabilirler. Bu bozukluk, genetik sendromların, metabolik veya mitokondriyal hastalıkların bir parçası olarak da ortaya çıkabilir. Bazı hastalarda ise, kalp kası kalınlaşmasının sebebi tedavi edilmemiş veya kötü kontrol edilmiş kan basıncı yüksekliğidir. Ayrıca dayanıklılık sporcularında da hipertrofi gelişebilir. Bazı çocuklarda ise, hipertrofik KMP’nin nedeni gösterilemez.</p>
<h3>Tanısı:</h3>
<p>Hipertrofik KMP tanısı, diğer kalp kası bozukluklarında olduğu gibi, aile öyküsü, tıbbi geçmiş, muayene bulguları ve kalp tetkikleri ile konulmaktadır. Ritim problemleri, ani kardiyak veya açıklanamayan ölüm, kalp ameliyatı ya da diğer kalp hastalıklarının varlığına göre hastaya ait bir aile ağacı çıkarılması çok önemlidir. EKO, hipertrofik KMP tanısı için en sık kullanılan testtir, çünkü kalp kasındaki kalınlaşmayı kolaylıkla gösterir. Kalp kasının ileri tanımını yapmak ve skar dokusu gelişimini değerlendirmek için kalp MRG’si çekilebilir. Ayrıca, kan testleri, EKG, stres EKO ve kalp kateterizasyonu (anjiyo) da gerekebilir.</p>
<h3>Tedavisi:</h3>
<p>Hipertrofik KMP’nin tedavisi çocuğun durumuna göre değişir. Çıkım yolu darlığı, kalbin çalışması ve işlevi, yakınmaları, hastanın yaşı ve hareketliliği, ritim bozukluğu ve aile öyküsüne göre tedavi düzenlenebilir. Bu hastalığın tedavisindeki hedefler; hastanın şikâyetlerini en aza indirmek ve kalp yetersizliği veya ani kardiyak ölüm gibi komplikasyonların önüne geçebilmektir. Dolayısıyla, sol karıncık kasılmasını azaltmak, gevşemesini ve sol karıncık çıkım yolunun genişliğini arttırmak amaçlanır. Yarışmalı sporlar yapılmamalıdır. Beta blokörler, kalsiyum kanal blokörleri veya bazı ritim düzenleyiciler gibi ilaç tedavileri gerekebilir. Ani kardiyak ölüm riski olan çocuklar için ICD kullanılabilir. Tıbbi tedaviye rağmen şikâyetleri devam eden hastalara farklı tekniklerde cerrahi girişim uygulanabilir.</p>
<h2 data-wp-editing="1"><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-5.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1478" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-5.jpeg" alt="Restriktif kardiyomiyopati" width="375" height="311" title="Kardiyomiyopati ve Tedavisi 26"></a>Restriktif Kardiyomiyopati</h2>
<p>Nadir bir kalp kası bozukluğudur. Karıncıkların duvarları aşırı sertleştiği için gevşemesi kısıtlanmış, kan doluşu azalmış ve bu nedenle her iki kulakçık belirgin olarak genişlemiştir. Bu hastalıkta kalbin kasılma işlevi normal olabilir.</p>
<p>Hastaların çoğunda belirti yoktur. Hastalık ilerleyince kalp yetersizliği bulguları ortaya çıkar. En ciddi komplikasyonu hızlı kalp ritim bozukluğunun sebep olduğu ani kardiyak ölümdür.</p>
<p>Restriktif kardiyomiyopatili hastaların yaklaşık dörtte birinde genetik zemin bulunur. Ayrıca amiloidoz, hemokromatozis, sarkoidoz ve Fabry hastalığında da bu bozukluk görülebilir.</p>
<h2><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1479" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-1.jpeg" alt="Aritmojenik Kardiyomiyopati" width="157" height="200" title="Kardiyomiyopati ve Tedavisi 27"></a>Aritmojenik Sağ Karıncık Kardiyomiyopatisi</h2>
<p>Nedeni bilinmeyen nadir bir kalp kası hastalığıdır. Bu hastalıkta kalbin sağ karıncık kasının bir kısmı veya tamamının yerini yağ doku ya da fibröz doku almıştır. Bu nedenle sağ karıncık duvarı kâğıt gibi incelmiştir. Sol karıncık genellikle normaldir.</p>
<p>Aritmojenik sağ karıncık kardiyomiyopatisinin en tipik kliniği ergenlik çağı veya genç yetişkinlerde ortaya çıkan çarpıntı, bayılma, kalp durması ya da ani kardiyak ölümdür. Bu belirtilerin sebebi ise, sağ karıncık kaynaklı izole erken atımlardan <strong>ventriküler taşikardi ve ventriküler fibrilasyona</strong> kadar değişen ritim bozukluklarıdır.</p>
<h2>Sol Karıncık Nonkompaksiyon Kardiyomiyopatisi</h2>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-4.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1480" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-4.jpeg" alt="Kardiyomiyopati 4" width="800" height="316" title="Kardiyomiyopati ve Tedavisi 28"></a></p>
<p>Sol karıncık kasının gevşek örgüsünün, anne karnındayken normal yoğunlaşmasında olan duraklama sonucunda meydana gelir. “<strong>Sol karıncıkta aşırı trabekülasyon”</strong> veya “<strong>süngerimsi miyokard”</strong> olarak da adlandırılır. Bu hastalıkta trabekülasyonlar tipik olarak kalbin tepesinde (kardiyak apeks) olur, ancak sol karıncığın herhangi bir yerinde de görülebilir. Bu çocuklarda nonkompaksiyonla beraber diğer kalp kası hastalıkları da (hipertrofik, dilate veya restriktif KMP) bulunabilir.</p>
<p>Bu bozukluğun tanısı herhangi bir yaşta konulabilir. Ancak hastaların çoğunda ilerleyen yaşlara kadar tanı konulamayabilir. Genetik bir hastalık olduğu bilinmesine rağmen hastaların ancak %20-40’ında genetik kalıtım gösterilebilir.</p>
<p><strong>İletişim Bilgileri:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Her Türlü Soru İçin bize Ulaşın: <strong><a href="https://drosmanozdemir.com/">https://drosmanozdemir.com/</a></strong></p>
<p>Doç Dr Osman Özdemir, <a href="https://drosmanozdemir.com/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong>Çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong></a></p>
<p><strong>Tel:</strong> +90 (312) 287 89 98</p>
<p><strong>Adres:</strong> Kızılırmak Mahallesi 1450. Sokak, Ankara Ticaret Merkezi (ATM) A Blok Ofis No: 8 (2.kat) Çukurambar / ANKARA, 06510 Çankaya/Ankara</p>
<p><strong>İlgili Linkler:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Daha Geniş Bilgi İçin: <strong><a href="https://drosmanozdemir.com/cocuk-kardiyoloji/cocuk-kalp-hastaliklari/">https://drosmanozdemir.com/cocuk-kardiyoloji/cocuk-kalp-hastaliklari/</a></strong></p>
<p>Bizi Sosyal Medyada Takip Edin:<br />
<a class="broken_link" href="https://www.instagram.com/drosmanozdemir/" target="_blank" rel="dofollow doopener doreferrer noopener noreferrer"><strong>https://www.instagram.com/drosmanozdemir</strong></a></p>
<p><a class="broken_link" href="https://www.youtube.com/channel/UC6HPwR3okJhaOBFciF28kZg" target="_blank" rel="dofollow noopener noreferrer"><strong>https://www.youtube.com/cocuk-kardiyoloji-uzmani</strong></a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drosmanozdemir.com/kardiyomiyopati-ve-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PDA Tanı ve Tedavisi</title>
		<link>https://drosmanozdemir.com/pda-nedir-nasil-tedavi-edilir/#utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=pda-nedir-nasil-tedavi-edilir</link>
					<comments>https://drosmanozdemir.com/pda-nedir-nasil-tedavi-edilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Osman Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Feb 2019 12:42:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk & Bebek Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuştan Kalp Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drosmanozdemir.com/?p=1256</guid>

					<description><![CDATA[PDA, tam adı ile Patent Duktus arteriozus, kalpten çıkan 2 büyük atardamarı (aort ile akciğer atardamarı) birbirine bağlayan bir damardır. Bu damar doğumdan sonra kapanması gereken sürede kapanmayıp açık kalırsa patent duktus arteriozus (PDA) olarak adlandırılır. Prematüre (37. gebelik haftasından önce doğan) bebeklerdeki PDA’lar hariç, doğuştan kalp hastalıklarının yaklaşık %10’unu oluşturmaktadır PDA’nın Sebebi Nedir? Anne [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>PDA, tam adı ile Patent Duktus arteriozus, kalpten çıkan 2 büyük atardamarı (aort ile akciğer atardamarı) birbirine bağlayan bir damardır. Bu damar doğumdan sonra kapanması gereken sürede kapanmayıp açık kalırsa patent duktus arteriozus (PDA) olarak adlandırılır. Prematüre (37. gebelik haftasından önce doğan) bebeklerdeki PDA’lar hariç, doğuştan kalp hastalıklarının yaklaşık %10’unu oluşturmaktadır </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright"><img loading="lazy" decoding="async" width="600" height="400" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/02/pda-nedir-2.png" alt="pda nedir" class="wp-image-1261" title="PDA Tanı ve Tedavisi 29"></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>PDA’nın Sebebi Nedir?</strong></h2>



<p>Anne karnındaki bebek solunum yapmadığı ve hava
yollarında oksijen bulunmadığı için bebeğin oksijenden fakir (kirli) kanı kendi
akciğerlerinde temizlenemez. Bu nedenle bebeğin kirli kanının akciğerlerine
gitmemesi gerekir. Duktus arteriozus adı verilen kanal şeklindeki damar,
doğumdan önce bebeğin kirli kanının akciğerlerinden uzaklaşmasını ve bu kanın aortun
alt kısmına yönlenmesini sağlar. </p>



<p>Her bebek bir duktus arteriozus ile doğar.
Doğumdan sonra, bebek solunum yapıp akciğerleri havalanınca bu damara gerek
kalmaz ve genellikle ilk birkaç gün içinde daralarak kapanır.</p>



<p>Duktus arteriozusun doğumdan sonra kapanmaması prematüre (37. gebelik haftasından önce doğan) bebeklerde sık görülür, ancak bazen zamanında doğan bebeklerde de kapanmayabilir. Çoğu çocukta, PDA&#8217;nın nedeni bilinmemektedir. Bazı çocukların PDA ile birlikte farklı doğuştan kalp hastalıkları da olabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>PDA Kalbi ve Dolaşım Sistemini Nasıl Etkiler?</strong></h2>



<p> Normalde, kalbin sol karıncığı aort ile tüm vücuda oksijenden zengin (temiz) kanı pompalarken, sağ karıncık akciğer atardamarı ile sadece akciğerlere oksijenden fakir (kirli) kanı pompalar. Doğumdan sonra, aort basıncı akciğer atardamarındaki basınçtan çok yüksek olduğu için, duktus arteriozus açık kalmaya devam ederse aorttan akciğer atardamarına fazladan kan gelmesine yol açar. PDA büyükse, akciğer atardamarına fazladan gelen kan, kalp ve akciğerlerin daha fazla çalışmasına neden olur.</p>



<h2 class="wp-block-heading"> <strong>PDA Çocuğu Nasıl Etkiler?</strong> </h2>



<p></p>



<p>PDA küçükse; şikâyete neden olmaz,
çünkü kalp ve akciğerler daha fazla çalışmak zorunda kalmazlar. Bu çocuklardaki
tek anormal bulgu, doktor muayenesinde belirgin bir üfürüm duyulması olabilir.</p>



<p>PDA büyükse; çocuk normalden daha hızlı ve daha sert nefes alabilir. Bebekler normal beslenmekte ve büyümekte güçlük çekebilirler. Bu hastalarda beslenirken nefes nefese kalma, çabuk yorulma ve terleme, büyüme geriliği, sık akciğer enfeksiyonu veya ağlarken morarma belirtileri de olabilir. Belirtilerin ortaya çıkması doğumdan sonraki birkaç hafta ile birkaç ayı bulabilir. Normalden daha fazla kan gelen akciğerlerdeki atardamarlarda yüksek basınç gelişebilir. Bu durum zamanla akciğer atardamarlarında kalıcı hasara neden olabilir.<strong> </strong></p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>PDA’nın Tanısı</strong></h2>



<p> Çocuk Kardiyoloji Uzmanı tarafından muayene edilmesi gereken bu hastaların göğüs röntgeni ve elektrokardiyografi (EKG) tetkiklerinde sol kulakçık, sol karıncık ve akciğer atardamarında genişlemeye ait bulgular görülebilir. PDA’nın tipi ve boyutunun belirlenmesi ve kesin tanısının konulması ise ekokardiyografi (EKO) tetkiki ile mümkün olur. </p>



<h2 class="wp-block-heading"> <strong>PDA’nın Tedavisi</strong> </h2>



<p>Küçük PDA&#8217;lar genellikle hayatın ilk aylarında
kendiliğinden kapanırlar. Kapanmayan küçük PDA’lara, cerrahi müdahale veya
diğer tedaviler gerekli olmaz. Küçük PDA’lar az miktarda kan geçişine neden
oldukları için kalp ve akciğerleri yormazlar ve bebeklerin gelişimini
etkilemezler. Bu nedenle küçük PDA’lar kapatılmayıp Çocuk Kardiyoloji Uzmanı
tarafından takibe alınırlar.</p>



<p>Prematüre yenidoğan bebeklerde ağızdan veya damar yolundan verilen bazı ilaçlar PDA’nın kapanmasına yardımcı olabilirler. Yaşamın ilk birkaç haftasından sonra, bu ilaçlar da PDA’nın kapanmasında etkisiz kalırlar. Böyle bir durumda, prematüre bebeklerde solunum sıkıntısına neden olan PDA’ların ameliyat ile kapatılması gerekebilir.</p>



<p>PDA tipi ve boyutu uygun olan hastaların ameliyatsız olarak tedavi edilmeleri tercih edilmektedir. Ameliyatsız kapama tekniğinde, genel anestezi olmadan, derin sedasyon (derin uyku) uygulanmaktadır. Derin uykuya geçen hastanın kasık toplardamarından iğne ile girilir, bu giriş yerinden kateterler (uzun ince tüpler) ilerletilerek bir yol oluşturulur ve bu yol aracılığıyla ulaşılan PDA bir bobin (coil) veya birbirine ortadan bağlı iki&nbsp;<a rel="noreferrer noopener" href="http://www.milliyet.com.tr/disk/" target="_blank">disk</a>&nbsp;şeklinde olan kapama cihazları yerleştirilerek kapatılır. Kalbinde sürekli olarak kalan bu kapama cihazı nedeniyle çocuğun günlük yaşamı etkilenmez. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright"><img loading="lazy" decoding="async" width="500" height="500" src="//i3.wp.com/drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/02/PDA-TEDAVİSİ.png" alt="PDA TEDAVİSİ" class="wp-image-1263" title="PDA Tanı ve Tedavisi 30" srcset="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/02/PDA-TEDAVİSİ.png 500w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/02/PDA-TEDAVİSİ-150x150.png 150w" sizes="auto, (max-width: 500px) 100vw, 500px" /></figure></div>



<p>PDA ameliyatsız kapama tekniklerine uygun olmadığında cerrahi işlem ile kapatılır. Ameliyat için genel anestezi sağlandıktan sonra, bebeğin göğsünün sol tarafındaki kaburgaların arasına bir kesi yapılarak PDA’ya ulaşılır. PDA, dikişle bağlanarak veya kanalın uçlarına küçük metal klipsler yerleştirerek kapatılır.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright"><img loading="lazy" decoding="async" width="500" height="450" src="//i3.wp.com/drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/02/PDA-AMELİYAT-TEDAVİSİ-2.png" alt="PDA AMELİYAT TEDAVİSİ 2" class="wp-image-1268" title="PDA Tanı ve Tedavisi 31"></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>PDA’sı Olan Çocukların İzlemi</strong></h2>



<p>Küçük
PDA’lı hastalar veya ameliyatsız ya da cerrahi olarak kapatılmış PDA’sı olan
çocuklar, özel önlem almadan ve artmış bir risk olmadan, yaşıtlarıyla benzer
fiziksel aktivitelerde bulunabilirler. Ancak bu kararın takip eden Çocuk
Kardiyoloji Uzmanı tarafından verilmesi ve belirli aralıklarda hastaların
kontrol edilmesi önemlidir. Uzun vadeli takip sonucu mükemmeldir ve genellikle
ilaç tedavisi veya ek bir işlem gerekmez. Günümüzde PDA’sı tedavi edilen çocukların neredeyse tamamı,
sağlıklı olarak yetişkin yaşlara ulaşmaktadır.</p>



<p>PDA’sı olan çocukların enfektif endokarditten (kalbin en iç dokusu ve kapakçıklarının iltihaplanmasından) korunması gerekmektedir. Enfektif endokarditten korunma için, ağız ve diş temizliği çok önemlidir. Ayrıca bu hastalara, cerrahi işleminden 30 dakika önce damar yolundan veya 1 saat önce ağızdan uygun dozda antibiyotik verilmesi gerekir.</p>



<p><strong>İletişim Bilgileri:</strong></p>



<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Her Türlü Soru İçin bize Ulaşın: <strong><a href="https://drosmanozdemir.com/">https://drosmanozdemir.com/</a></strong></p>



<p>Doç Dr Osman Özdemir,&nbsp;<a href="https://drosmanozdemir.com/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong>Çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong></a></p>



<p><strong>Tel:</strong>&nbsp;+90 (312) 287 89 98</p>



<p><strong>Adres:</strong>&nbsp;Kızılırmak Mahallesi 1450. Sokak, Ankara Ticaret Merkezi (ATM) A Blok Ofis No: 8 (2.kat) Çukurambar / ANKARA, 06510 Çankaya/Ankara</p>



<p><strong>İlgili Linkler:</strong></p>



<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Daha Geniş Bilgi İçin: <strong><a href="https://drosmanozdemir.com/cocuk-kardiyoloji/cocuk-kalp-hastaliklari/">https://drosmanozdemir.com/cocuk-kardiyoloji/cocuk-kalp-hastaliklari/</a></strong></p>



<p>Bizi Sosyal Medyada Takip Edin:  <br><a rel="noreferrer noopener" href="https://www.instagram.com/drosmanozdemir/" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/drosmanozdemir</strong></a> </p>



<p><a href="https://www.youtube.com/cocuk-kardiyoloji-uzmani" class="broken_link" rel="nofollow noopener" target="_blank"><strong>https://www.youtube.com/cocuk-kardiyoloji-uzmani</strong></a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drosmanozdemir.com/pda-nedir-nasil-tedavi-edilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Taşikardi ve Tedavisi</title>
		<link>https://drosmanozdemir.com/tasikardi-ve-tedavisi/#utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=tasikardi-ve-tedavisi</link>
					<comments>https://drosmanozdemir.com/tasikardi-ve-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Osman Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Jan 2019 14:56:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk & Bebek Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Ritim Bozuklukları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drosmanozdemir.com/?p=1233</guid>

					<description><![CDATA[Taşikardi, çocuklarda ortaya çıkan önemli ve sık görülen ritim bozukluklarının genel adıdır. Kalbin kasılmasını ve gevşemesini düzenleyen elektriksel ileti sistemindeki tüm bozukluklar “ritim bozukluğu” olarak adlandırılmaktadır. “Aritmi” ve “disritmi”, genel olarak kalp atışlarındaki düzensizlik ve eşitsizlik, yani ritim bozukluğu anlamında kullanılmaktadır. Yaş büyüdükçe kalp hızı azalır. Dolayısıyla, normal kalp hızı yaş ile değiştiği için; hastanın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Taşikardi, çocuklarda ortaya çıkan önemli ve sık görülen ritim bozukluklarının genel adıdır. Kalbin kasılmasını ve gevşemesini düzenleyen elektriksel ileti sistemindeki tüm bozukluklar “<strong>ritim bozukluğu</strong>” olarak adlandırılmaktadır. “<strong>Aritmi</strong>” ve “<strong>disritmi</strong>”, genel olarak kalp atışlarındaki düzensizlik ve eşitsizlik, yani ritim bozukluğu anlamında kullanılmaktadır. Yaş büyüdükçe kalp hızı azalır. Dolayısıyla, normal kalp hızı yaş ile değiştiği için; hastanın yaş grubu için normalin üst sınırının üzerindeki kalp hızı değerleri “<strong>taşikardi</strong>” olarak adlandırılmaktadır. Dolayısıyla, taşikardi tanımı için yaşa göre istirahattaki kalp hızı değerlerinin normal sınırlarını dikkate almak gerekmektedir.</p>
<table style="height: 680px;" width="826">
<tbody>
<tr>
<td colspan="4" width="605"><strong>İstirahatte Kalp Hızının Yaşa Göre Normal Değerleri</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="151"><strong>Yaş</strong></td>
<td width="151"><strong>En düşük kalp hızı</strong></p>
<p><strong>(atım/dakika)</strong></td>
<td width="151"><strong>Ortalama kalp hızı</strong></p>
<p><strong>(atım/dakika)</strong></td>
<td width="151"><strong>En yüksek kalp hızı</strong></p>
<p><strong>(atım/dakika)</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="151"><strong>İlk 6 ay</strong></td>
<td width="151">90</td>
<td width="151">145</td>
<td width="151">180</td>
</tr>
<tr>
<td width="151"><strong>6 ay – 1 yaş</strong></td>
<td width="151">106</td>
<td width="151">145</td>
<td width="151">185</td>
</tr>
<tr>
<td width="151"><strong>1 yaş – 2 yaş</strong></td>
<td width="151">105</td>
<td width="151">132</td>
<td width="151">170</td>
</tr>
<tr>
<td width="151"><strong>2 yaş – 4 yaş</strong></td>
<td width="151">90</td>
<td width="151">120</td>
<td width="151">150</td>
</tr>
<tr>
<td width="151"><strong>4 yaş – 6 yaş</strong></td>
<td width="151">72</td>
<td width="151">108</td>
<td width="151">135</td>
</tr>
<tr>
<td width="151"><strong>6 yaş – 10 yaş</strong></td>
<td width="151">65</td>
<td width="151">100</td>
<td width="151">135</td>
</tr>
<tr>
<td width="151"><strong>10 yaş – 14 yaş</strong></td>
<td width="151">65</td>
<td width="151">90</td>
<td width="151">130</td>
</tr>
<tr>
<td width="151"><strong>14 yaş üzeri</strong></td>
<td width="151">60</td>
<td width="151">85</td>
<td width="151">120</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h2>Taşikardi Sebepleri</h2>
<p>Kafeinli yiyecek ve içecekler (çay, kahve, çikolata, kola, enerji içecekleri), sigara, alkol, kokain ve diğer uyarıcılar, yüksek ateş, bazı diyet ilaçları, kan elektrolitlerindeki dengesizlikler, tiroid bezinin normalden fazla çalışması (hipertiroidi), kansızlık (anemi), kan şekeri düşüklüğü, ani stres ve endişe hali, dolaşım şoku, ilaçlar (tiroid hormonları, astım, hipertansiyon, grip, depresyon, ritim düzenleyici ilaçların bazıları), doğuştan veya sonradan gelişen kalp hastalıkları, kalp yetersizliği, geçirilmiş büyük kalp ameliyatı ya da kalp krizi (enfarktüs), akciğer embolisi, kalp tümörleri ve genetik problemler çocuklarda görülen taşikardilerin nedenleridir.</p>
<h2>Taşikardinin Kalbe ve Vücuda Etkileri</h2>
<p>Çocuklarda taşikardi geliştiğinde, hastanın kalbinin üst ve alt odacıkları (atriumlar ve ventriküller) normalden daha hızlı bir şekilde kasılırlar. Kalp çok hızlı kasıldığında, kanı etkili bir şekilde pompalayamaz ve hem kalp hem de vücuttaki diğer organlara kan akışı azalır. Böylece birçok organın çalışması bozulur. Ayrıca, daha fazla çalışan kalp kaslarının oksijen ihtiyacı artar. Bu durum tedavi edilmez ve uzun süre devam ederse oksijensiz kalan kalp kası hücreleri ölür ve kalp krizi meydana gelebilir.</p>
<h2>Taşikardinin Belirtileri</h2>
<p>Kalp hızının anormal şekilde artması çocuklarda çarpıntı (nabzın hızlı ve/veya düzensiz hissedilmesi), göğüs ağrısı, nefes darlığı, çabuk yorulma, baş dönmesi ve bayılma gibi belirtilerle ortaya çıkabilir. Bazen de hiçbir belirtiye yol açmaksızın ani ölüme neden olabilirler.</p>
<h2>Çocuklarda Görülen Taşikardiler</h2>
<h3>1-Sinüs Taşikardisi:</h3>
<p>Kalbin kasılmasını sağlayan sinüs düğümündeki elektriksel uyarıların normalden daha hızlı bir şekilde gönderilmesi sonucunda ortaya çıkar. Sinüs taşikardisinde kalp hızı genellikle dakikada 200 atımın altındadır.</p>
<h3>2-Supraventriküler Taşikardiler:</h3>
<p>Çocuklarda en sık karşılaşılan ritim bozukluklarındandır. Kalp karıncıklarının üst kısmında başlayan ve oldukça hızlı kalp atışlarıdır. Birkaç saniye sürebileceği gibi günlerce de sürebilir. Hastaların yaklaşık yarısında herhangi bir kalp hastalığı yoktur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3>3-Atrial Flatter ve Fibrilasyon:</h3>
<p>Kalbin üst kısmında yer alan odacıklar olan kulakçıklarda (atriumlarda) düzensiz elektriksel uyarılarının neden olduğu ciddi taşikardilerdir. Atrial fibrilasyonun en sık görülen sebebi kalp kapak bozukluklarıdır.</p>
<h3><strong>4-Ventriküler Taşikardiler:</strong></h3>
<p>Kalbin alt kısmında yer alan odacıklar olan karıncıklarda (ventriküllerde) anormal derecede elektrik sinyallerinin ortaya çıkması durumudur. Oldukça kısa sürebileceği gibi acil müdahale gerektirebilen uzun ataklar şeklinde de kendini gösterebilir.</p>
<h3>5-Ventriküler Fibrilasyon:</h3>
<p>Ventriküllerde karmaşık ve çok hızlı elektriksel uyarılar geliştiği için vücut için gerekli kan pompalanamaz. Çoğunlukla kalp hastalığı olan çocuklarda ölümcül sonuçlar doğurabilen bir taşikardi şeklidir. Özellikle ileri yaşlarda, kalp krizi öncesinde ya da sonrasında ortaya çıkar.</p>
<h2><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-7.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1236" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-7-863x720.jpeg" alt="Taşikardi Tanısı" width="450" height="375" title="Taşikardi ve Tedavisi 35" srcset="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-7-863x720.jpeg 863w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-7-768x641.jpeg 768w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-7.jpeg 940w" sizes="auto, (max-width: 450px) 100vw, 450px" /></a>Taşikardilerde Tanı</h2>
<p>İlk aşamada basit bir test olan elektrokardiyografi (EKG) çekilmelidir. Özellikle hasta doktora ya da hastaneye ulaştığında şikâyeti devam ederken çekilecek EKG’nin tanısal değeri çok fazladır. EKG çekilmesi mümkün değilse olay anında çocuğun bir dakikalık nabız sayısının belirlenmesi ve kan basıncının ölçülmesi de tanıya yardımcı olabilir.</p>
<p>Çocuğun şikâyetine göre ekokardiyografi (EKO), 24 saatlik Holter ile EKG izlemi, anlık olay kaydediciler, eforlu EKG (egzersiz) testi ve elektrofizyolojik çalışma gibi ileri tetkikler gerekebilir.</p>
<h2>Taşikardisi Olan Çocuklar İçin Öneriler ve Tedaviler</h2>
<p>Bu hastalar çay, kahve, kola, çikolata ve sigara tüketimi ile stres (gerilim) ve uykusuzluktan kaçınmalıdırlar. Tiroid, astım, grip ve depresyon ilaçları gibi çarpıntı ile ilişkisi gösterilmiş ilaçları doktor kontrolünde kullanmalıdırlar. Sinüs taşikardisinin çoğunlukla kalp dışı sebeplerden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, sinüs taşikardisi tanısı konulan çocukların tedavisindeki temel hedef, kalbin hızlı atmasına yol açan durumların belirlenmesi ve ortadan kaldırılması olmalıdır. Bayılmaya neden olan taşikardilerin ani ölümle sonuçlanabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle çarpıntı şikâyeti olan çocuklar Çocuk Kardiyoloji Uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-11.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1237" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-11.jpeg" alt="Taşikardi Tedavisi 1" width="1000" height="255" title="Taşikardi ve Tedavisi 36" srcset="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-11.jpeg 1600w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-11-768x196.jpeg 768w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></a>Taşikardi atağı sırasında çocuk sakinleştirilerek yatırılmalı, derin nefes alması ve ıkınması sağlanmalıdır. Özellikle supraventriküler taşikardi atağı geçiren hastaların boyundaki atar damarına tek taraflı masaj yapılması (sadece büyük çocuklarda) veya yüzünün buzlu-soğuk suyla yıkanması atağı sonlandırabilir ya da kalp hızını kısmen yavaşlatabilir. Buna rağmen taşikardi devam ediyorsa hasta en yakın sağlık kuruluşuna götürülmeli ve oraya ulaşır ulaşmaz da EKG çekilmelidir. Adenozin, supraventriküler taşikardinin akut tedavisinde hızlı ve yüz güldüren sonuçları olan ve damar yolundan verilen ilaçtır.</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-3.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1239" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-3.jpeg" alt="Taşikardi Tedavisi 2" width="1000" height="283" title="Taşikardi ve Tedavisi 37" srcset="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-3.jpeg 1600w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-3-768x217.jpeg 768w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></a>İlaç tedavisi ile düzelmeyen ve hemen sonlandırılması gereken supraventriküler taşikardi, atrial flatter, atrial fibrilasyon ve nabızlı ventriküler taşikardilerin tedavisinde hastaya sakinleştirici ilaç verilerek kardiyoversiyon uygulanırken, ventriküler fibrilasyon ve nabızsız ventriküler taşikardilerin tedavisinde acil defibrilasyon işlemi uygulanır. Uygulama her iki işlem için de defibrilatör olarak adlandırılan ve ayarlanmış elektrik akımını hastanın vücuduna veren cihazlar yardımıyla yapılır.</p>
<p>Taşikardinin acil tedavisinden sonra, hastalığın tipine göre bu çocukların bir kısmı ilaç tedavisi verilmeksizin izlenirken, bir kısmı ise tekli veya çoklu ritim düzenleyici ilaçlar verilerek tedavi edilir. Tekrarlayıcı, devamlı veya ani ölüm riski taşıyan ventriküler taşikardili hastalarda takılabilir kardiyovertör defibrilatör (ICD) kullanılması etkin bir tedavi yöntemidir. Ayrıca çocuklardaki bazı taşikardi tiplerinin kalp kateterizasyonu ve elektrofizyolojik çalışma (EPS) sırasında sıcak veya soğuk yakma (kateter ablasyonu ya da kriyoablasyon) işlemleriyle kesin olarak tedavisi mümkündür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İletişim Bilgileri:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Her Türlü Soru İçin bize Ulaşın:</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noopener"><strong>https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/</strong></a></p>
<p>Doç Dr Osman Özdemir, <a href="https://drosmanozdemir.com/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong></a></p>
<p><strong>Tel:</strong> +90 (312) 287 89 98</p>
<p><strong>Adres:</strong> Kızılırmak Mahallesi 1450. Sokak, Ankara Ticaret Merkezi (ATM) A Blok Ofis No: 8 (2.kat) Çukurambar / ANKARA, 06510 Çankaya/Ankara</p>
<p><strong>İlgili Linkler:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Daha Geniş Bilgi İçin:</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/konu/cocuk-kardiyoloji/" target="_blank" rel="noopener">https://drosmanozdemir.com/konu/cocuk-kardiyoloji/</a></p>
<p>Bizi Sosyal Medyada Takip Edin</p>
<p><a class="broken_link seoquake-nofollow" href="https://www.instagram.com/drosmanozdemir/" target="_blank" rel="noopener nofollow"><strong>https://www.instagram.com/drosmanozdemir</strong></a></p>
<p><a href="https://www.youtube.com/channel/UC6HPwR3okJhaOBFciF28kZg" target="_blank" rel="noopener"><strong>https://www.youtube.com/cocuk-kardiyoloji-uzmani</strong></a></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drosmanozdemir.com/tasikardi-ve-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kawasaki Hastalığı</title>
		<link>https://drosmanozdemir.com/kawasaki-hastaligi/#utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kawasaki-hastaligi</link>
					<comments>https://drosmanozdemir.com/kawasaki-hastaligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Osman Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Dec 2018 20:47:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk & Bebek Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sonradan Kalp Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drosmanozdemir.com/?p=1211</guid>

					<description><![CDATA[Kawasaki Hastalığı Genel Kawasaki Hastalığı, ağırlıklı olarak 1-4 yaş (%80) arasındaki çocuklarda görülen, ani başlayan, kendini; yüksek ateş, döküntü; dudak, ağız içi, kol ve bacaklarda değişiklik; gözlerde konjonktivit (Gözdeki konjonktiva tabakasının iltihabı) ve lenf bezlerinde şişme ile gösteren bir çeşit (Vaskülit) damar iltihaplanmasıdır. Vücudun bağışıklık  sisteminin değişik nedenlerden ötürü kendine zarar vermesinden kaynaklanmaktadır. Mukokutanöz lenf [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/12/Kawasaki-Görsel-2.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1212" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/12/Kawasaki-Görsel-2.jpeg" alt="Kawasaki Hastalığı" width="300" height="254" title="Kawasaki Hastalığı 41"></a>Kawasaki Hastalığı Genel</h2>
<p>Kawasaki Hastalığı, ağırlıklı olarak 1-4 yaş (%80) arasındaki çocuklarda görülen, ani başlayan, kendini; yüksek ateş, döküntü; dudak, ağız içi, kol ve bacaklarda değişiklik; gözlerde konjonktivit (Gözdeki konjonktiva tabakasının iltihabı) ve lenf bezlerinde şişme ile gösteren bir çeşit (Vaskülit) damar iltihaplanmasıdır. Vücudun bağışıklık  sisteminin değişik nedenlerden ötürü kendine zarar vermesinden kaynaklanmaktadır.</p>
<p>Mukokutanöz lenf nodu sendromu olarak da adlandırılan Kawasaki hastalığının önemi koroner arterlerin (aortun başlangıcından çıkıp kalbi besleyen atar damarlar) tutulmasından kaynaklanmaktadır. Tıpkı <a href="https://drosmanozdemir.com/akut-romatizmal-ates/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Akut Romatizmal Ateş</strong></a> gibi kalbi tehdit eden bir <a href="https://drosmanozdemir.com/sonradan-olusan-kalp-hastaliklari/" target="_blank" rel="noopener"><strong>edinsel kalp hastalığı</strong></a>dır. Bu hastalık muhtemelen enfeksiyon nedeniyle <a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/12/Kawasaki-Görsel-3.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1213" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/12/Kawasaki-Görsel-3.jpeg" alt="Kawasaki Hastalığı" width="300" height="129" title="Kawasaki Hastalığı 42"></a>tetiklenen bağışıklık sistemi bozukluğu ile oluşmaktadır. Kış aylarında ve ilkbahar başında daha sık görülmektedir. En sık 1-2 yaşlarında ortaya çıkar, hastaların %80’i 4 yaşından küçüktür.</p>
<h2>Kawasaki Hastalığının Klinik Bulguları ve Tanısı</h2>
<p>Hastalığın başlangıcı anidir. Yüksek ateş, kol ve bacaklarda değişiklikler, döküntü, konjonktivit, dudak-ağız içi değişiklikleri ve boyunda lenf bezi şişliği temel klinik bulgularıdır. En az 5 gün devam eden yüksek ateş ile birlikte diğer temel 5 klinik bulgudan en az dördü varsa veya 4’ten az klinik bulgunun yanında koroner arter tutulumu gösterildiyse Kawasaki hastalığı tanısı konulur. İki veya 3 temel klinik bulgu varlığında, artmış iltihap belirteçleri (akut faz reaktanları) ile bunu destekleyen laboratuvar testleri varsa atipik (inkomplet) Kawasaki hastalığı tanısı konulabilir.</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/12/Kawasaki-Hastalığı-Tedavisi.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-full wp-image-1217" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/12/Kawasaki-Hastalığı-Tedavisi.png" alt="Kawasaki Hastalığı Tedavisi" width="500" height="250" title="Kawasaki Hastalığı 43"></a>Mukokutanöz lenf nodu sendromunun klinik bulguları aşağıdaki gibidir:</p>
<h3>1-Yüksek ateş:</h3>
<p>En az 5 gün devam eden yüksek ateş, genellikle 39 °C üzerinde olur ve çoğu hastada 40 °C’yi geçer. Ateş, uygun tedavi ile genellikle 2 gün içerisinde düşer. Tedavi uygulanmayan hastalarda ise ortalama 11 gün devam eder. Diğer klinik bulgular ateşin başlangıcından 2-5 gün sonra ortaya çıkar.</p>
<h3>2-Kol ve bacaklarda değişiklikler:</h3>
<p>Hastalığın ilk 10 günü içerisinde avuç içi ve ayak tabanında kızarıklık, ellerde ve ayaklarda ödem, sonrasında el ve ayak tırnak kenarlarında soyulmalar şeklinde olur.</p>
<h3>3-Döküntü<strong>:</strong></h3>
<p>Yaygın ve tipik olmayan döküntü, gövde, kollar, bacaklar ve özellikle genital bölgede yoğunlaşır. Genellikle 5-7. günlerde ciltte soyulma başlar.</p>
<h3>4-Konjonktivit:</h3>
<p>Her iki gözde akıntısız ve kısa sürede iyileşen kızarıklık şeklindedir.</p>
<h3>5-Dudaklar ve ağız içinde değişiklikler:</h3>
<p>Dudaklarda kızarma, kuruma, çatlama ve kanama, çilek dili, ağız ve boğazda yaygın kızarıklık vardır.</p>
<h3>6-Boyunda lenf bezi şişliği (servikal lenfadenopati):</h3>
<p>Boynun önündeki lenf bezlerinde, genellikle tek taraflı, 1,5 cm çapından büyük sert şişliklerdir. Yukarıdaki klinik bulgulardan daha az görülür ve hastaların sadece yarısında ortaya çıkar.</p>
<h3>7-Kalp-damar tutulumu:</h3>
<p>Hastalığın ilk bulgusu olan ateşin başlamasından sonraki ilk 10 günde tüm vücuttaki küçük damarlarda iltihaplanma (vaskülit) gelişir. Bu etkilenme, koroner arterlerde daha sık olmaktadır. Koroner arterlerin tutulumu ile anevrizma (damarsal şişlik) gelişir. Hastalığın ilk 10 gününde hastaların 5’te birinde ortaya çıkan koroner arter anevrizması 1-3 hafta boyunca devam eder. Ayrıca, kalp ritim bozukluğu, kalp kası çalışmasında bozulma ve kalp yetersizliği, kalp krizi (miyokard enfarktüsü), kalp zarları arasında sıvı birikimi (perikardiyal efüzyon), aort ve mitral kapaklarda yetersizlikler gelişebilir. Bu nedenle, 7 günden uzun süren ateşi olan çocuklar, <a href="https://drosmanozdemir.com/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong></a> tarafından ekokardiyografi <a href="https://drosmanozdemir.com/eko-ekokardiyografi/" target="_blank" rel="noopener"><strong>(EKO)</strong> </a>çekilerek değerlendirilmelidir.</p>
<h3>8-Diğer klinik bulgular:</h3>
<p>Çok sayıda eklemde iltihaplanma (artrit) veya ağrı (artralji), idrarda iltihap hücrelerinde artış (steril pyüri), ishal ve karın ağrısı, karaciğer fonksiyon testlerinde bozulma, sarılık ve safra kesesinde şişlik, huzursuzluk, uyku hali ya da yarı koma, aseptik menenjit ve sinirsel işitme kaybı olabilir.</p>
<h2>Kawasaki Hastalığının Laboratuar Bulguları</h2>
<p>Hastalığın başlangıcından 7 gün sonra iltihap belirteçleri (akut faz reaktanları) yükselmezse ve trombosit sayısı artmazsa Kawasaki hastalığı ekarte edilebilir. İltihap hücrelerinde artış (lökositoz), kansızlık (anemi), kan trigliserit düzeylerinde artış ve HDL kolesterolde azalma saptanabilir.</p>
<p>Bu hastalığın değerlendirilmesinde kullanılan, “<em>Harada skorlamasına”</em> göre, Kawasaki hastalığının ilk 9 gününde, aşağıdaki kriterlerden 4 veya fazlası varsa koroner arter anevrizması gelişme riski artmıştır. <em>Harada skorlamasında</em> kullanılan kriterler: 12 binin üzerinde beyaz küre sayısı, 350 binin üzerinde trombosit sayısı, C reaktif proteinin 3’den fazla olması, %35’in altında hematokrit değeri, 3,5 gramın altında albumin, hastanın yaşı 12 aydan küçük olması ve erkek cinsiyettir.</p>
<h2>Kawasaki Hastalığının Tedavisi</h2>
<p>Bu hastalığın özel bir tedavisi yoktur. Tedavideki temel hedefler koroner arter ve kalp iltihaplanmasını azaltmak ve trombositlerin birleşmesini engelleyerek pıhtılaşmadan korunmaktır. Bu amaçla tercih edilen tedavi, 80-100 mg/kg/gün dozunda ağızdan verilen aspirin ve 12 saat boyunca 2 gr/kg dozunda damar yolundan verilen immünglobulindir. Bu tedaviye ilk 7-10 günde başlanması ile koroner arter tutulumu belirgin olarak azalır. Uygun tedavi ile 48 saat içerisinde hastaların %90’ında ateş düşer.</p>
<p>Ateşi devam eden hastalara aynı dozda ikinci immünglobulin tedavisi verilir. İmmünglobulin tedavisi verilen çocukların kızamık ve suçiçeği gibi canlı aşıları ertelenmelidir. Hastanın ateşi düştükten 48-72 saat sonra başlangıçtaki aspirin dozu 3-5 mg/kg/gün dozuna (günde bir kez) düşürülür. Pıhtılaşmayı engelleyen bu aspirin tedavisine en az 6-8 hafta devam edilmeli ve koroner arter değişikliği sürdükçe aspirin tedavisi kesilmemelidir.</p>
<p>İki veya daha fazla immünglobulin verilmesine rağmen ateşi düşmeyen hastalara halk arasında kortizon olarak bilinen kortikosteroid tedavisi verilebilir.</p>
<h2>Kawasaki Hastalığının Seyri ve Takibi</h2>
<p>Kawasaki hastalığının tanı ve tedavi süreci çoğunlukla Çocuk Kardiyoloji, Çocuk Romatoloji, Çocuk Nefroloji ve Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanları tarafından yönetilmektedir. Ancak hastalığın önemi koroner arter tutulumundan kaynaklandığı için hastaların takibi <strong>Çocuk Kardiyoloji</strong> Uzmanlarınca yapılmaktadır.</p>
<p>Tedavi edilmemiş Kawasaki hastalığı olan çocukların yaklaşık dörtte birinde koroner arter anevrizması gelişir ve bu durum kalp krizi (miyokard enfarktüsü) ve ölümden sorumludur. Uzun süre yüksek seyreden ateş koroner arter anevrizması için önemli bir risk faktörüdür. İyileşme 1 yaşından küçük çocuklarda, küçük, fusiform ve distal yerleşimli anevrizmalarda daha fazla olmaktadır.  Kalp krizi çoğunlukla hastalığın başlangıcından sonraki ilk 1 yılda görülür. Kawasaki hastalığının başlangıcından sonraki ilk 1 ayda koroner arterler normalse daha sonra koroner arter bozukluğu gelişmesi son derece nadirdir.</p>
<p>Koroner arter tutulumu olmayan veya olup da düzelen hastalarda 6-8 hafta sonra aspirin tedavisi kesilmelidir. Koroner arter anevrizması varsa aspirin tedavisi kesilmeli ve anevrizma genişse yanına başka bir ilaç daha eklenmelidir.</p>
<p>Koroner arter tutulumu olmayan ve aspirin tedavisi kesilen hastaların yakın takip edilmesine gerek yoktur. Ancak koroner arter tutulumu olan hastalara Çocuk Kardiyoloji Uzmanı tarafından 6 ay aralıklarla EKO ve 1 yıl aralıklarla egzersiz ya da sintigrafi testi kontrolleri yapılmalıdır. Koroner arterlerde geniş anevrizması veya darlığı olan, egzersiz ya da sintigrafi testleri pozitif olan veya kalp krizine ait bulguları olan hastalara koroner anjiyografi yapılması gerekebilir.</p>
<p><strong>İletişim Bilgileri:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Her Türlü Soru İçin bize Ulaşın:</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noopener"><strong>https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/</strong></a></p>
<p>Doç Dr Osman Özdemir, <a href="https://drosmanozdemir.com/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong></a></p>
<p><strong>Tel:</strong> +90 (312) 287 89 98</p>
<p><strong>Adres:</strong> Kızılırmak Mahallesi 1450. Sokak, Ankara Ticaret Merkezi (ATM) A Blok Ofis No: 8 (2.kat) Çukurambar / ANKARA, 06510 Çankaya/Ankara</p>
<p><strong>İlgili Linkler:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Daha Geniş Bilgi İçin:</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/konu/cocuk-kardiyoloji/" target="_blank" rel="noopener">https://drosmanozdemir.com/konu/cocuk-kardiyoloji/</a></p>
<p>Bizi Sosyal Medyada Takip Edin</p>
<p><a href="https://www.instagram.com/drosmanozdemir/" target="_blank" rel="noopener"><strong>https://www.instagram.com/drosmanozdemir</strong></a></p>
<p><a href="https://www.youtube.com/channel/UC6HPwR3okJhaOBFciF28kZg" target="_blank" rel="noopener"><strong>https://www.youtube.com/cocuk-kardiyoloji-uzmani</strong></a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drosmanozdemir.com/kawasaki-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ASD (ATRİAL SEPTAL DEFEKT-KULAKÇIKLAR ARASI KALP DELİĞİ) VE TEDAVİSİ</title>
		<link>https://drosmanozdemir.com/asd-ve-tedavisi/#utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=asd-ve-tedavisi</link>
					<comments>https://drosmanozdemir.com/asd-ve-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Osman Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Nov 2018 08:42:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk & Bebek Ameliyatsız Kalp Hastalığı Tedavileri]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuştan Kalp Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drosmanozdemir.com/?p=1173</guid>

					<description><![CDATA[ASD Genel ASD tam adı ile Atrial Septal Defekt, kalp kulakçıkları arasında bulunan ve Atrial septum denilen duvardaki deliklere verilen addır. Bu durum çocuklarda görülen doğuştan kalp problemlerinden sadece biridir. O sebeple kalp kulakçığı deliklerini incelemeden önce doğuştan kalp hastalıklarına kısaca değinmek yerinde olacaktır. Çocuklarda en sık görülen kalp bozuklukları doğuştan kalp hastalıklarıdır. Yenidoğan bebeklerin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/11/ASD1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1174" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/11/ASD1.jpeg" alt="ASD" width="550" height="442" title="ASD (ATRİAL SEPTAL DEFEKT-KULAKÇIKLAR ARASI KALP DELİĞİ) VE TEDAVİSİ 48"></a>ASD Genel</h2>
<p><strong>ASD</strong> tam adı ile Atrial Septal Defekt, kalp kulakçıkları arasında bulunan ve Atrial septum denilen duvardaki deliklere verilen addır. Bu durum çocuklarda görülen doğuştan kalp problemlerinden sadece biridir. O sebeple kalp kulakçığı deliklerini incelemeden önce doğuştan kalp hastalıklarına kısaca değinmek yerinde olacaktır.</p>
<p>Çocuklarda en sık görülen kalp bozuklukları doğuştan kalp hastalıklarıdır. Yenidoğan bebeklerin yaklaşık yüzde 1’inde doğuştan kalp hastalığı görülmektedir. Bu hastalıklar kalp odacıklarının arasında yer alan duvarlardaki delikler, kalbin kapaklarındaki darlık veya yetersizlikler, kalp odacıklarından bir veya daha fazlasının gelişim bozuklukları, kalpten çıkan damarlardaki darlıklar ya da bozukluklar şeklinde ortaya çıkabilir.</p>
<p>Kalbin üst kısmında yer alan, kasılma özelliği kısıtlı ve nispeten daha küçük olan odacıklar kulakçık (atrium) olarak adlandırılmaktadır. Kulakçıkların arasındaki duvarda (atrial septumda) olan deliklere ise yukarıda da değindiğimiz gibi atrial septal defektler (ASD) denilmektedir. Tüm doğuştan kalp hastalıklarının %10’unu yalnız başına ASD oluşturmaktadır. Doğuştan kalp hastalığı olan çocukların %30-50’sinde ise kalp bozukluğunun bir parçası olarak ASD bulunmaktadır.</p>
<h2><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/11/ASD-Türleri.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1183" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/11/ASD-Türleri.jpeg" alt="ASD Türleri" width="450" height="208" title="ASD (ATRİAL SEPTAL DEFEKT-KULAKÇIKLAR ARASI KALP DELİĞİ) VE TEDAVİSİ 49"></a>ASD Tipleri</h2>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/kalp-delikligi/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Kalp Deliği</strong></a>&#8216;nin kulakçıklar arası duvardaki yerleşimine göre adlandırılan farklı tipleri bulunmaktadır.</p>
<ol>
<li>
<h3>Sekundum ASD<strong>:</strong></h3>
<p>Kulakçıklar arası deliklerin en sık görülen tipidir ve tüm ASD’lerin %75’ini oluşturmaktadır. Kulakçıkların arasındaki duvarın orta kısmında olan deliklerdir. Bu vakaların yaklaşık %10’unda bu deliklere akciğer toplardamarının bozukluğu da (pulmoner venöz dönüş anomalisi) eşlik eder.</li>
<li>
<h3>Primum ASD<strong>:</strong></h3>
<p>Kulakçıkların arasındaki duvarın alt kısmında (karıncıklara komşu) olan deliklerdir. Bu tür tüm kulakçık deliklerinin %20’sini oluşturmaktadır. Kulakçıklar ve karıncıklar arasında devam eden geniş delikler (atrioventriküler septal defektler, AVSD) içerisindeki Atrial septal defektler de dahil edildiğinde sıklığı %30’lara çıkmaktadır.</li>
<li>
<h3>Sinüs Venozus Tipi ASD<strong>:</strong></h3>
<p>Üst veya alt toplardamarların girişine yakın olan deliklerdir. Olguların çoğuna akciğer toplardamarının bozukluğu (pulmoner venöz dönüş anomalisi) eşlik eder. ASD’lerin %5’ini oluşturmaktadır.</li>
<li>
<h3>Koroner sinüs ASD’si<strong>:</strong></h3>
<p>Koroner dolaşımın kirli kanının sağ kulakçığa açıldığı koroner sinüsün tavanındaki deliklerdir. En nadir görülen kalp kulakçık deliği tipidir.</li>
</ol>
<h2>ASD’nin Sebebi Nedir?</h2>
<p>Anne karnındaki her bebekte olan, sağ ve sol kulakçıklar arasında kan geçişine imkan sağlayan açıklıklar foramen ovale olarak adlandırılmaktadır. Her bebek bu açıklıkla dünyaya gelir. Doğumdan sonra ihtiyaç kalmadığı için, birkaç hafta ile birkaç ay içerisinde bu açıklığın kendiliğinden kapanması beklenir. Bazen bu açıklık normalden geniş olur ve doğumdan sonra kapanmaz. Çocukların çoğunda bunun sebebi bilinmez, bazı çocuklarda ise ASD diğer doğuştan kalp hastalıkları ile birlikte bulunabilir.</p>
<h2><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/11/ASD-Yakın-Plan.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1185" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/11/ASD-Yakın-Plan.jpeg" alt="ASD Yakın Plan" width="400" height="314" title="ASD (ATRİAL SEPTAL DEFEKT-KULAKÇIKLAR ARASI KALP DELİĞİ) VE TEDAVİSİ 50"></a>ASD Kalbi, Dolaşım Sistemini ve Çocuğu Nasıl Etkiler?</h2>
<p>Sağ kulakçık vücuttan gelen kirli kanın toplandığı ve sağ karıncığa iletildiği, sol kulakçık akciğerlerden gelen temiz kanın toplandığı ve sol karıncığa iletildiği odacıklardır. Ancak bu iki odacığı birbirinden ayıran duvarda bir delik (ASD) varsa akciğerlerden gelen temiz kanın bir bölümü, bu delikten geçerek sağ kulakçıktaki vücuttan gelen kirli kan ile karışır. Bu karışımın miktarı deliğin büyüklüğü ile orantılıdır. Zaten temiz olan kanın bir kısmı kirli kan ile temizlenmek için tekrar akciğerlere pompalanır ve bu da akciğerlerin ve dolayısıyla kalbin daha fazla çalışmasına neden olur. Eğer bu delik kapatılmaz ya da kendi kendine kapanmaz ise ilerleyen yaşlarda kalp yetersizliğine ve pulmoner hipertansiyona (akciğer atardamarında kan basıncının yükselmesine) neden olabilir.</p>
<h2>ASD’nin Tanısı</h2>
<p>Atrial Septal Defektli çocuklar genellikle minyon vücut yapısındadırlar, ancak çoğunlukla bir şikâyetleri yoktur. Hastaların kalp muayenesinde masum üfürüme benzer ya da biraz daha şiddetli üfürüm duyulabilir. ASD’si olan çocukların çok azında ise, beslenirken nefes nefese kalma, çabuk yorulma ve terleme, büyüme geriliği, sık akciğer enfeksiyonu veya ağlarken morarma belirtileri olabilir. Çocuk Kardiyoloji Uzmanı tarafından muayene edilmesi gereken bu hastaların göğüs röntgeni, elektrokardiyografi (EKG) ve ekokardiyografi (EKO) tetkiklerinde sağ kulakçık, sağ karıncık ve akciğer atardamarında genişlemeye ait bulgular görülebilir. Ancak, deliklerin yeri ve boyutunun belirlenmesi ve kesin tanısının konulması <a href="https://drosmanozdemir.com/eko-ekokardiyografi/" target="_blank" rel="noopener"><strong>EKO tetkiki</strong></a> ile mümkün olur.</p>
<h2><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/11/ASD2.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1175" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/11/ASD2.jpeg" alt="ASD Tedavisi" width="399" height="550" title="ASD (ATRİAL SEPTAL DEFEKT-KULAKÇIKLAR ARASI KALP DELİĞİ) VE TEDAVİSİ 51"></a>ASD’nin Tedavisi</h2>
<p>Özellikle bebeklerde saptanan küçük kulakçık deliklerinin kendiliğinden küçülerek kapanma ihtimalleri çok yüksektir. Ayrıca, küçük delikler, az miktarda kan geçişine neden oldukları için kalp ve akciğerleri yormazlar, çocukların hayatlarını etkilemezler ve ileri yaşlarda soruna yol açmazlar. Bu nedenle küçük ASD’ler kapatılmayıp <a href="https://drosmanozdemir.com/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong></a> tarafından takibe alınırlar.</p>
<p>Geniş delikler ise yerleşim yeri, tipi ve büyüklüğüne göre ya ameliyatsız olarak kapatılır ya da açık kalp ameliyatı ile kapatılır. Ameliyatsız kapama tekniğinde, genel anestezi olmadan, derin sedasyon (derin uyku) uygulanmaktadır. Hastanın kasık toplardamarından iğne ile girilerek bir yol oluşturulur ve bu yol aracılığıyla birbirine ortadan bağlı iki disk şeklinde olan kapama cihazları yerleştirilerek ASD kapatılır. Bu işlem yaklaşık 60-120 dakika sürmektedir. Kapama cihazı üzerinde pıhtı oluşumunu önlemek için, yaklaşık 6 ay süreyle kan sulandırıcı ilaçların kullanılması gerekir. Kalbinde sürekli olarak kalan bu kapama cihazı nedeniyle çocuğun günlük yaşamı etkilenmez. Kulakçıklar arası kalp deliklerinin <strong><a href="https://drosmanozdemir.com/ameliyatsiz-cocuk-kalp-tedavisi/" target="_blank" rel="noopener">ameliyatsız çocuk kalp tedavisi</a> </strong>teknikleri ile kapatılmasının birçok avantajı vardır: Genel anestezi gerektirmez, çocukların hastanede kalış süreleri 24-48 saati geçmez ve bir hafta kadar evde istirahat ettikten sonra okula gidebilirler. Ayrıca cerrahi bir kesi izi olmadığı için estetik kaygısına yol açmaması da çok önemlidir. Bu nedenlerle delik tipi ve boyutu uygun olan hastaların ameliyatsız olarak tedavi edilmeleri tercih edilmektedir.</p>
<p>ASD ameliyatsız kapama tekniklerine uygun olmadığında, cerrahi olarak kapatılması için planlama yapılır. Ameliyatta genel anestezi sağlandıktan sonra, çocuğun göğüs kafesi açılıp kalbe ulaşılır. Delik çok büyük değilse direk olarak dikilir. Şayet çok büyük ise tipine uygun yama kullanılarak tamir edilir.</p>
<h2>Kulakçıklar Arası Kalp Deliği (ASD’si) Olan Çocukların İzlemi</h2>
<p>ASD’si kapatılan veya kapatmaya gerek görülmeyen küçük delikleri olan çocuklar, yaşıtlarıyla benzer fiziksel aktivitelerde bulunabilirler. Ancak bu kararın takip eden Çocuk Kardiyoloji Uzmanı tarafından verilmesi ve belirli aralıklarda hastaların kontrol edilmesi önemlidir.</p>
<p>Günümüzde çok başarılı girişimler ve ameliyatlar yapılabildiği için, kulakçıklar arası kalp deliği olan çocukların neredeyse tamamı, sağlıklı olarak yetişkin yaşlara ulaşmaktadır.</p>
<p>Sekundum ASD dışında diğer ASD’si olan çocukların enfektif endokarditten korunması gerekmektedir. Enfektif endokardit, kalbin en iç dokusunun ve kapakçıklarının iltihaplanmasıdır. Enfektif endokarditten korunma için, ağız ve diş temizliği çok önemlidir. Ayrıca bu hastalara, cerrahi işleminden 30 dakika önce damar yolundan veya 1 saat önce ağızdan uygun dozda antibiyotik verilmesi gerekebilir.</p>
<p><strong>İletişim Bilgileri:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Her Türlü Soru İçin bize Ulaşın:</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noopener"><strong>https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/</strong></a></p>
<p>Doç Dr Osman Özdemir, <a href="https://drosmanozdemir.com/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong></a></p>
<p><strong>Tel:</strong> +90 (312) 287 89 98</p>
<p><strong>Adres:</strong> Kızılırmak Mahallesi 1450. Sokak, Ankara Ticaret Merkezi (ATM) A Blok Ofis No: 8 (2.kat) Çukurambar / ANKARA, 06510 Çankaya/Ankara</p>
<p><strong>İlgili Linkler:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Daha Geniş Bilgi İçin:</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/konu/cocuk-kardiyoloji/" target="_blank" rel="noopener">https://drosmanozdemir.com/konu/cocuk-kardiyoloji/</a></p>
<p>Bizi Sosyal Medyada Takip Edin</p>
<p><a href="https://www.instagram.com/drosmanozdemir" target="_blank" rel="noopener">https://www.instagram.com/drosmanozdemir</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drosmanozdemir.com/asd-ve-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Obezite</title>
		<link>https://drosmanozdemir.com/cocuklarda-obezite/#utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=cocuklarda-obezite</link>
					<comments>https://drosmanozdemir.com/cocuklarda-obezite/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Osman Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Oct 2018 08:38:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Obezite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drosmanozdemir.com/?p=1146</guid>

					<description><![CDATA[Çocukluklarda Obezite (Şişmanlık) ve Kalp Sağlığı Obezitenin Tanımı ve Sıklığı Çocuklarda Obezite (şişmanlık); vücutta yağ dokusunun aşırı miktarda olması veya yağ miktarının vücut kütlesine oranının artması olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlama için, vücut kütle indeksinin %95 veya üzerinde olması ya da vücut yağ oranının kızlarda %30, erkeklerde %25’in üzerinde olması durumları için kullanılmaktadır. Yetişkinlerde olduğu gibi, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Çocukluklarda Obezite (Şişmanlık) ve Kalp Sağlığı</h2>
<h3><strong><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/10/Çocuklarda-Obezite-1.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-full wp-image-1148" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/10/Çocuklarda-Obezite-1.png" alt="Çocuklarda Obezite 1" width="500" height="333" title="Çocuklarda Obezite 55"></a></strong>Obezitenin Tanımı ve Sıklığı</h3>
<p><strong>Çocuklarda Obezite</strong> (şişmanlık); vücutta yağ dokusunun aşırı miktarda olması veya yağ miktarının vücut kütlesine oranının artması olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlama için, vücut kütle indeksinin %95 veya üzerinde olması ya da vücut yağ oranının kızlarda %30, erkeklerde %25’in üzerinde olması durumları için kullanılmaktadır.</p>
<p>Yetişkinlerde olduğu gibi, çocukluklarda da obezite önemli bir sağlık sorunudur. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki erişkinlerin üçte biri, çocuk ve gençlerin ise %15-25’inin fazla kilolu veya obez olduğu bildirilmiştir. Şişman ergenlerin %80’inin yetişkin olduğunda da obezitesinin devam ettiği ve şişman yetişkinlerin 1/3’ünün obezitesinin çocuk­luk çağında başladığı gösterilmiştir.</p>
<h3>Çocuklarda Obezite ‘nin Nedenleri</h3>
<p>Obez çocukların %95’inde şişmanlığa neden ola­cak herhangi bir hormonal bozukluk gösterilemez. Obezite çoğunlukla aşırı yemek yemeye bağlı oluşmaktadır. Bu tip şişmanlık &#8220;<strong>basit obezite</strong>&#8221; veya &#8220;<strong>ekzojenobezite</strong>&#8221; olarak adlandırılmaktadır. Bu çocukların vücut ağırlıkları gibi boyları da yaşıtlarına göre uzundur.</p>
<p>Nadiren obezitenin bir hastalık nedeniyle ortaya çıktığı görülebilir. Tıbbi bozukluğa bağlı gelişen ve çoğunlukla boy kısalığı da eşlik eden bu durum ise &#8220;<strong>patolojik obezite</strong>&#8221; olarak adlandırılmaktadır.</p>
<p>Çocuklarda Obezitenin en önemli nedeni fiziksel aktivite ile harcanan enerjiden daha fazla enerji alınmasıdır. Anne ve/veya babanın şişman olması (genetik %70’inden sorumludur), şehir hayatı, uzun süre televizyon izleme, bilgisayar ya da oyun konsolları başında fazla vakit geçirme, çikolata, gofret, patates kızartması gibi süpermarket diyeti, sürekli kullanılan ilaçlar (kortizon, havale ilaçları) ve şeker hastalığı, tiroid bezi hastalıkları, böbrek üstü bezi hastalıkları gibi bazı hormonal nedenler şişmanlığın gelişmesine yol açmaktadır.</p>
<h3><strong><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/10/Çocuklarda-Obezite-2.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-full wp-image-1149" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/10/Çocuklarda-Obezite-2.png" alt="Çocuklarda Obezite 2" width="500" height="333" title="Çocuklarda Obezite 56"></a></strong>Çocuklarda Obezite’ nin Etkileri</h3>
<p>Obez çocuklarda vücut yağ kütlesinin artışı ile bazı hormonal değişiklikler ve bunlara bağlı hastalıklar gelişmektedir. Obezite ve eşlik eden bu tip rahatsızlıklar düzeltilmezse şişmanlığın daha da artmasına neden olan kısır bir döngü gelişir. Bu hastalıklar şunlardır:</p>
<ol>
<li>Erişkin tipi şeker hastalığı (tip 2 diyabet), insülin direnci ve metabolik sendrom</li>
<li>Akantozis nigrikans (kıvrım yerlerindeki cildin koyulaşması)</li>
<li>Erkeklerde; geç ergenlik, kız çocuklarında; kıllanma, polikistik over sendromu (PKOS), erken ergenlik ve adet düzensizlikleri</li>
<li>Kan basıncı yüksekliği (hipertansiyon)</li>
<li>Kan yağlarında artış (hiperlipidemi)</li>
<li>Kalp-damar hastalıkları</li>
<li>Solunum rahatsızlıkları (gündüz uyuklamaları, horlama, uyku sırasında solunum durması)</li>
<li>Karaciğer yağlanması ve büyümesi, safra kesesi taşı ve/veya iltihabı, mideden yemek borusuna kaçışlar (reflü), kabızlık</li>
<li>Ortopedik bozukluklar (eklemlere aşırı yük binmesi ile eklem kaymaları ve ağrıları, bacak eğrilikleri, kemik kırıkları ve boy kısalığı)</li>
<li>Baş ağrısı (psödotümör serebri) ve psikososyal problemler (gerginlik, bunalım, asosyallik).</li>
</ol>
<p>Ayrıca, çocuklukta başlayan obezitenin, kişinin yaşam süresini 15-20 yıl kısaltacağı tahmin edilmektedir.</p>
<h3>Çocuklarda Obezite (Şişmanlık) ve Metabolik Sendromun Kalp Üzerine Etkileri</h3>
<p>Kalp damar bozuklukları ve özellikle kalbi besleyen atar damarların (koroner arter) hastalıkları, yetişkin ölümlerinin neredeyse yarısından sorumludur. Yapılan çalışmalarda bu damarlardaki bozuklukların 5-8 yaşlarında başladığı ve önlem alınmadığı takdirde genç erişkinlerde geri dönüşü olmayan bir hale geldiği gösterilmiştir. Bu nedenle, çocuklarda koroner arter hastalığının risk faktörleri ile mücadele edilmesi çok önemlidir.</p>
<p>Obezite ve birden fazla risk faktörünü içeren metabolik sendromun, kalp damar hastalıkları ve erişkin tipi şeker hastalığı (tip 2 diyabet) için en önemli risk faktörleri olduğu bilinmektedir. Bu nedenle metabolik sendromun tanımlanması çok önemlidir. Aşağıda verilen ve ergenler için kullanılan kriterlerden en az üçünün bir arada bulunması ile metabolik sendrom tanısı konulmaktadır:</p>
<ol>
<li>Kan trigliserit düzeyinin 110 mg/dL veya üzerinde olması</li>
<li>Kan HDL kolesterolünün 40 mg/dL ya da altında olması</li>
<li>Açlık kan şekerinin 110 mg/dL veya üzerinde olması</li>
<li>Bel çevresinin %90 ya da üzerinde (veya vücut kütle indeksinin %95 ya da üzerinde) olması</li>
<li>Sistolik kan basıncının %90 veya üzerinde olması.</li>
</ol>
<p>Son yıllardaki çalışmalarda, obezitenin kalp damar hastalıkları için diğer risk faktörlerinden bağımsız ve giderek önemi artan bir kriter olduğu gösterilmiştir.</p>
<h2><strong><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/10/Çocuklarda-Obezite-3.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-full wp-image-1150" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/10/Çocuklarda-Obezite-3.png" alt="Çocuklarda Obezite 3" width="600" height="300" title="Çocuklarda Obezite 57"></a></strong>Çocuklarda Obezite (Şişmanlık) Tedavisi</h2>
<p>Obezite bir hastalıktır ve mutlaka tedavi edilmelidir. Diyet, egzersiz, davranış değişikliği ve aileden oluşan dört bileşenin uyumuyla tedavi süreci başarılı olabilir.</p>
<p>Obezite tedavisi uzun sürer ve sabır gerektirir. Bu ko­nuda ailenin tam destek vermesi, sabırlı olarak hayal kırıklığına uğramaması ve hastayı yönlendirmesi çok önemlidir. Dolayısıyla, beslenme düzeninin oluşturulması ve yaşam biçiminin değiştirilmesi sadece çocukla sınırlı kalmamalı ve tüm aileyi kapsamalıdır.</p>
<p>Obezite tedavisinin temeli, alınan enerjinin azaltılması ve harcanan enerjinin arttırılmasına dayanmaktadır. Böylece, hayat boyu kilo kontrolünün sağlanması için düzgün beslenme ve sporun yaşam biçimi haline getirilmesi amaçlanır. Bu hedef, şişmanlık tedavisinin başarısı için çok önemlidir.</p>
<p>Çocuklarda Obezite (Şişmanlık) tedavisinde uygulanacak diyet, hastanın ve ailenin beslenme örneğine uygun olarak her çocuğa özel hazırlanmalıdır. Gerekli besin maddelerini içeren ve hastanın günlük aktivitesini göz önüne alan bir diyet hazırlanmalı ve bu diyetle yapılan enerji kısıtlaması çocuğun normal büyümesine engel olmamalıdır. Diyet, büyük öğünler yerine sık ve küçük ana ve ara öğünlerden oluşmalıdır. Yemek ne kadar hızlı yenirse, yemeğin bitmesinden önce gelişen doygunluk hissi de o kadar az olacağı için yemek yavaş ve iyi çiğnenerek yenmelidir. “Fast-food” denilen hızlı hazırlanıp hızlı tüketilen yiyecekler, kızarmış ve yağ içeriği fazla olan yiyecekler, tatlılar ve besin değeri düşük yiyecekler, şekerli ve gazlı içecekler tüketilmemelidir. Çocuklara yiyecek ödülü verilmemeli ve sakız çiğnemeleri özendirilmemelidir. Tatlandırıcılar ve diyet ürünler de fazla tüketilmemelidir.</p>
<p>Çocuklarda Obezite (Şişmanlık) tedavisinde kişiye göre düzenlenmiş egzersiz programı vaz geçilmezdir. Başlangıçta daha hafif egzersizler tercih edilmeli, tedavinin devamında yapılan aktivitenin sıklığı ve şiddeti arttırılmalıdır. Çocukların günlük egzersiz süresi en az 30 dakika olmalıdır. Yürüyüş, hafif koşu, bisiklete binme, evde aerobik ve dans yapılabilecek basit egzersiz türlerindendir. Asansör yerine merdiven kul­lanmak, arabaya yerine yürümek veya bisiklete binmek ve hafta sonları ailecek spor yapma imkânı oluşturmak çok önemlidir. Ayrıca televizyon izleme, telefon, tablet, bilgisayar ve konsol oyunları ile geçirilen vakit günlük 1-2 saat ile sınırlandırılmalıdır. Çocuğun odasında televizyon varsa kaldırılmalıdır.</p>
<p>Obez çocukların tedavisinde herhangi bir ilacın ve/veya cerrahi işlemin yeri yoktur. Ancak, kolesterol ve trigliserit gibi kan yağları çok artmışsa (hiperlipidemi), kan şekeri yüksekliği ve/veya insülin direnci varsa ya da kan basıncı çok yüksek seyrediyorsa (hipertansiyon); kilo kontrolü sağlanıncaya kadar, uzman doktor önerisi ile bazı ilaçlar tedaviye eklenebilir.</p>
<p><strong>İletişim Bilgileri:</strong></p>
<p>Çocuklarda Obezite, Yüksek Tansiyon ve Diğer Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Her Türlü Soru İçin bize Ulaşın:</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noopener"><strong>https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/</strong></a></p>
<p>Doç Dr Osman Özdemir, <a href="https://drosmanozdemir.com/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong></a></p>
<p><strong>Tel:</strong> +90 (312) 287 89 98</p>
<p><strong>Adres:</strong> Kızılırmak Mahallesi 1450. Sokak, Ankara Ticaret Merkezi (ATM) A Blok Ofis No: 8 (2.kat) Çukurambar / ANKARA, 06510 Çankaya/Ankara</p>
<p><strong>İlgili Linkler:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Daha Geniş Bilgi İçin:</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/konu/cocuk-kardiyoloji/" target="_blank" rel="noopener">https://drosmanozdemir.com/konu/cocuk-kardiyoloji/</a></p>
<p><a href="https://www.instagram.com/drosmanozdemir/" target="_blank" rel="noopener">https://www.instagram.com/drosmanozdemir/</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drosmanozdemir.com/cocuklarda-obezite/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Hipertansiyon Tedavisi</title>
		<link>https://drosmanozdemir.com/cocuklarda-hipertansiyon-tedavisi/#utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=cocuklarda-hipertansiyon-tedavisi</link>
					<comments>https://drosmanozdemir.com/cocuklarda-hipertansiyon-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Osman Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Aug 2018 17:57:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Tansiyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drosmanozdemir.com/?p=1103</guid>

					<description><![CDATA[Çocuklarda Hipertansiyon Tedavisi Çocuklarda Hipertansiyon Tedavisi 1: Kan Basıncı Yüksekliğine Bağlı Şikâyetler ve Hipertansiyon Tanısı ve Belirtileri Çocuklarda hipertansiyon tedavisi, belirtiler ve tanı ile başlayan bir süreçtir ancak; çocuklarda hipertansiyon genellikle bir yakınmaya neden olmaz ve böyle bir problem genellikle rutin kan basıncı ölçümünde saptanır. Ciddi hipertansiyonu olan çocuklarda ise baş ağrısı, baş dönmesi, görme [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/08/Çocuklarda-Hipertansiyon-Tedavisi.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-full wp-image-1104" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/08/Çocuklarda-Hipertansiyon-Tedavisi.png" alt="Çocuklarda Hipertansiyon Tedavisi" width="500" height="333" title="Çocuklarda Hipertansiyon Tedavisi 59"></a>Çocuklarda Hipertansiyon Tedavisi</h2>
<h3>Çocuklarda Hipertansiyon Tedavisi 1: Kan Basıncı Yüksekliğine Bağlı Şikâyetler ve Hipertansiyon Tanısı ve Belirtileri</h3>
<p>Çocuklarda hipertansiyon tedavisi, belirtiler ve tanı ile başlayan bir süreçtir ancak; çocuklarda hipertansiyon genellikle bir yakınmaya neden olmaz ve böyle bir problem genellikle rutin kan basıncı ölçümünde saptanır. Ciddi hipertansiyonu olan çocuklarda ise baş ağrısı, baş dönmesi, görme bozukluğu, burun kanaması, bulantı ve kusma ya da kişilik değişiklikleri gibi yüksek kan basıncı belirtileri görülebilir. Hipertansiyon acili olarak tanımlanan, konvulzyon (havale), inme (felç), fokal defisitler (bölgesel işlev bozuklukları), kalp yetersizliği ve akut böbrek yetmezliği gibi yaşamı tehdit eden bulgular ise başlangıçta nadirdir.</p>
<p>Kan basıncı ölçümleri sürekli %95’in üzerinde olan bütün çocuklar tam olarak değerlendirilmelidir. Bu inceleme, <a href="https://drosmanozdemir.com/cocuklarda-hipertansiyon/" target="_blank" rel="noopener"><strong>evre 1 hipertansiyon</strong></a>lu çocuklarda bir ay, evre 2 hipertansiyonlu hastalarda ise bir hafta içinde tamamlanmalı ve tedavileri düzenlenmelidir. İleriki yaşlarda hipertansiyon olma risklerinin arttığı bilinen, kan basıncı ölçümleri %90–95 arasında olan çocuklar tetkik edilmese dahi kan basıncı ölçümleri ile yakından izlenmelidir.</p>
<h3>Çocuklarda Hipertansiyon Tedavisi 2: Hipertansiyonu Saptanan Çocukta Yapılması Gereken Tetkikler</h3>
<p>Çocuklarda hipertansiyon tedavisi sürecinde tetkikler belirtiler sonra, ikinci aşamada yer alır. Başlangıç testleri, ikincil hipertansiyonun en sık görülen nedenlerine (böbrek dokusu ve damarlarının hastalıkları ile aort koarktasyonu) yönelik olmalıdır. Bu amaçla idrar incelemesi, idrar kültürü, tam kan sayımı, serum elektrolitleri, kan üre azotu, kreatinin ve ürik asit seviyeleri ile elektrokardiyografi <a href="https://drosmanozdemir.com/konu/cocuk-kardiyoloji/cocuk-kalp-testleri/" target="_blank" rel="noopener"><strong>(EKG)</strong></a>, akciğer röntgeni, böbrek ultrasonografisi ve mümkünse ekokardiyografi <a href="https://drosmanozdemir.com/eko-ekokardiyografi/" target="_blank" rel="noopener"><strong>(EKO)</strong></a> yapılmalıdır.</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/cocuklarda-hipertansiyon/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Esansiyel (birincil) hipertansiyon</strong></a> düşünülen şişman ergenlerde açlık kan şekeri, insülin ve yağ paneline de bakılmalıdır. Kan basıncı yüksekliği hafif olan ergenlerin ailesinde de esansiyel (birincil) hipertansiyon varsa, tanı muhtemelen esansiyel hipertansiyon olacağı için, ileri testleri yapmaya gerek yoktur.</p>
<h3>Çocuklarda Hipertansiyon Tedavisi 3: Hipertansiyona Bağlı Hedef Organ Hasarı</h3>
<p>Yapılacak ileri testlerle hedef organ hasarının belirlenmesi önemlidir. Ekokardiyografi ve retinal göz muayenesi kan basıncı %90’ın üzerinde olan şeker ve böbrek hastalarında veya %95’in üzerinde olan bütün çocuklarda yapılmalıdır.</p>
<p>Ekokardiyografi, kalbe bağlı nedenlerin taranmasında ve hedef organ hasarının genişliğinin belirlenmesinde kullanılır. Sol karıncık kasında kalınlaşma (sol ventriküler hipertrofi) en belirgin hedef ogan hasarıdır ve hem takip, hem de tedaviyi gerektiren bir göstergedir.</p>
<p>Yetişkinlere göre daha az retinal değişiklikler gözlenmesine rağmen hipertansiyonu olan çocuklarda göz dibi incelemesi kan basıncı yüksekliğinin uzun süreli etkilerini ortaya koymada yardımcıdır.</p>
<p>İdrarda protein atılımı, esansiyel hipertansiyonlu hastalarda erken kalp ve böbrek hasarının belirlenmesinde oldukça önemlidir.</p>
<h3>Çocuklarda Hipertansiyon Tedavisi 4: Çocuk Hipertansiyonu Tedavi Yaklaşımları</h3>
<p>Amaç kan basıncını %95’in altına indirmek ve devam eden hipertansiyonun uzun dönem etkilerinden hastayı korumaktır.</p>
<h4>1-İlaç dışı yaklaşımlar:</h4>
<ul>
<li>Başlangıç tedavisi ilaç dışı yaklaşımlar şeklinde olmalıdır. Hipertansiyonu olan çocuğun yaşam tarzının değiştirilmesi ve hareketin arttırılması hem kan basıncı, hem de sağlığı üzerine faydalı etkiler sağlar. Sıklıkla yaşam boyu izlem ve tedavi gerekeceğinden hasta ve ailesi bu konuda bilgilendirilmeli ve tedaviye uyum açısından uyarılmalıdır.</li>
<li>Yağdan fakir, sebze ve meyveden zengin besinler genel olarak tuz alımını azaltır ve tartı kaybına ek yararlar sağlar. Vücut kitle indeksinde %10’luk azalma ile kan basıncında 8–12 mmHg’lık düşme olabileceği gösterilmiştir. Her hastada tuz kısıtlamasının faydaları açıkça gösterilememesine rağmen, bu çocuklara en azından yemeklere tuz eklenmemesi önerilir.</li>
<li>Çocukların tercih ettikleri telefon, tablet, bilgisayar ve video oyunları gibi hareketsiz oyunlar günde iki saatin altına indirilmelidir.</li>
<li>Haftada 3–4 defa zirve kalp hızının %60–85’ine ulaşan bir düzeyde aerobik egzersizlerin (hızlı yürüme, bisiklete binme ve yüzme gibi) yapılması önerilmelidir.</li>
<li>Ağırlık kaldırma gibi egzersizler kan basıncında ani yükselmelere yol açtığından hipertansiyon kontrol altına alınmadan yapılmamalıdır.</li>
<li>Ciddi hipertansiyonu olan hastalarda kan basıncı kontrol altına alınıncaya ve hedef organ hasarının olmadığı gösterilinceye kadar yarışmalı sporlar da yapılmamalıdır.</li>
<li>Varsa sigara ve ilaç bağımlılığı kesinlikle önlenmelidir.</li>
</ul>
<h4>2-İlaç tedavisi:</h4>
<p>İlaç tedavisinde de hedef hastanın kan basıncını %95’in altına indirmektir. Ancak kronik böbrek hastalığı, şeker hastalığı ve hipertansiyona bağlı hedef organ hasarı varsa kan basıncını %90’ın altına indirmek amaçlanır.</p>
<p>Çocuklarda hipertansiyon tedavisi için kullanılan ilaç sınıfları; vazodilatörler (damar genişleticiler), b-blokörler ve diüretiklerdir (idrar söktürücüler). İlaç tedavisine daima tek ilaçla ve en az dozda başlanmalı, etki sağlanıncaya kadar ilaç en üst doza çıkılmalı, yeterli etki sağlanamadığı veya ilacın yan etkileri görüldüğü takdirde başka sınıftan ikinci bir ilaç eklenmelidir. İkili veya üçlü ilaç ile tedaviye rağmen kontrol altına alınamayan kan basıncı varsa ikincil hipertansiyon açısından hasta tekrar değerlendirilmelidir. Çünkü ikincil hipertansiyonun tedavisi altta yatan hastalığın ortadan kaldırılması ile mümkün olabilir.</p>
<p>Çocuklarda kan basıncı yüksekliği için ilaç başlama gereklilikleri şunlardır:</p>
<ul>
<li>Şikâyete neden olan hipertansiyon,</li>
<li>İkincil hipertansiyon,</li>
<li>Ailede hipertansiyonun erken komplikasyonlarının olması,</li>
<li>Hipertansiyona bağlı hedef organ (kalp, göz, böbrek) hasarının gösterilmesi,</li>
<li>Şişmanlık, kan yağ düzeylerinin yüksek olması (hiperlipidemi) ve şeker hastalığı (tip 2 diyabet) gibi diğer koroner arter hastalığı risk faktörlerinin varlığı,</li>
<li>Tip 1 diyabet ve</li>
<li>İlaç dışı önlemlere rağmen kronik hipertansiyon olmasıdır.</li>
</ul>
<h4>3-Cerrahi tedavi:</h4>
<p>Hipertansiyona neden olan aort koarktasyonu, böbrek damar hastalıkları, feokromositoma, nöroblastoma ve jukstaglomeruler hücre tümörü cerrahi olarak başarılı bir şekilde tedavi edilebilir.</p>
<h4>4-Hipertansif kriz ve tedavisi:</h4>
<p>Hipertansif kriz, ciddi hipertansiyon (sistolik kan basıncının 180 mmHg veya diastolik kan basıncının 110 mmHg’dan fazla olması) ya da hızla yükselen kan basıncı, nörolojik belirtiler-hipertansif ensefalopati (ciddi baş ağrısı, kusma, huzursuzluk, cevapsızlık, havale, papil ödemi, retinal kanama), kalp yetersizliği, akciğer ödemi veya böbrek kanlanmasında bozulma olmasıdır. Hipertansif krizde kan basıncını düşürmek için etkili hipertansiyon ilaçları damar yolundan ve hızla verilir.</p>
<p><strong>İletişim Bilgileri:</strong></p>
<p>Bebek ve Çocuklarda Hipertansiyon Tedavisi İle İlgili Her Türlü Soru İçin bize Ulaşın:</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noopener"><strong>https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/</strong></a></p>
<p>Doç Dr Osman Özdemir, <a href="https://drosmanozdemir.com/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong></a></p>
<p><strong>Tel:</strong> +90 (312) 287 89 98</p>
<p><strong>Adres:</strong> Kızılırmak Mahallesi 1450. Sokak, Ankara Ticaret Merkezi (ATM) A Blok Ofis No: 8 (2.kat) Çukurambar / ANKARA, 06510 Çankaya/Ankara</p>
<p><strong>İlgili Linkler:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Daha Geniş Bilgi İçin:</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/konu/cocuk-kardiyoloji/" target="_blank" rel="noopener">https://drosmanozdemir.com/konu/cocuk-kardiyoloji/</a></p>
<p>Bizi Sosyal Medyadan Takip Edin:</p>
<p><a href="https://www.instagram.com/drosmanozdemir/" target="_blank" rel="noopener">https://www.instagram.com/drosmanozdemir/</a></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drosmanozdemir.com/cocuklarda-hipertansiyon-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Hipertansiyon</title>
		<link>https://drosmanozdemir.com/cocuklarda-hipertansiyon/#utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=cocuklarda-hipertansiyon</link>
					<comments>https://drosmanozdemir.com/cocuklarda-hipertansiyon/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Osman Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Jul 2018 14:01:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Tansiyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drosmanozdemir.com/?p=1084</guid>

					<description><![CDATA[Çocuklarda Hipertansiyon Genel: Çocuklarda hipertansiyon tanımı her ne kadar kulağa garip gelse de sanılan aksine hipertansiyon yalnızca yetişkinleri değil ergen, çocuk ve hatta bebekleri dahi ilgilendirebilen bir sağlık sorunu olabilmektedir. Günlük hayatta kan basıncı “tansiyon” ve kan basıncı yüksekliği “hipertansiyon” olarak adlandırılmaktadır. Çocukluklardaki hipertansiyon sıklığı (%1–2) yetişkinlere göre (%25–35) düşüktür. Ancak son yıllarda şişman ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Çocuklarda Hipertansiyon Genel:</h2>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/07/Adsız-tasarım-1.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-full wp-image-1087" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/07/Adsız-tasarım-1.png" alt="Çocuklarda Hipertansiyon" width="500" height="333" title="Çocuklarda Hipertansiyon 61"></a>Çocuklarda hipertansiyon tanımı her ne kadar kulağa garip gelse de sanılan aksine hipertansiyon yalnızca yetişkinleri değil ergen, çocuk ve hatta bebekleri dahi ilgilendirebilen bir sağlık sorunu olabilmektedir. Günlük hayatta kan basıncı “<strong>tansiyon</strong>” ve kan basıncı yüksekliği “<strong>hipertansiyon</strong>” olarak adlandırılmaktadır. Çocukluklardaki hipertansiyon sıklığı (%1–2) yetişkinlere göre (%25–35) düşüktür. Ancak son yıllarda şişman ve hareketsiz çocuk sayısı ile hipertansiyon sıklığı da artmıştır. Dolayısıyla, hipertansiyon sadece yetişkinlerin değil çocukların da bir sorunudur. Bu nedenle, çocukların da kan basıncı ölçülmeli ve hipertansiyon tanısı açısından değerlendirmeleri yapılmalıdır.</p>
<h2>Hangi çocukların tansiyonu ölçülmelidir?</h2>
<ul>
<li>Üç yaşından büyük çocukların her muayenesinde kan basıncı ölçülmelidir.</li>
<li>Üç yaşın altındaki çocuklarda ise erken doğum (prematürite), düşük doğum ağırlığı ya da yoğun bakım gerektiren yenidoğan hastalıkları, doğuştan kalp hastalığı, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, idrarda kan veya protein olması (hematüri ya da proteinüri), böbrek ve idrar yolu bozuklukları, organ veya kemik iliği nakli, kan basıncını yükselttiği bilinen ilaç kullanımı, hipertansiyon ile ilişkili sistemik hastalıklar, kafa içi basıncında yükselme ve aile öyküsünde doğuştan böbrek hastalığı (polikistik böbrek, sistinüri, ailesel nefrit) varlığında kan basıncı ölçülmelidir.</li>
<li>Bunların dışında, ailesinde esansiyel hipertansiyon, şeker hastalığı, şişmanlık, uyku apnesi, kalp damar hastalıkları veya inme olması da çocuğun kan basıncı muayenesinin dikkatle yapılmasını gerektirmektedir.</li>
</ul>
<h2>Çocuklarda Hipertansiyonun Tanımı ve Türleri</h2>
<p>Çocuklardaki kan basıncı düzeyleri yaş, vücut boyu ve cinsiyet ile değişkenlik gösterdiği için, yetişkinlerde olduğu gibi, tansiyon değerleri belirli bir değerin üzerindeki çocuklarda doğrudan yüksek tansiyon tanısı konulamamaktadır. Bu nedenle, en az üç farklı ölçümde, ortalama <strong>sistolik</strong> (halk dilinde “<strong>büyük</strong>”) ve/veya <strong>diastolik</strong> (halk dilinde “<strong>küçük</strong>”) kan basıncı değerlerinin, hastanın cinsiyet, yaş ve vücut boyuna göre düzenlenen tablolarda %95’ten daha yüksek olması bu <strong>çocuklarda</strong> <strong>hipertansiyon</strong> olarak tanımlanmaktadır.</p>
<p>Ölçülen ortalama değerlerin %90–95 arasında olması ise <strong>yüksek normal kan basıncı</strong> (<strong>prehipertansiyon</strong>) olarak kabul edilmektedir. Yetişkinlerde olduğu gibi, kan basıncı seviyeleri 120/80 mmHg’nın üzerinde olan ergenler de prehipertansiyonlu kabul edilmelidir. Yapılan çalışmalarda, yetişkin dönemde hipertansiyon gelişme riskinin, prehipertansiyonu olan çocuklarda, kan basıncı normal olanlara göre daha fazla olduğu gösterilmiştir.</p>
<p>Hastalarda ölçülen kan basıncı %95 değerinden 5 mmHg daha yüksekse <strong>belirgin hipertansiyon</strong> (<strong>evre 1 hipertansiyon</strong>) ve %99 değerinden 5 mmHg daha yüksekse <strong>ciddi hipertansiyon</strong> (<strong>evre 2 hipertansiyon</strong>) olarak tanımlanmaktadır.</p>
<h2>Çocuklarda Tansiyon ölçümü nasıl yapılmalıdır?</h2>
<p>Kan basıncının hatalı teknik ve cihazlarla ölçülmesi nedeniyle çocuklarda hipertansiyon tanısı sıklıkla hatalı olarak konulabilmektedir. Kan basıncı standart civalı sfigmomanometre, stetoskop ve sağ üst kol boyutuna uygun manşon ile ölçülmelidir. Manşonun en/boy oranı en azından 1:2 olmalıdır. Daha dar manşonla ölçülen kan basıncı daha yüksek ya da daha geniş manşonla ölçülen kan basıncı daha düşük bulunabilir. Kan basıncı ölçümleri en az 5 dakikalık dinlenme sonrası, kol kalp seviyesinde iken çocuklarda oturur, süt çocuklarında ise sırtüstü pozisyonda yatarken yapılmalıdır. Standart değerlendirmeler açısından tekrarlayan ölçümlerde sağ kol tercih edilmelidir. Stetoskopla ölçümün zor olduğu bebeklerde nabız tekniği ile de kan basıncı ölçülebilir.</p>
<p>Çocuklarda hipertansiyon tanısı için, erkek ve kız çocuklarda, 1–17 yaşlar arasındaki boy yüzdeliklerine göre, kan basıncının 50, 90, 95 ve 99. yüzdelik değerleri için hazırlanan tablolar kullanılmaktadır. Bir yaşından küçük bebeklerde ise sistolik kan basıncının değerlendirilmesi hipertansiyon tanısı için yeterlidir. Sistolik kan basıncı yaşamın ilk haftasında günde, ardından ilk 6 hafta boyunca haftada 1–2 mmHg artış gösterir. Bir günlük yenidoğanda ortalama sistolik kan basıncı 70 mmHg’dır ve 1 aylıkken 85 mmHg’ya yükselir.</p>
<h2>Çocuklarda Beyaz Önlük Hipertansiyonu ve Ayaktan Kan Basıncı İzlemi</h2>
<p>Bazı çocuklarda hastanede ve/veya sağlık çalışanı tarafından ölçüm yapılması geçici bir stres yanıtına ve böylece kan basıncında yükselmeye neden olabilir. Bu durum “<strong>beyaz önlük (white coat) hipertansiyonu</strong>” olarak adlandırılır. Bu olay birçok hastanın yanlışlıkla hipertansiyon tanısı almasına, gereksiz tetkikler yapılmasına ve/veya ilaçlar verilmesine neden olur. Ayaktan kan basıncı izlemi ile beyaz önlük hipertansiyonu saptanabilir. Bu yöntem ile hastanın kendi yaşam ortamında 24 saat boyunca (gündüz 20 dakikada, gece 30 dakikada bir) kan basıncı ölçülebilir. Böylece tansiyondaki değişimler, hastanın gün içerisinde ne kadar yüksek kan basınçlı kaldığı, uykuda kaydedilen değerlerin ayaktaki değerlere göre yeterince azalıp azalmadığı (normalde bu azalma %10-15’tir) belirlenebilir. Ayrıca bu tetkik yardımıyla hipertansiyon tanısı olan çocuklarda, tedavinin etkinliği, ilaç direnci ve hedef organ hasarının varlığı değerlendirilebilir.</p>
<h2>Çocuklarda Hipertansiyon ’un Sınıflandırılması</h2>
<ol>
<li>Herhangi bir sebebin gösterilemediği <strong>esansiyel (birincil) hipertansiyon</strong> ve</li>
<li>Bir bozukluğa bağlı ortaya çıkan <strong>ikincil hipertansiyon</strong>.</li>
</ol>
<h3>Çocuklarda Esansiyel (Birincil) Hipertansiyon</h3>
<p>Büyük çocuklar ve genç yetişkinlerde kan basıncı yüksekliğinin en sık sebebidir. Esansiyel hipertansiyon sıklıkla ailede hipertansiyon veya kalp damar hastalıkları öyküsü ile ilişkilidir. Esansiyel hipertansiyonlu hastaların yaklaşık yarısı tuza duyarlılık gösterir ve şişmandır. Şişmanlığın yüksek sodyum alımı ve insülin direnci yoluyla kan basıncı artışına katkıda bulunduğu düşünülmektedir.</p>
<p>Metabolik sendrom olarak da bilinen hipertansiyon, şişmanlık, kan yağ düzeylerinin yüksek olması (hiperlipidemi) ve şeker hastalığı (tip 2 diyabet) birlikteliği, uzun dönemde kalp damar hastalıklarının gelişmesine neden olmaktadır. Bu nedenle hipertansiyona neden olan bir bozukluk saptanmasa bile çocukların kan basıncı normal düzeylerde tutulmalıdır.</p>
<h3>Çocuklarda İkincil Hipertansiyon</h3>
<p>Çocuklarda daha sık görülen ikincil hipertansiyonun %60–80’inin böbrek hastalıkları, %5–25’inin böbrek damar hastalıkları ve aort koarktasyonundan kaynaklandığı bilinmektedir.  Daha küçük çocuklarda ve ciddi hipertansiyonu olan hastalarda genellikle altta yatan bir neden bulunmaktadır.</p>
<h2>Çocuklarda Hipertansiyon ‘un Yaşa Göre Değişim Nedenleri</h2>
<ul>
<li>Doğuştan böbrek hastalıkları veya kalp damar sistemi ile ilgili bozukluklar süt çocukları ve küçük çocuklarda hipertansiyon ‘un başta gelen nedenidir.</li>
<li>Daha büyük çocuklarda idrarın geriye kaçmasına bağlı böbrek bozuklukları (reflü nefropatisi) ve kronik glomerülonefritler gibi böbrek hastalıkları ön plandadır.</li>
<li>Çocuk ve ergenlerdeki esansiyel hipertansiyon sıklığı yetişkinlerden daha düşük olmasına rağmen, ergenlik çağındaki kan basıncı yüksekliğinin en sık nedeni esansiyel hipertansiyondur.</li>
</ul>
<p><strong>İletişim Bilgileri:</strong></p>
<p>Bebek ve Çocuklarda Hipertansiyon İle İlgili Her Türlü Soru İçin bize Ulaşın:</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noopener"><strong>https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/</strong></a></p>
<p>Doç Dr Osman Özdemir, <a href="https://drosmanozdemir.com/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong></a></p>
<p><strong>Tel:</strong> +90 (312) 287 89 98</p>
<p><strong>Adres:</strong> Kızılırmak Mahallesi 1450. Sokak, Ankara Ticaret Merkezi (ATM) A Blok Ofis No: 8 (2.kat) Çukurambar / ANKARA, 06510 Çankaya/Ankara</p>
<p><strong>İlgili Linkler:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Daha Geniş Bilgi İçin:</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/konu/cocuk-kardiyoloji/" target="_blank" rel="noopener">https://drosmanozdemir.com/konu/cocuk-kardiyoloji/</a></p>
<p>Bizi Sosyal Medyadan Takip Edin:</p>
<p><a href="https://www.instagram.com/drosmanozdemir/" target="_blank" rel="noopener">https://www.instagram.com/drosmanozdemir/</a></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drosmanozdemir.com/cocuklarda-hipertansiyon/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
