<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Doç Dr Osman Özdemir</title>
	<atom:link href="https://drosmanozdemir.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://drosmanozdemir.com</link>
	<description>Çocuk Kalp Doktoru &#124; Pediatrik Kardiyoloji &#38; Çocuk Hastalıkları ve Sağlığı Uzmanı</description>
	<lastBuildDate>Thu, 10 Feb 2022 10:33:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2017/12/cropped-Osman-Özdemir1-32x32.png</url>
	<title>Doç Dr Osman Özdemir</title>
	<link>https://drosmanozdemir.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bebek ve Çocuklarda Kabızlık Teşhis ve Tedavisi</title>
		<link>https://drosmanozdemir.com/bebek-ve-cocuklarda-kabizlik-teshis-ve-tedavisi/#utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=bebek-ve-cocuklarda-kabizlik-teshis-ve-tedavisi</link>
					<comments>https://drosmanozdemir.com/bebek-ve-cocuklarda-kabizlik-teshis-ve-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Osman Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Feb 2022 10:33:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drosmanozdemir.com/?p=24433</guid>

					<description><![CDATA[Kabızlık, normalden daha seyrek ve sıkıntı verecek ölçüde sert ve/veya zorlu dışkılama ya da haftada ikiden az ve zorlu dışkılama olarak tanımlanmaktadır. Bu durum bir aydan fazla süreyle devam ederse kronik kabızlık olarak kabul edilmelidir. Diğer yandan kabızlık, çocuklarda çok sık görülen ve onların günlük yaşantılarını etkileyerek, fiziksel ve psikolojik sorunlara yol açan bir şikâyettir. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2022/02/Kabizlik-ve-Tedavisi.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignright  wp-image-24436" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2022/02/Kabizlik-ve-Tedavisi.jpg" alt="Kabizlik ve Tedavisi" width="532" height="371" title="Bebek ve Çocuklarda Kabızlık Teşhis ve Tedavisi 2" srcset="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2022/02/Kabizlik-ve-Tedavisi.jpg 1000w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2022/02/Kabizlik-ve-Tedavisi-768x535.jpg 768w" sizes="(max-width: 532px) 100vw, 532px" /></a>Kabızlık, normalden daha seyrek ve sıkıntı verecek ölçüde sert ve/veya zorlu dışkılama ya da haftada ikiden az ve zorlu dışkılama olarak tanımlanmaktadır. Bu durum bir aydan fazla süreyle devam ederse kronik kabızlık olarak kabul edilmelidir.</p>
<p>Diğer yandan kabızlık, çocuklarda çok sık görülen ve onların günlük yaşantılarını etkileyerek, fiziksel ve psikolojik sorunlara yol açan bir şikâyettir. Buna rağmen, kabızlığın tanınması ve tanımlanmasında bazı problemler yaşanmaktadır.</p>
<h2><strong>Bebek ve Çocuklarda Normal Dışkılama Özelikleri</strong></h2>
<p>Yeni doğan döneminde, özellikle sadece anne sütü ile beslenen bebekler, her beslenme sonrası dışkılayabilirler veya hiçbir rahatsızlık duymadan 3-4 günde bir altın sarısı renginde ve yumuşak kıvamda dışkı yapabilirler. Bu bebeklerin keyifleri yerinde ve kilo alımları normalse bu dışkılama şekilleri normal olarak kabul edilir.</p>
<p>Ek gıdaların başlanması ile dışkı özellikleri değişir ve günlük dışkı sayısı azalarak, oyun çocuğu yaşından itibaren erişkin tipi dışkılama özelliklerine geçiş gerçekleşir. Her gün ya da gün aşırı bir kez, çok zorlanmadan ve normal kıvamda dışkı yapılması normal bağırsak alışkanlığıdır.</p>
<h3><strong>Kabızlığın Daha Sık Görüldüğü Dönemler</strong></h3>
<ol>
<li>Bebeklerin beslenmesine tahıl ve katı gıdaların eklendiği dönem</li>
<li>Tuvalet eğitimi dönemi</li>
<li>Okula başlama dönemi</li>
</ol>
<h2><strong>Bebek ve Çocuklarda Kabızlık Gelişmemesi İçin Yapılması Gerekenler</strong></h2>
<p>Çocukların normal bir dışkılama alışkanlığı kazanması ve kabızlık gibi sorunların önlenmesi adına;</p>
<ul>
<li>Bebekler ilk 6 ayda sadece anne sütü ile beslenmeli ve 2 yaşını dolduruncaya kadar anne sütü ile beslenmeye devam etmelidir. Anne sütü verilemiyorsa doktor tarafından önerilen mamalar tercih edilmelidir.</li>
<li>Tuvalet terbiyesinin 2,5 yaşından önce verilmemesi ve bu konuda zorlayıcı bir tavır sergilenmemesi önemlidir. Tuvalet eğitimi sırasında, tuvalette müzik dinletilmesi veya kitap okunması gibi hoş eğlencelerle bu zorlu dönem kolaylaştırılabilir. Klozet tipi tuvalet kullanılıyorsa, çocuğun ayağının altına bir tabure koyularak dizlerin kalçadan yüksek olması sağlanmalıdır. Çömelme benzeri bu hareketin oluşturduğu açı ile dışkılama kolaylaştırılmalıdır.</li>
<li>Okul çağı çocuklarının spor yapmaları teşvik edilmeli ve tuvaletlerini ertelenmemeleri öğretilmelidir.</li>
<li>Günümüzde çocukların işlenmiş gıdalardan zengin, meyve, sebze veya lif içeren gıdalardan fakir beslenmesinin kronik kabızlığı arttırdığı bilinmektedir. Lifli gıdalar suyu emerek ve faydalı bakterileri arttırarak dışkıyı yumuşatırlar. Böylece sindirilmiş yiyecekler bağırsakta daha hızlı ve kolay ilerler. Bu nedenle, tam tahıl ürünlü (buğday, koyu çavdar gibi) ekmekler, işlenmemiş kepek ya da kepek parçaları, kuru baklagiller, kayısı, kiraz, erik, hurma, avokado, dut/böğürtlen gibi küçük taneli-sulu meyveler, kurutulmuş meyveler ile kabak, brokoli, havuç, domates ve yeşil yapraklı sebzelerin tüketimi arttırılmalıdır. Mümkün olduğunca muz, havuç ve pirinç tüketimi azaltılmalıdır.</li>
<li>Atıştırma alışkanlığı olan çocuklar için, cips yerine patlamış mısır, fıstık ve kurutulmuş meyve tercih edilmelidir. Meyveler kabuklu tüketilmeli ve bolca su içilmesine özen gösterilmelidir. Özellikle sabahları ılık su içmek bağırsakları olumlu yönde çalıştıracaktır.</li>
</ul>
<h2><strong>Yeni Doğan Bebeklerde Kabızlık Nedenleri</strong></h2>
<p>Anne sütü alan bebeklerde kabızlık sorunu ile pek karşılaşılmaz. Ancak, doğumdan sonraki ilk dışkılarını ilk 24 saatten sonra çıkaran yeni doğanlar veya yeni doğan döneminde başlayan kabızlık olgularında, organik bir hastalığın olup olmadığı araştırılmalıdır.</p>
<p>Bu hastalıklar makat açıklığının darlığı (anal stenoz), kalın bağırsak darlığı, bağırsak sinir sisteminin gelişimi ile ilgili doğumsal problemler (Hirschsprung hastalığı, vb), tiroit bezinin az çalışması (hipotiroidi), kanda artmış kalsiyum veya azalmış potasyum düzeyleri (hiperkalsemi/hipokalemi) ya da kistik fibrozis hastalığı gibi kabızlığa yol açan sistemik bozukluklardır.</p>
<p>Diğer taraftan mama ile beslenen veya ek gıdalara geçiş sürecinde olan bebeklerde kabızlık daha sık görülmektedir. İnek sütü proteini alerjisi, diğer gıdalara bağlı alerjiler veya bağırsak hassasiyetleri, çok fazla inek sütü tüketimi ve farklı nedenlerle kullanılan ilaçlar da kabızlığa neden olabilirler.</p>
<h2><strong>Çocuklarda Kabızlık Nedenleri</strong></h2>
<p>Bu yaş grubunda, <strong>fonksiyonel kabızlık</strong> olarak adlandırılan, altta yatan başka bir hastalığın olmadığı kabızlık tipi sık görülmektedir. Fonksiyonel kabızlığı başlatan aşağıda yazılan nedenlerle bir kez dışkılama düzeni bozulan çocukta, dışkı sertleşir ve çocuk dışkılama sırasında acı çeker. Böylece çocuk dışkılamaktan korkar. Bu olay tekrarlandıkça gelişen kısır döngü ile kabızlık ağırlaşır. Fonksiyonel kabızlığı başlatan nedenler şunlar olabilir:</p>
<ul>
<li>Tuvalet eğitiminin 2,5 yaşından önce verilmesi</li>
<li>Yeterli, dengeli ve düzenli beslenmemek</li>
<li>Bol su tüketmemek</li>
<li>Oyundan kopamama, yeterli vaktin olmaması, dışarıda tuvaletin kirli olması gibi nedenlerle tuvalet ihtiyacını ertelemek</li>
<li>Vaktin büyük bir bölümünü televizyon ya da bilgisayar başında geçirmek gibi hareketsizlikler</li>
<li>Okula başlamak gibi yeni bir sosyal yaşantıya adım atmak veya okulda tuvalete gitmekten çekinmek gibi</li>
</ul>
<p>Dışkısı gelen çocuk, bir köşeye saklanır, dışkılamayı ertelemek için bacaklarını ve kalçasını kasar, ağlar, terler ve kızarır. Uzun süren kabızlıkla karın ağrısı, iç çamaşırını kirletme, iştahsızlık, bulantı ve kusma gibi şikâyetler gelişir. Ayrıca, kalın bağırsak ile idrar torbasının yakınlığından dolayı, devam eden kabızlıkta çocuğun idrar torbasının kapasitesi azalır. Böylece bu çocuklar normalden daha sık idrara çıkabilir ve daha sık idrar yolu enfeksiyonu geçirebilirler.</p>
<h2><strong>Bebek ve Çocuklarda Kabızlığın Tedavisi</strong></h2>
<p>Bebek ve çocuklarda kabızlık tedavisinde doğru ve başarılı bir çözüm için ilk şart kabızlığın temel nedenini bulmaktır. Özellikle yeni doğanlar ve bebeklerde dikkatli bir değerlendirme yapılarak altta yatabilecek hastalıkların hepsi gözden geçirilmelidir. Buna rağmen, kabız olan çocukların %95’inden fazlasında herhangi bir hastalık bulunmaz ve bu durum fonksiyonel kabızlık olarak kabul edilir.</p>
<p>Ancak, kabızlık devam ettiğinde, aşırı gerilmeye bağlı basur (hemoroid), sert dışkıya bağlı anüste çatlaklar (anal fissür) ve kanama gelişebilir. Çok zorlanma bağırsak yüzeyinin makattan dışarı itilmesine de neden olabilir. Bu nedenle kabızlık vakaları dikkatlice değerlendirilmeli, çocuğa gerekli eğitim verilmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır.</p>
<p>Aile ve çocuk iyi ikna edilirse ve ciddi bir hastalık olmadığı anlatılırsa fonksiyonel kabızlık tedavisi etkili olur. Özellikle bu tedavinin aylarca sürebileceği anlatılmalıdır. Kabızlık gelişiminde asıl suçlanan faktör beslenme şeklidir. Bu nedenle, kabız olan çocuklarda beslenme tarzının detaylı olarak sorgulanması gerekir. Kabızlık gelişmemesi için yapılması gerekenler kısmında anlatılan yaşam tarzının uygulanması tedavi sürecinde büyük önem taşımaktadır.</p>
<p>Ayrıca, her yemek sonrası 10-15 dakika süreyle tuvalete oturma ve böylece normal dışkılama alışkanlığının kazandırılması önerilmelidir. Tuvalete oturtma pozisyonu kolay dışkılama için çok önemlidir; çocuğun ayak ve topukları tam olarak yere basmalı, yere yetişmiyorsa ayağının altına bir tabure koyularak dizlerinin kalçasından yüksek olması sağlanmalı, bacakları birbirlerinden ayrık durmalı ve çocuk düz bir şekilde öne doğru eğilmiş olmalıdır.</p>
<p>Tedavinin başlangıcında, doktor tarafından yapılan makat muayenesinde büyük, sert dışkı ele gelirse bunun çıkarılması gereklidir. Bu dışkı tıkacının çözülmesi, ağız yoluyla, makattan veya her ikisinden verilen ilaçlarla yapılabilir. Sonrasında bu hastalara, zarar vermeyecek, uzun süreli ve uygun dozlarda ilaç tedavileri doktor tarafından önerilebilir. Bu tedavi ile dışkının yumuşatılması, dışkı tutma isteğinin azaltılması, tam boşalma ve günde 1-2 kez yumuşak kıvamda dışkılama çoğunlukla sağlanmış olur.</p>
<p>Verilen ilaç tedavilerinin tarif edilen şekilde ve en az 3-6 ay süre ile kullanılması gerekebilir. Tedavinin uzun süreli olması çocuğun ağrılı dışkılama deneyimini unutması açısından çok önemlidir. Beraberinde probiyotik takviyesi verilmesinin faydalı olduğu düşünülmektedir. Tedavide başarısızlığa yol açan hatalar; aile ve çocuğa fonksiyonel kabızlık hakkında yeteri kadar eğitim verilmemesi, yaşam tarzı değişikliklerine dikkat edilmemesi, ilaç tedavisinin uygun dozda verilmemesi veya yarar gören çocuklarda ilaçların kısa zaman sonra kesilmesidir.</p>
<p>Pelvik taban, mesaneyi, rektumu ve diğer pelvik organları destekleyen kas ve bağlardan oluşmakta ve bağırsak hareketinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu kaslar uyumlu olmadığında bağırsak hareketini önleyerek çocukta kabızlığa neden olabilir. Pediatrik pelvik taban uzmanı, bu kasların birlikte ve koordineli bir şekilde çalışması eğitimi (yani bu kasların uygun zamanlarda dışkı ve idrarı tutup bırakabilmesi) için yardımcı olabilir. Bu eğitimde sağlıklı bağırsak ve mesane işlevi için germe, güçlendirme ve nefes alma mekaniği öğretilir.</p>
<p>Fonksiyonel kabızlık dışındaki diğer kabızlıklar altta yatan nedene yönelik tedavi edilmelidir. Kabızlığa yol açan bu hastalıklara bağlı olarak diyet (gıda alerjisi varsa), ameliyat veya ilaç tedavileri verilmesi gerekebilir.</p>
<p><strong>İletişim Bilgileri:</strong></p>
<p>Bebek ve Çocuk Sağlığı İle İlgili Her Türlü Soru İçin bize Ulaşın:</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noopener"><strong>https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/</strong></a></p>
<p>Doç Dr Osman Özdemir, <a href="https://drosmanozdemir.com/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Çocuk Kalp Hastalıkları ve Çocuk Sağlığı Uzmanı</strong></a></p>
<p><strong>Tel:</strong> +90 (312) 287 89 98</p>
<p><strong>Adres:</strong> Kızılırmak Mahallesi, 1443. Cadde, 1071 Ankara Plaza-B Blok, No: 25-B/18, Kat: 3, Çukurambar/Çankaya/ANKARA</p>
<p><strong>İlgili Linkler:</strong></p>
<p>Bizi Sosyal Medyadan Takip Edin:</p>
<p><a class="broken_link" href="https://www.instagram.com/drosmanozdemir/" target="_blank" rel="noopener nofollow">https://www.instagram.com/drosmanozdemir/</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drosmanozdemir.com/bebek-ve-cocuklarda-kabizlik-teshis-ve-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnfantil Kolik (Bebek Koliği)</title>
		<link>https://drosmanozdemir.com/infantil-kolik-ve-tedavisi/#utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=infantil-kolik-ve-tedavisi</link>
					<comments>https://drosmanozdemir.com/infantil-kolik-ve-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Osman Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Nov 2021 14:41:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Gaz Sancısı]]></category>
		<category><![CDATA[kolik]]></category>
		<category><![CDATA[Kolik Ağlamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Yenidoğan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drosmanozdemir.com/?p=24387</guid>

					<description><![CDATA[İnfantil Kolik Nedir? İnfantil kolik, ilk üç ayda ortaya çıkan, üç haftadan fazla devam eden, haftada en az üç gün süren, günde üç saati aşan huzursuzluk ve ağlama nöbetleridir. Bebeklerin %10-40’ında görülür. Genellikle doğumdan sonra 2-3. haftalarda başlar, 6-8. haftalarda artar ve 3-4. aylarda kendiliğinden düzelir. İnfantil kolik nöbetleri genelde öğleden sonra veya akşam saatlerinde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2021/11/Infantil-Kolik.jpg"><img decoding="async" class="alignright wp-image-24391" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2021/11/Infantil-Kolik.jpg" alt="İnfantil Kolik" width="476" height="332" title="İnfantil Kolik (Bebek Koliği) 4" srcset="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2021/11/Infantil-Kolik.jpg 1000w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2021/11/Infantil-Kolik-768x535.jpg 768w" sizes="(max-width: 476px) 100vw, 476px" /></a>İnfantil Kolik Nedir?</h2>
<p>İnfantil kolik, ilk üç ayda ortaya çıkan, üç haftadan fazla devam eden, haftada en az üç gün süren, günde üç saati aşan huzursuzluk ve ağlama nöbetleridir. Bebeklerin %10-40’ında görülür. Genellikle doğumdan sonra 2-3. haftalarda başlar, 6-8. haftalarda artar ve 3-4. aylarda kendiliğinden düzelir. İnfantil kolik nöbetleri genelde öğleden sonra veya akşam saatlerinde olur. Kolik nöbetleri anne sütü alan bebeklerde daha az görülür.</p>
<h2>İnfantil Kolik Belirtileri ve Kolik Ağlaması</h2>
<p>İnfantil kolik ağlamaları normal ağlamalardan farklıdır; kolik ağlamalarında bebeğin karnı tok, altı temiz, beslenme sonrası gazı çıkmış ve uyku problemi olmamasına rağmen bebek sürekli ağlama modundadır. Kolik nöbetlerinde bebeğin yüzü kızarır, alnı kırışır, yumrukları sıkılır, ayakları karnına doğru çekilir ve bebek tiz-delici çığlıklar atar. Bu bebekler ağlarken dizlerini karnına çeker, emmek ister fakat emerken de ağlar, karnı serttir ve karnına dokunulduğunda ağlaması daha da artar ve sakinleştirilemeden saatlerce ağlar. Bazen bir gaz çıkarma veya dışkı yapmayla bebek rahatlayabilir ya da bebeğin tamamen yorulması ile infantil kolik nöbeti sonlanabilir.</p>
<h2>İnfantil Koliğin Nedenleri</h2>
<p>İnfantil koliğin nedeni maalesef bilinmemektedir. Suçlanan faktörler; bağırsaklarda gaz fazlalığı ve beslenme sonrası gaz çıkarmama, gastroözefagial reflü (mide içeriğinin yemek borusuna ve ağza doğru yer değiştirmesi), süt alerjisi, annenin sigara içmesi, laktoz intoleransı (sütte bulunan temel karbonhidrat olan laktozun sindirilememesi), besin alerjisi, annelik kaygısı, yetersiz gelişmiş sinir sistemi, bebekte gebeliğin devam ettiği algısı (gebeliğin 4. trimesteri), biberonla besleme ve yatay pozisyonda beslenme şeklindedir.</p>
<p><strong>İnfantil kolik nedeni olarak e</strong><strong>n fazla kabul gören</strong> <strong>açıklama;</strong> yenidoğan döneminde ilk günlerde dışarıdan gelen uyarıları engelleyici bir mekanizmanın var olduğu, birinci haftadan sonra bu engelleyici mekanizmanın ortadan kalktığı ve bebeğin dış uyaranlara karşı daha uyanık ve duyarlı hale geldiği şeklindedir. Böylece gün içerisinde uyaran bombardımanı altındaki bebek akşam saatlerinde iyice gergin ve uyarılmış olur. Sonuçta ağlama nöbetleri oluşur. Beşinci ayın sonunda, bebek dışarıdan gelen uyaranlarla baş edebilmeye başlar ve kolik sona erer.</p>
<h2>İnfantil Kolik Tanısı</h2>
<p>İnfantil kolik tanısı konulmadan önce bebeğin doktor tarafından değerlendirilmesi ve ağlama nöbetlerinin aşağıdaki nedenlerden veya hastalıklardan kaynaklanmadığının ortaya konulması gerekmektedir.</p>
<ul>
<li>Orta kulak enfeksiyonu, idrar yolu enfeksiyonu, sepsis</li>
<li>Hidrosefali, subdural hematom, menenjit</li>
<li>Ağız içi yaralar, pamukçuk, gastroözofageal reflü, invajinasyon (kalın bağırsağın iç içe geçmesi), herni (fıtık)</li>
<li>Göz yaralanmaları, gözde yabancı cisim</li>
<li>El veya ayak parmağına saç turnikesi</li>
<li>Çocuk istismarı</li>
<li>Anne sütünden geçen ilaçlar</li>
<li>İnek sütü alerjisi</li>
<li>Aşı reaksiyonu</li>
<li>Yenidoğanlarda ilaç yoksunluğu</li>
<li>West sendromu</li>
<li>Kalp ritim bozuklukları (özellikle supraventriküler taşikardi), kalp yetersizliği</li>
</ul>
<h2>İnfantil Kolik Tedavisi ve Ailelere Öneriler</h2>
<p>İnfantil koliğin kanıtlanmış tek tedavisi zamandır, özellikle bebeğin dört ayı doluncaya kadar sabırlı olmak gerekir. Ailenin sabrını arttırabilmek için bebeğin sağlıklı büyüdüğü konusunda bilgilendirme yapılması önemlidir.</p>
<p>Bazı davranış değişiklikleri ile nöbetlerin sıklığı değil ama süresi azaltılabilir. Ebeveynler ağlayan bebeği ne zaman kucaklarına almaları gerektiğini bilmelidir. Her bebek için ayrı bir yaklaşım gerekmektedir.</p>
<h3>Kolik Bebek Sahibi Ailelere Öneriler</h3>
<ul>
<li>Bu bebekler aşırı gürültü ve parlak ışıktan korunmalıdır. Anne kucağına almadan önce sakin bir sesle yanıt vermeli, bebeği yatıştırmaya çalışmalıdır. Bebeğin ağlamalarına sözlü yanıtlar vermek ve göz teması yararlı olabilir. Hep aynı oda, aynı yatakta sessiz ve karanlıkta veya loş ışıkta olunmalıdır.</li>
<li>Sarılmak, bebekte güven hissi uyandırır. Bu nedenle bebeğin kanguru içinde, yarım kundakta ya da annenin kucağında göğsüne yaslanmış şekilde yüzükoyun olarak yatırılması yararlı olabilir. Bebek kucaktayken sırtına hafifçe ve aralıklı olarak minik vuruşlar uygulamanın ve sırtını sıvazlamanın da faydası olur.</li>
<li>Anne bebeğine ninni veya şarkı söyleyerek hangi müzik türünden hoşlandığını keşfetmeye çalışmalıdır. Beğendiği bir melodi tekrar tekrar söylenebilir.</li>
<li>Yavaş tonda bir şeyler mırıldanırken bebeği hafifçe sallamak genellikle yararlı olmaktadır. Bebeğin kucakta, pusette, yatağında, hamakta ve bebek altı haftalıktan büyükse otomatik bebek salıncağında ritmik şekilde sallanması da faydalı olabilir.</li>
<li>Karına sıcak havlu uygulaması veya banyo yaptırma (özellikle bir kova su içerisine göğsüne kadar daldırıp çıkarma) yararlı olabilir.</li>
<li>Okşanmaktan ve dokunulmaktan hoşlanan bebekler için masaj sakinleştirici olabilir. Doğal zeytinyağı veya acı elma yağı hafif ısıtılıp birkaç damla karnına damlatılabilir. Ardından göbek etrafında saat yönünde iki dakikalık yumuşak masaj yapılır. Aynı yağlarla ayak tabanına da masaj yapılabilir. Bu masajlar günde üç kez yapılabilir, ancak özellikle gece uykusundan önce yapılıp bu şekilde yatırılması faydalı olabilir.</li>
<li>Tek başına anne sütü ile beslenen bebeklerde diyet değişikliği yapmaya gerek yoktur. Anne sütü başlıca koruyucu faktördür. Meme ucu mümkün olduğunca en geniş şekilde bebeğin ağzına verilmelidir. Her öğünde iki memeyi birden emzirmeye çalışmak bebeğin laktozdan zengin önsütü aşırı almasına neden olduğu için gaz sancılarına yol açabilir. Bu nedenle bebek bir memeyi tamamen bırakana dek o memeden emzirilmelidir.</li>
<li>Anne ağlamaların belirgin biçimde kendi yediklerinden etkilendiğini belirtiyorsa bu besinleri kendi diyetinden çıkarabilir. Annenin süt ve süt ürünleri, buğday, yumurta, fındık, nohut, kuru fasulye, mercimek, yeşil fasulye, bezelye, domates, salatalık, marul, gazlı veya kolalı içecekler, demli çay, kahve ve paketlenmiş gıdalar tüketmemesinin yararı olacağı bildirilmiştir. Annenin rahatlıkla tüketebileceği gıdalar ise; kırmızı et, balık, tavuk, ıhlamur, rezene çayı, kompostolar, yoğurt, ayran, hamur işleri, pirinç pilavı, kuru incir, dut ve bol sudur.</li>
<li>Birçok bebek saç kurutma makinesi, vantilatör ya da elektrik süpürgesinin sesiyle, beyaz gürültüyle, su sesiyle, rahim içinde duyduğu guruldamaların ses kaydıyla, doğadaki seslerle ya da babalarının sesleriyle sakinleşebilmektedir.</li>
<li>Bebek arabasıyla ve arabayla gezdirerek ortam değişikliği yapmak da yararlı olabilir.</li>
<li>Tüm uygulamalara rağmen infantil kolikli bebek rahatlatılamazsa probiyotikli damlalar, karışık bitkisel damlalar veya gaz oluşumunu engelleyen damlalar doktor önerisi ile kullanılabilir.</li>
</ul>
<p><strong>İletişim Bilgileri:</strong></p>
<p>Bebek ve Çocuk Sağlığı İle İlgili Her Türlü Soru İçin bize Ulaşın:</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noopener"><strong>https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/</strong></a></p>
<p>Doç Dr Osman Özdemir, <a href="https://drosmanozdemir.com/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Çocuk Kalp Hastalıkları ve Çocuk Sağlığı Uzmanı</strong></a></p>
<p><strong>Tel:</strong> +90 (312) 287 89 98</p>
<p><strong>Adres:</strong> Kızılırmak Mahallesi, 1443. Cadde, 1071 Ankara Plaza-B Blok, No: 25-B/18, Kat: 3, Çukurambar/Çankaya/ANKARA</p>
<p><strong>İlgili Linkler:</strong></p>
<p>Bizi Sosyal Medyadan Takip Edin:</p>
<p><a class="broken_link" href="https://www.instagram.com/drosmanozdemir/" target="_blank" rel="noopener nofollow">https://www.instagram.com/drosmanozdemir/</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drosmanozdemir.com/infantil-kolik-ve-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Dil Bağı ve Dil Bağı Tedavisi</title>
		<link>https://drosmanozdemir.com/bebeklerde-dil-bagi-ve-dil-bagi-tedavisi/#utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=bebeklerde-dil-bagi-ve-dil-bagi-tedavisi</link>
					<comments>https://drosmanozdemir.com/bebeklerde-dil-bagi-ve-dil-bagi-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Osman Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Sep 2021 09:16:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drosmanozdemir.com/?p=24350</guid>

					<description><![CDATA[Dil Bağı Nedir? Bebeğin anne karnındaki gelişimi sırasında kaybolması gereken, dilaltında ve orta hatta bulunan dokunun doğumdan sonra devam etmesi “dil bağı”, “ankyloglossia” veya “tongue tie” olarak adlandırılmaktadır. Bu bağın ön kısmı ince bir zar, arka kısmı ise kalın bir bant şeklindedir. Ailesel özellik gösterir ve bebeklerde %4-11 arasında görülmektedir. Dil Bağının Bebeğe ve Anneye [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2021/09/tongue-tie.jpg"><img decoding="async" class="alignright  wp-image-24353" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2021/09/tongue-tie-1080x720.jpg" alt="tongue tie" width="504" height="336" title="Bebeklerde Dil Bağı ve Dil Bağı Tedavisi 6" srcset="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2021/09/tongue-tie-1080x720.jpg 1080w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2021/09/tongue-tie-768x512.jpg 768w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2021/09/tongue-tie.jpg 1500w" sizes="(max-width: 504px) 100vw, 504px" /></a></strong>Dil Bağı Nedir?</h2>
<p>Bebeğin anne karnındaki gelişimi sırasında kaybolması gereken, dilaltında ve orta hatta bulunan dokunun doğumdan sonra devam etmesi “dil bağı”, “ankyloglossia” veya “tongue tie” olarak adlandırılmaktadır. Bu bağın ön kısmı ince bir zar, arka kısmı ise kalın bir bant şeklindedir. Ailesel özellik gösterir ve bebeklerde %4-11 arasında görülmektedir.</p>
<h2>Dil Bağının Bebeğe ve Anneye Etkileri</h2>
<p>Ağız tabanından dilin uç kısmına doğru uzanan ve değişen kalınlıklarda olabilen bu bağ işlevsel olarak dil hareketlerinin kısıtlanması, dilin diş eti hizasını geçememesi ve dışarıya çıkarılamamasına neden olur. Dil bağı, bebeğin beslenmesi, yutması ya da konuşmasını etkileyebilir. Normalde bebeğin dili anne memesini emerken alt dişetini örter. Dil bağı olan bebekte ise bebek dilini uygun yerleştirip, hareket ettiremediği için annesinin meme başını emme yerine çiğner. Bu durum hem bebek hem de anne için birçok soruna neden olabilir.</p>
<h3>A-) Bebeklerde Dil Bağı Belirtileri ve Dil Bağı Olan Bebeklerin Sorunları</h3>
<ul>
<li>Dili dışarıya çıkaramama</li>
<li>Dilin kalp şeklinde olması</li>
<li>Memeye yerleşememe ve meme başını tam olarak kavrayamama</li>
<li>Memeyi çiğneme</li>
<li>Emerken “klik” sesi çıkması</li>
<li>Memeden yavaşça kayma</li>
<li>İyi beslenememe ve beslenme güçlüğü</li>
<li>Kilo alamama veya kilo kaybı</li>
<li>Hipernatremi (vücutta tuz birikimi)</li>
<li>Huzursuzluk</li>
<li>Memede uyuma</li>
<li>Büyük çocuklarda konuşma bozuklukları</li>
</ul>
<h3>B-) Dil Bağı Olan Bebeklerin Annelerinde Görülen Sorunlar</h3>
<ul>
<li>Meme başı hasarı ve sütü tam boşaltamama</li>
<li>Meme ucunda ağrı, çatlak ve kanama</li>
<li>Memelerde ağrı</li>
<li>Sütün azalması</li>
<li>Kanal tıkanıklığı</li>
<li>Mastit</li>
<li>Güven kaybı nedeniyle biberon kullanımı ve erken ek gıda başlanması</li>
</ul>
<h3>Dil Bağı Ameliyatı (Tedavisi)</h3>
<p>Dil bağının klinik önemi, tedavi ihtiyacı, tedavi edilecekse zamanlaması ve uygulanacak cerrahi tekniğin seçimi gibi konular halen belirsizliğini korumaktadır. Ancak, bebeğin beslenme ve kilo alma sorunu yoksa dil bağı görünümü olsa dahi cerrahi girişimin bebek 6 aylık oluncaya kadar ertelenmesi önerilmektedir. Çünkü bu süre içerisinde dil bağının kendiliğinden düzelebileceği belirtilmektedir.</p>
<p>Dil bağı tedavisinde çok çeşitli cerrahi teknikler kullanılmaktadır, ancak ideal cerrahi teknik ile ilgili bir görüş birliği yoktur. Annesini ememeyen ve muayenede dil bağı saptanan bebekler biberon ile beslense dahi cerrahi olarak frenotomi veya freniloplasti teknikleri ile güvenli, başarılı ve kolay bir şekilde düzeltilebilir.</p>
<p><strong>İletişim Bilgileri:</strong></p>
<p>Bebek ve Çocuk Sağlığı İle İlgili Her Türlü Soru İçin bize Ulaşın:</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noopener"><strong>https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/</strong></a></p>
<p>Doç Dr Osman Özdemir, <a href="https://drosmanozdemir.com/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Çocuk Kalp Hastalıkları ve Çocuk Sağlığı Uzmanı</strong></a></p>
<p><strong>Tel:</strong> +90 (312) 287 89 98</p>
<p><strong>Adres:</strong> Kızılırmak Mahallesi, 1443. Cadde, 1071 Ankara Plaza-B Blok, No: 25-B/18, Kat: 3, Çukurambar/Çankaya/ANKARA</p>
<p><strong>İlgili Linkler:</strong></p>
<p>Bizi Sosyal Medyadan Takip Edin:</p>
<p><a href="https://www.instagram.com/drosmanozdemir/" target="_blank" rel="noopener">https://www.instagram.com/drosmanozdemir/</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drosmanozdemir.com/bebeklerde-dil-bagi-ve-dil-bagi-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VSD (Ventriküler Septal Defekt) ve Tedavisi</title>
		<link>https://drosmanozdemir.com/vsd-ventrikuler-septal-defekt-ve-tedavisi/#utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=vsd-ventrikuler-septal-defekt-ve-tedavisi</link>
					<comments>https://drosmanozdemir.com/vsd-ventrikuler-septal-defekt-ve-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Osman Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2020 21:14:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk & Bebek Ameliyatsız Kalp Hastalığı Tedavileri]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk & Bebek Kalp Hastalığı Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuştan Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Delikliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drosmanozdemir.com/?p=10818</guid>

					<description><![CDATA[VSD (Ventriküler Septal Defekt) VSD ya da uzun adı ile Ventriküler Septal Defekt’i açıklamadan önce “ventriküler septum” kavramını açıklamak gerekir. Buna göre kalbin alt kısmında yer alan, kasılma özelliğiyle kanı akciğerler ve tüm vücuda pompalayan odacıklar “karıncık (ventrikül)”, sağ ve sol karıncıklar arasında bulunan duvar “ventriküler septum” olarak adlandırılır. Ventriküler septumdaki delikler de “ventriküler septal [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>VSD (Ventriküler Septal Defekt)</h2>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-10819" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-1.jpeg" alt="VSD" width="451" height="372" title="VSD (Ventriküler Septal Defekt) ve Tedavisi 12"></a>VSD ya da uzun adı ile Ventriküler Septal Defekt’i açıklamadan önce “ventriküler septum” kavramını açıklamak gerekir. Buna göre kalbin alt kısmında yer alan, kasılma özelliğiyle kanı akciğerler ve tüm vücuda pompalayan odacıklar “karıncık (ventrikül)”, sağ ve sol karıncıklar arasında bulunan duvar “ventriküler septum” olarak adlandırılır. Ventriküler septumdaki delikler de “ventriküler septal defekt ya da kısaca VSD olarak tanımlanır. Deliğin karıncıklar arası duvardaki yerleşimine göre adlandırılan farklı tipleri bulunmaktadır.</p>
<h3>VSD’nin Sebebi Ve Görülme Sıklığı</h3>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/kalp-delikligi/"><strong>Diğer kalp delikleri</strong></a> gibi VSD’nin de nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak genel olarak genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimi ile ortaya çıktığı düşünülmektedir.</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/dogustan-kalp-hastaligi/"><strong>Doğuştan kalp hastalıkları</strong></a>nın en sık görülen formu VSD’dir. VSD, tüm doğuştan kalp hastalıklarının yaklaşık beşte birini teşkil etmektedir. Tek bir delik şeklinde olabileceği gibi birden fazla delik ya da diğer doğuştan kalp hastalıkları ile birliktelik şeklinde de ortaya çıkabilir.</p>
<h3>VSD’nin Kalp Ve Kan Dolaşımı Üzerine Etkileri</h3>
<p>Normal dolaşım döngüsünde; sağ karıncık vücuttan sağ kulakçığa gelen kirli (yani oksijenden fakir) kanı akciğer atardamarları ile akciğerlere, sol karıncık akciğerlerden sol kulakçığa gelen temiz (yani oksijenden zengin) kanı aort ile tüm vücuda pompalar. Sol karıncık basıncı sağ karıncık basıncının 3 ila 4 katıdır. Bu nedenle karıncıklar arasındaki duvarda bir delik (VSD) varsa; sol karıncıktan sağ karıncığa temiz kan geçişi olur. VSD aracılığıyla sağ karıncığa geçen temiz kan sağ karıncıktaki kirli kan ile beraber akciğerlere tekrar pompalanır. Böylece hem akciğerlerden kalbe dönen hem de akciğerlere giden fazla kan miktarı nedeniyle kalp ve akciğerlerin iş yükü artar. Kapatılması gereken büyüklükteki VSD’ye müdahale edilmezse; sırasıyla sol kulakçık ve sol karıncıkta genişleme, kalp <a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-2.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-10820" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-2.jpeg" alt="VSD " width="288" height="400" title="VSD (Ventriküler Septal Defekt) ve Tedavisi 13"></a>büyümesi, kalp yetersizliği ve pulmoner hipertansiyon (akciğer atardamarlarında kan basıncının yükselmesi) gelişebilir.</p>
<h2>Çocuklardaki VSD Belirtileri</h2>
<p>VSD’si olan hastaların, VSD’nin tipi ve boyutuna göre farklı klinik bulguları olabilir. Küçük VSD’si olan hastaların genellikle herhangi bir şikâyeti yoktur, büyüme ve gelişmesi sıklıkla normaldir. Bu çocuklar çoğunlukla doktor muayenesinde kuvvetli duyulan üfürüm nedeniyle Çocuk Kardiyoloji Uzmanına yönlendirilir.</p>
<p>Orta-geniş VSD’li hastalarda ise süt çocukluğu dönemi boyunca büyüme-gelişme geriliği, çabuk yorulma, sık solunum yolu enfeksiyonları ve kalp yetersizliği görülebilir. Bu tip VSD’lere zamanında müdahale edilmezse çocuk büyüdükçe belirginleşen pulmoner hipertansiyona bağlı olarak morarma ve hareketlilikte azalma tabloya eşlik edebilir. Delik kapatılmadığı için gelişen pulmoner hipertansiyon zamanla kalıcı hasara neden olur ve bu tablo “Eisenmenger sendromu” olarak adlandırılır. Eisenmenger sendromu tanısı konulan VSD’lerin ise cerrahi olarak kapatılması çoğunlukla mümkün olamaz.</p>
<h2>VSD Tanısı</h2>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-3.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-10821" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-3.jpeg" alt="VSD" width="490" height="298" title="VSD (Ventriküler Septal Defekt) ve Tedavisi 14"></a>VSD’nin boyutu ve yerleşim yerine göre telekardiyogramda (TELE = kalp röntgeni) kalp büyümesi ve akciğer damarlanmasında artış, elektrokardiyografide (EKG) önce sol karıncık, ilerleyen zamanlarda ise her iki karıncığa ait büyüme bulguları görülebilir.</p>
<p>VSD’nin kesin tanısı ise ekokardiyografi (EKO) ile konulur. Çocuk Kardiyoloji Uzmanı delik sayısı, yerleşimi, tipi, boyutu, delikten geçen kanın yönü ve miktarı, kalp boşluklarında VSD’ye bağlı gelişen değişiklikler, kalp içi ve akciğer atardamarı basınçlarını EKO ile değerlendirebilir. Bu nedenle VSD’li hastalarda hem tanının konulması hem de verilen tedavilerin etkinliğinin değerlendirilmesinde EKO’nun kullanılması çok önemlidir.</p>
<h2><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-4.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-10823" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-4.jpeg" alt="VSD Tedavisi" width="306" height="274" title="VSD (Ventriküler Septal Defekt) ve Tedavisi 15" srcset="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-4.jpeg 773w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-4-768x688.jpeg 768w" sizes="auto, (max-width: 306px) 100vw, 306px" /></a>VSD Tedavisi ve Tedavi Seçenekleri</h2>
<p>VSD’lerin bir kısmı, özellikle de küçük olanları kendiliğinden kapanma ihtimali nedeniyle klinik olarak takip edilir. Orta büyüklükteki VSD’si olan hastalar, kalp yetersizliği bulguları belirgin değilse, aort kapağı etkilenmemişse ve akciğer atardamarındaki kan basıncı çok yükselmemişse 1 ya da 2 yaşında tedavi edilir.</p>
<p>Büyüme geriliği olan veya kalp yetersizliği gelişen geniş VSD’li küçük bebeklere başlangıçta ilaç tedavisi verilir. Tedaviye rağmen büyüme geriliği düzelmiyorsa ve/veya kalp yetersizliği kontrol altına alınamıyorsa VSD kapatılmalıdır. <strong>Büyük delikler genellikle ilk 6 ay içerisinde ameliyatla kapatılır.</strong> Eğer büyüme geriliği tıbbi tedaviye cevap veriyorsa VSD’nin kapatılması 1 ya da 2 yaşına kadar geciktirilebilir.</p>
<p>VSD’ler dikiş ya da yama yardımıyla cerrahi olarak kapatıldığı gibi son yıllarda kullanımı artan girişimsel <a href="https://drosmanozdemir.com/ameliyatsiz-cocuk-kalp-tedavisi/"><strong>kardiyak yöntemlerle ameliyatsız</strong></a> olarak da kapatılabilir.</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-5.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-10824" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-5.jpeg" alt="VSD" width="904" height="359" title="VSD (Ventriküler Septal Defekt) ve Tedavisi 16" srcset="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-5.jpeg 1133w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2020/04/VSD-5-768x305.jpeg 768w" sizes="auto, (max-width: 904px) 100vw, 904px" /></a></p>
<h3>VSD’si Olan Çocukların Takip ve İzlemi</h3>
<p>Diğer birçok kalp hastalığında olduğu gibi VSD’de de kalp kapaklarında iltihap gelişme riski artmıştır. Gelişen bu iltihaplar &#8220;bakteriyel endokardit&#8221; veya &#8220;enfektif endokardit&#8221; olarak adlandırılmaktadır. Bu iltihapların engellenmesi için dişlerin temiz tutulması ve diş çürüklerinin tedavi edilmesi gerekir. Ayrıca kanama oluşturabilecek diş tedavisi ve ameliyatlar öncesinde kana yoğun bakteri bulaşmasını engellemek için işlem öncesi uygun dozda koruyucu antibiyotik tedavisi verilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Küçük VSD’li hastalar veya VSD’si ameliyatsız ya da cerrahi yolla kapatılmış olan çocuklar, özel önlem almadan ve artmış bir risk olmadan, yaşıtlarıyla benzer fiziksel aktivitelerde bulunabilirler. VSD’si kapatılan çocuklarda uzun dönemde  normal bir hayat beklentisi vardır, ancak bu hastaların <a href="https://drosmanozdemir.com/"><strong>Çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong> </a>tarafından düzenli olarak takip edilmeleri önerilmektedir.</p>
<p><strong>İletişim Bilgileri:</strong></p>
<p>VSD, Kalp Delikliği ve Diğer Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Her Türlü Soru İçin bize Ulaşın:</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/</strong></a></p>
<p>Doç Dr Osman Özdemir, <a href="https://drosmanozdemir.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong></a></p>
<p><strong>Tel:</strong> +90 (312) 287 89 98</p>
<p><strong>Adres:</strong> Kızılırmak Mahallesi 1450. Sokak, Ankara Ticaret Merkezi (ATM) A Blok Ofis No: 8 (2.kat) Çukurambar / ANKARA, 06510 Çankaya/Ankara</p>
<p><strong>İlgili Linkler:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Daha Geniş Bilgi İçin: <strong><a href="https://drosmanozdemir.com/cocuk-kardiyoloji/cocuk-kalp-hastaliklari/">https://drosmanozdemir.com/cocuk-kardiyoloji/cocuk-kalp-hastaliklari/</a></strong></p>
<p>Bizi Sosyal Medyada Takip Edin:<br />
<a class="broken_link" href="https://www.instagram.com/drosmanozdemir/" target="_blank" rel="dofollow doopener doreferrer noopener noreferrer"><strong>https://www.instagram.com/drosmanozdemir</strong></a></p>
<p><a class="broken_link" href="https://www.youtube.com/channel/UC6HPwR3okJhaOBFciF28kZg" target="_blank" rel="dofollow noopener noreferrer"><strong>https://www.youtube.com/cocuk-kardiyoloji-uzmani</strong></a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drosmanozdemir.com/vsd-ventrikuler-septal-defekt-ve-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Supraventriküler Taşikardi (SVT) Teşhis Takip ve Tedavisi</title>
		<link>https://drosmanozdemir.com/supraventrikuler-tasikardi-svt-tedavisi/#utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=supraventrikuler-tasikardi-svt-tedavisi</link>
					<comments>https://drosmanozdemir.com/supraventrikuler-tasikardi-svt-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Osman Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Sep 2019 12:35:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk & Bebek Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Ritim Bozuklukları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drosmanozdemir.com/?p=6896</guid>

					<description><![CDATA[Supraventriküler Taşikardi “taşikardi” denilen rahatsızlık grubunun bir alt grubu olarak tanımlanabilir. Çocuğun yaş grubu için normalin üst sınırının üzerindeki kalp hızı değerleri “taşikardi” olarak adlandırılmaktaydı. Supraventriküler taşikardi (SVT) ise çocuklarda en sık karşılaşılan ritim bozukluklarındandır. (https://drosmanozdemir.com/kalp-ritim-bozuklukları/) Kalp karıncıklarının üst kısmından (supraventriküler) başlayan ve oldukça hızlı olan kalp atışlarıdır. Birkaç saniye sürebileceği gibi günlerce de sürebilir. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-grafik-jpg.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-6897" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-grafik-jpg-1369x720.jpg" alt="Supraventriküler Taşikardi" width="1369" height="720" title="Supraventriküler Taşikardi (SVT) Teşhis Takip ve Tedavisi 21" srcset="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-grafik-jpg-1369x720.jpg 1369w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-grafik-jpg-768x404.jpg 768w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-grafik-jpg.jpg 1386w" sizes="auto, (max-width: 1369px) 100vw, 1369px" /></a>Supraventriküler Taşikardi “taşikardi” denilen rahatsızlık grubunun bir alt grubu olarak tanımlanabilir. Çocuğun yaş grubu için normalin üst sınırının üzerindeki kalp hızı değerleri “<strong>taşikardi</strong>” olarak adlandırılmaktaydı. <strong>Supraventriküler taşikardi (SVT) ise çocuklarda en sık karşılaşılan ritim bozukluklarındandır.<a href="https://drosmanozdemir.com/kalp-ritim-bozuklugu/"> (https://drosmanozdemir.com/kalp-ritim-bozuklukları/)</a> </strong>Kalp karıncıklarının üst kısmından (supraventriküler) başlayan ve oldukça hızlı olan kalp atışlarıdır. Birkaç saniye sürebileceği gibi günlerce de sürebilir. Bu rahatsızlıkta hastaların yaklaşık yarısında herhangi bir yapısal kalp hastalığı yoktur.</p>
<p><strong>Supraventriküler Taşikardilerin Önemi</strong></p>
<p>Çocuklarda supraventriküler taşikardi geliştiğinde, hastanın kalbinin üst odacıkları (kulakçıklar, atriumlar) normalden daha hızlı uyarı çıkardığı için kalbin alt odacıkları (karıncıklar, ventriküller) daha fazla kasılır. Kalp çok hızlı kasıldığında, kanı etkili bir şekilde pompalayamaz ve hem kalp hem de vücuttaki diğer organlara kan akışı azalır. Böylece hem organların çalışması bozulur, hem de daha fazla çalışan kalp kaslarının oksijen ihtiyacı artar. Bu durum tedavi edilmez ve uzun süre devam ederse oksijensiz kalan kalp kası hücreleri ölür, kalp yetersizliği ve/veya kalp krizi meydana gelebilir.</p>
<p><strong>Supraventriküler Taşikardi Nedenleri</strong></p>
<p>SVT tanısı konulan bebeklerin yaklaşık yarısında herhangi bir kalp hastalığı yoktur. Hastaların %10-20’sinde Wolff-Parkinson-White (WPW) sendromu, daha az bir kısmında ise Ebstein bozukluğu, tek karıncık, doğuştan düzeltilmiş büyük damar yer değiştirmesi gibi doğuştan kalp hastalıkları veya geçirilmiş açık kalp ameliyatı öyküsü vardır.</p>
<p><strong><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-holter-jpg.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-6899" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-holter-jpg.jpg" alt="Supraventriküler Taşikardi Teşhisi" width="444" height="371" title="Supraventriküler Taşikardi (SVT) Teşhis Takip ve Tedavisi 22"></a>Supraventriküler Taşikardisi Olan Çocukların Belirtileri</strong></p>
<p>SVT’li bebeklerde; huzursuzluk, solunum sayısında artma (takipne), beslenme güçlüğü ve solukluk görülebilir. Daha büyük çocuklarda ise; çarpıntı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çabuk yorulma, halsizlik, baş dönmesi ve bayılma gibi belirtilerle ortaya çıkabilir.</p>
<p><strong>Supraventriküler Taşikardilerde Tanı</strong></p>
<p>İlk aşamada basit bir test olan elektrokardiyografi (EKG) çekilmelidir. Özellikle hasta doktora ya da hastaneye ulaştığında şikâyeti devam ederken çekilecek EKG’nin tanısal değeri çok fazladır. Ayrıca, ekokardiyografi (EKO), 24 saatlik Holter ile EKG izlemi, anlık olay kaydediciler, eforlu EKG (egzersiz) testi ve elektrofizyolojik çalışma gibi ileri tetkikler gerekebilir.</p>
<p><strong>Supraventriküler Taşikardi Tedavisi</strong></p>
<p>SVT atağı sırasında çocuk sakinleştirilerek derin nefes alması, balon şişirmesi, öğürmesi ve ıkınması sağlanmalıdır. Vagal manevra olarak adlandırılan, boyundaki atar damarına tek taraflı masaj yapılması (sadece büyük çocuklarda), yüzünün buzlu-soğuk suyla yıkanması, 10 saniye süre ile yüze buz torbası yerleştirilmesi veya bebeğin baş aşağı pozisyonda tutulması atağı sonlandırabilir ya da kalp hızını kısmen yavaşlatabilir. Buna rağmen taşikardi devam ediyorsa hasta en yakın sağlık kuruluşuna götürülmeli ve oraya ulaşır ulaşmaz da EKG çekilmelidir.</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-bebek-jpg.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-full wp-image-6900" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-bebek-jpg.jpg" alt="Supraventriküler Taşikardi" width="1473" height="373" title="Supraventriküler Taşikardi (SVT) Teşhis Takip ve Tedavisi 23" srcset="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-bebek-jpg.jpg 1473w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-bebek-jpg-768x194.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1473px) 100vw, 1473px" /></a>Damar yolundan verilen adenozin adlı ilaç, SVT’nin akut tedavisinde hızlı ve yüz güldüren sonuçları olan bir ilaçtır. Adenozin, kalbin üst odacıkları olan kulakçıklar (atriumlar) ve alt odacıkları olan karıncıklar (ventriküller) arasında geçici blok oluşturur. Böylece karıncıkların hızı yavaşlar. Bu ilacın büyük toplardamarlardan ve hızlı olarak verilmesi etkinliğini arttırır.</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-eps-jpg.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-6901" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/09/svt-eps-jpg.jpg" alt="Supraventriküler Taşikardi Tedavisi" width="460" height="325" title="Supraventriküler Taşikardi (SVT) Teşhis Takip ve Tedavisi 24"></a>Adenozin dışında esmolol, diğer beta blokörler, amiodaron, digoksin ve verapamil adlı ilaçlar da hastanın durumuna göre kullanılabilir. Ancak, hastanın kalp hızını çok yavaşlatacağı ve tansiyon düşüklüğüne yol açacağı için, verapamil adlı ilaç 1 yaşından küçük bebeklerde kullanılmamalıdır.</p>
<p>Adenozin tedavisi ile düzelmeyen ve kalp yetersizliğine yol açtığı için hemen sonlandırılması gereken SVT’nin tedavisinde hastaya sakinleştirici ilaç verilerek kardiyoversiyon uygulanır. Bu uygulama defibrilatör olarak adlandırılan ve ayarlanmış elektrik akımını hastanın vücuduna veren cihazlar yardımıyla yapılır. Başlangıç dozu kilogram başına 0,5 jul olmalı ve gerektiğinde 2 jule kadar arttırılmalıdır.</p>
<p>İlaç tedavisi başarılı olmayan ya da uzun süreli ilaç verilmesi gereken veya atakları sık tekrarlayan çocuklarda kalp kateterizasyonu ve elektrofizyolojik çalışma (EPS) yapılabilir. Bu çalışma sırasında uygun görülen hastalarda, sıcak veya soğuk yakma (kateter ablasyonu ya da kriyoablasyon) işlemleriyle SVT’nin kesin ve kalıcı olarak tedavisi mümkündür.</p>
<p><strong>Supraventriküler Taşikardi Ataklarının Önlenmesi</strong></p>
<p>Bu çocuklar mutlaka Çocuk Kardiyoloji Uzmanı tarafından değerlendirilmeli ve takip edilmelidir. SVT ataklarının önlenebilmesi için en sık tercih edilen ilaç propranolol adlı beta blokördür. Bu ilaç, özellikle Wolff-Parkinson-White (WPW) sendromu olan bebek ve çocuklarda güvenle kullanılabilir. WPW sendromu olmayan bebeklerde digoksin, büyük çocuklarda ise verapamil adlı ilaçlar da tercih edilebilir.</p>
<p><strong>İletişim Bilgileri:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Her Türlü Soru İçin bize Ulaşın: <strong><a href="https://drosmanozdemir.com/">https://drosmanozdemir.com/</a></strong></p>
<p>Doç Dr Osman Özdemir, <a href="https://drosmanozdemir.com/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong>Çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong></a></p>
<p><strong>Tel:</strong> +90 (312) 287 89 98</p>
<p><strong>Adres:</strong> Kızılırmak Mahallesi 1450. Sokak, Ankara Ticaret Merkezi (ATM) A Blok Ofis No: 8 (2.kat) Çukurambar / ANKARA, 06510 Çankaya/Ankara</p>
<p><strong>İlgili Linkler:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Daha Geniş Bilgi İçin: <strong><a href="https://drosmanozdemir.com/cocuk-kardiyoloji/cocuk-kalp-hastaliklari/">https://drosmanozdemir.com/cocuk-kardiyoloji/cocuk-kalp-hastaliklari/</a></strong></p>
<p>Bizi Sosyal Medyada Takip Edin:<br />
<a class="broken_link" href="https://www.instagram.com/drosmanozdemir/" target="_blank" rel="dofollow doopener doreferrer noopener noreferrer"><strong>https://www.instagram.com/drosmanozdemir</strong></a></p>
<p><a class="broken_link" href="https://www.youtube.com/channel/UC6HPwR3okJhaOBFciF28kZg" target="_blank" rel="dofollow noopener noreferrer"><strong>https://www.youtube.com/cocuk-kardiyoloji-uzmani</strong></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drosmanozdemir.com/supraventrikuler-tasikardi-svt-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kardiyomiyopati ve Tedavisi</title>
		<link>https://drosmanozdemir.com/kardiyomiyopati-ve-tedavisi/#utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kardiyomiyopati-ve-tedavisi</link>
					<comments>https://drosmanozdemir.com/kardiyomiyopati-ve-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Osman Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 May 2019 11:13:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk & Bebek Ameliyatsız Kalp Hastalığı Tedavileri]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sonradan Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk/Bebek Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Edinsel Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Sonradan Gelişen Kalp Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drosmanozdemir.com/?p=1475</guid>

					<description><![CDATA[Kardiyomiyopati (KMP) olarak adlandırılan primer kalp kası hastalıkları sonradan gelişen kalp bozukluklarının önemli bir grubunu oluşturmaktadır. Doğuştan normal olan bir kalpte sonradan gelişen kalp bozuklukları edinsel (kazanılmış) kalp hastalıkları olarak adlandırılmaktadır. Edinsel kalp hastalıkları genel olarak kalp kası ya da kapak bozuklukları şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bu hastalıklar, kalbin diğer yapılarının bozuklukları ya da sistemik hastalıkların [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kardiyomiyopati</strong> (KMP) olarak adlandırılan primer kalp kası hastalıkları sonradan gelişen kalp bozukluklarının önemli bir grubunu oluşturmaktadır. Doğuştan normal olan bir kalpte sonradan gelişen kalp bozuklukları <strong>edinsel (kazanılmış) kalp hastalıkları</strong> olarak adlandırılmaktadır. Edinsel kalp hastalıkları genel olarak kalp kası ya da kapak bozuklukları şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bu hastalıklar, kalbin diğer yapılarının bozuklukları ya da sistemik hastalıkların etkilerinden bağımsız olarak, kalp kasının kendisine ait bozukluklardır. Dilate (konjestif) KMP, hipertrofik KMP, restriktif KMP, aritmojenik sağ karıncık kardiyomiyopatisi ve sol karıncık nonkompaksiyon kardiyomiyopatisi olarak adlandırılan farklı tipleri bulunmaktadır.</p>
<h2><strong>Dilate (Konjestif) Kardiyomiyopati</strong></h2>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-2.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1476" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-2-792x720.jpeg" alt="Dilate Kardiyomiyopati" width="500" height="454" title="Kardiyomiyopati ve Tedavisi 30" srcset="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-2-792x720.jpeg 792w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-2-768x698.jpeg 768w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-2.jpeg 1053w" sizes="auto, (max-width: 500px) 100vw, 500px" /></a>En sık görülen kardiyomiyopati tipidir. Tipik olarak kalp kası incelmiş, sol karıncık genişlemiş ve kalbin kasılma işlevi bozulmuştur. Dolayısıyla bu hastalıkta kalp vücuda yeterli miktarda kan pompalayamaz. Başlangıçta şikâyete neden olmayan bu hastalıkta kalp yetersizliği geliştikten sonra birçok belirtiler ortaya çıkar. Yenidoğan ve süt çocuklarında beslenme zorluğu, büyüme geriliği, aşırı terleme ve normalden hızlı nefes alıp verme gibi <strong>çocuk/bebek kalp hastalığı belirtileri</strong> görülebilir. Daha büyük çocuklar ve ergenlerde ise nefes darlığı, halsizlik, yorgunluk, baş dönmesi, bayılma (senkop), çarpıntı, ödemle beraber açıklanamayan kilo alımı ve düzelmeyen öksürük belirtileri olabilir. Bu hastaların muayenelerinde taşikardi, akciğerde sıvı birikimi, zayıflamış nabızlar, boyun toplardamarlarında dolgunluk, karaciğer büyümesi gibi kalp yetersizliği bulguları vardır.</p>
<h3><strong>Nedenleri:</strong></h3>
<p>Dilate kardiyomiyopatinin birçok nedeni vardır. Bu hastalığın yaklaşık %20-50&#8217;si ailesel geçişli, yani genetik kaynaklıdır. Bu çocukların anne-babaları, kardeşleri, teyzeleri, amcaları veya kuzenlerinde de kalp kası hastalığı görülebilir. Çocuklarda, dilate KMP’nin en sık kazanılmış sebebi ise virüslerin neden olduğu kalp kası itihabı, yani miyokardittir. Bu bozukluğun diğer nedenleri kemoterapi ilaçları ve bazı metabolik hastalıklardır. Ancak, dilate KMP’ye neden olan hastalık veya bozukluk çoğunlukla gösterilemez. Bu çocukların kalp kası hastalıkları idiyopatik (nedeni bilinmeyen) dilate kardiyomiyopati olarak adlandırılır.</p>
<h3>Tanısı:</h3>
<p>Bu hastalığın tanısı<strong> çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong> tarafından yapılacak <strong>çocuk/bebek kalp testleri</strong> sonucu konulmaktadır. Ekokardiyografi (EKO), dilate kardiyomiyopati tanısı için en yaygın kullanılan testtir, çünkü sol karıncık genişlemesi ve kalbin kasılma işlevi EKO ile kolaylıkla değerlendirilebilir. Kan testleri, elektrokardiyografi (EKG), stres EKO, kalp kateterizasyonu (anjiyo) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) de tanı için yapılan tetkiklerdendir. Bazı durumlarda, dilate KMP’nin nedenini belirleyebilmek için kalp kateterizasyonu (anjiyo) ile miyokard biyopsisi (kalp kası örneği) alınabilir.</p>
<h3>Tedavisi:</h3>
<p>Dilate KMP’li hastaların tedavisi hastanın bulgularına göre değişkenlik göstermektedir. Kalp yetersizliği belirtileri varsa çeşitli ilaçlarla bu durum kontrol altına alınmaya çalışılır. Yorgunluk, baş dönmesi veya nefes darlığı gibi yakınmaları olan hastaların hareketlerini sınırlandırmaları önemlidir. Ani kalp durması riski taşıyan çocuklara takılabilir kardiyovertör defibrilatör (implantable cardioverter-defibrillator, ICD) önerilebilir. Dilate KMP’li bazı hastalarda, kalıcı kalp pili ICD ile birleştirilerek kullanılabilir.</p>
<h3>Takibi:</h3>
<p>Hastalığın ilerleyerek kötüleşmesi tipiktir. İlaçlara rağmen kalp fonksiyonlarının kötüleşmeye devam etmesi durumunda, kalbin kan pompalama işlevine yardımcı olmak ve vücuda yeterli miktarda kan pompalanmasını sağlamak için mekanik bir cihaz gerekebilir. Küçük çocuklar için bu amaçla “Berlin kalp cihazı” kullanılır. Daha büyük çocuklar için cerrahi olarak yerleştirilebilecek çok sayıda cihaz vardır. Ancak, dilate KMP’li hastaların önemli bir kısmı kalp nakline adaydır.</p>
<h2><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-3.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-full wp-image-1477" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-3.jpeg" alt="Hipertrofik Kardiyomiyopati" width="396" height="496" title="Kardiyomiyopati ve Tedavisi 31"></a>Hipertrofik Kardiyomiyopati</h2>
<p>Kalbin karıncık kaslarında kalınlaşma ve karıncıkların iç boşluğunda küçülme vardır. Bu kalınlaşma tipik olarak sol karıncık kaslarında olur. Karıncıkların kasılma fonksiyonu (sistol) artmıştır, ancak gevşeme işlevindeki (diastol) bozukluklar nedeniyle karıncıkların kanla doluşu azalmıştır. Bazı kişilerde bu kalınlaşma sol karıncıktan aorta kan akışını engeller, bu durum “<strong>çıkım yolu darlığı</strong>” olarak adlandırılır.</p>
<p>Hipertrofik kardiyomiyopati bozukluğunun toplumda 500’de 1 sıklığında olduğu kabul edilmektedir. Bu kişilerde kalp kası hücrelerinin dağınık ve düzensiz yerleştiği gösterilmiştir. Bu düzensizlik, kalbin karıncıklarındaki elektrik sinyallerinin bozulmasına ve dolayısıyla ventriküler taşikardi (kalbin karıncıklarından kaynaklanan taşikardi) gibi ciddi ritim bozukluklarının gelişmesine neden olabilir.</p>
<h3>Belirtileri:</h3>
<p>Kalp yetersizliği veya ventriküler ritim bozukluğu gelişmeyen hipertrofik KMP’li hastalarda herhangi bir yakınma olmayabilir. Yenidoğan ve süt çocuklarında aşırı terleme, beslenme bozukluğu ve kilo alım azlığı görülebilir. Daha büyük çocuklarda ise; nefes darlığı, yorgunluk, halsizlik, baş dönmesi, bayılma, göğüs ağrısı ve çarpıntı gibi şikâyetler olabilir.</p>
<p>Hipertrofik KMP’nin en ciddi komplikasyonu ani kalp durmasıdır ve bu hastalarda tipik olarak spor veya ağır egzersizle ilişkili ani ölüm riski vardır. Ani kalp durması, ventriküler taşikardiden kaynaklanan ani bir kalp işlev kaybıdır. Bu durumda acil tedaviler hemen başlatılamazsa, ani kardiyak ölüm meydana gelebilir. Hipertrofik KMP, 30 yaşın altındaki kişilerde ani kardiyak ölümün en sık sebebi olduğu için, tanı konulan çocuklar Çocuk Kardiyoloji Uzmanı tarafından düzenli aralıklarla takip edilmelidirler.</p>
<h3>Genetik Faktör:</h3>
<p>Hipertrofik KMP genel olarak ailevi bir hastalıktır ve olguların yarısından fazlasında kalıtım şekli gösterilebilir. Genellikle ergenlerde ve genç erişkinlerde ortaya çıkar. Genetik yatkınlığı olan çoğu kişide çocukluk çağı boyunca karıncık kas duvarı kalınlığında dikkat çekici bir artış görülür. Hipertrofik KMP tanısı konulan bir çocuğun anne-babası, kardeşleri ve hatta anne-baba kardeşleri ve kuzenleri de bu kalp kası hastalığına sahip olabilirler. Bu bozukluk, genetik sendromların, metabolik veya mitokondriyal hastalıkların bir parçası olarak da ortaya çıkabilir. Bazı hastalarda ise, kalp kası kalınlaşmasının sebebi tedavi edilmemiş veya kötü kontrol edilmiş kan basıncı yüksekliğidir. Ayrıca dayanıklılık sporcularında da hipertrofi gelişebilir. Bazı çocuklarda ise, hipertrofik KMP’nin nedeni gösterilemez.</p>
<h3>Tanısı:</h3>
<p>Hipertrofik KMP tanısı, diğer kalp kası bozukluklarında olduğu gibi, aile öyküsü, tıbbi geçmiş, muayene bulguları ve kalp tetkikleri ile konulmaktadır. Ritim problemleri, ani kardiyak veya açıklanamayan ölüm, kalp ameliyatı ya da diğer kalp hastalıklarının varlığına göre hastaya ait bir aile ağacı çıkarılması çok önemlidir. EKO, hipertrofik KMP tanısı için en sık kullanılan testtir, çünkü kalp kasındaki kalınlaşmayı kolaylıkla gösterir. Kalp kasının ileri tanımını yapmak ve skar dokusu gelişimini değerlendirmek için kalp MRG’si çekilebilir. Ayrıca, kan testleri, EKG, stres EKO ve kalp kateterizasyonu (anjiyo) da gerekebilir.</p>
<h3>Tedavisi:</h3>
<p>Hipertrofik KMP’nin tedavisi çocuğun durumuna göre değişir. Çıkım yolu darlığı, kalbin çalışması ve işlevi, yakınmaları, hastanın yaşı ve hareketliliği, ritim bozukluğu ve aile öyküsüne göre tedavi düzenlenebilir. Bu hastalığın tedavisindeki hedefler; hastanın şikâyetlerini en aza indirmek ve kalp yetersizliği veya ani kardiyak ölüm gibi komplikasyonların önüne geçebilmektir. Dolayısıyla, sol karıncık kasılmasını azaltmak, gevşemesini ve sol karıncık çıkım yolunun genişliğini arttırmak amaçlanır. Yarışmalı sporlar yapılmamalıdır. Beta blokörler, kalsiyum kanal blokörleri veya bazı ritim düzenleyiciler gibi ilaç tedavileri gerekebilir. Ani kardiyak ölüm riski olan çocuklar için ICD kullanılabilir. Tıbbi tedaviye rağmen şikâyetleri devam eden hastalara farklı tekniklerde cerrahi girişim uygulanabilir.</p>
<h2 data-wp-editing="1"><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-5.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1478" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-5.jpeg" alt="Restriktif kardiyomiyopati" width="375" height="311" title="Kardiyomiyopati ve Tedavisi 32"></a>Restriktif Kardiyomiyopati</h2>
<p>Nadir bir kalp kası bozukluğudur. Karıncıkların duvarları aşırı sertleştiği için gevşemesi kısıtlanmış, kan doluşu azalmış ve bu nedenle her iki kulakçık belirgin olarak genişlemiştir. Bu hastalıkta kalbin kasılma işlevi normal olabilir.</p>
<p>Hastaların çoğunda belirti yoktur. Hastalık ilerleyince kalp yetersizliği bulguları ortaya çıkar. En ciddi komplikasyonu hızlı kalp ritim bozukluğunun sebep olduğu ani kardiyak ölümdür.</p>
<p>Restriktif kardiyomiyopatili hastaların yaklaşık dörtte birinde genetik zemin bulunur. Ayrıca amiloidoz, hemokromatozis, sarkoidoz ve Fabry hastalığında da bu bozukluk görülebilir.</p>
<h2><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1479" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-1.jpeg" alt="Aritmojenik Kardiyomiyopati" width="157" height="200" title="Kardiyomiyopati ve Tedavisi 33"></a>Aritmojenik Sağ Karıncık Kardiyomiyopatisi</h2>
<p>Nedeni bilinmeyen nadir bir kalp kası hastalığıdır. Bu hastalıkta kalbin sağ karıncık kasının bir kısmı veya tamamının yerini yağ doku ya da fibröz doku almıştır. Bu nedenle sağ karıncık duvarı kâğıt gibi incelmiştir. Sol karıncık genellikle normaldir.</p>
<p>Aritmojenik sağ karıncık kardiyomiyopatisinin en tipik kliniği ergenlik çağı veya genç yetişkinlerde ortaya çıkan çarpıntı, bayılma, kalp durması ya da ani kardiyak ölümdür. Bu belirtilerin sebebi ise, sağ karıncık kaynaklı izole erken atımlardan <strong>ventriküler taşikardi ve ventriküler fibrilasyona</strong> kadar değişen ritim bozukluklarıdır.</p>
<h2>Sol Karıncık Nonkompaksiyon Kardiyomiyopatisi</h2>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-4.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1480" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/05/Kardiyomiyopati-4.jpeg" alt="Kardiyomiyopati 4" width="800" height="316" title="Kardiyomiyopati ve Tedavisi 34"></a></p>
<p>Sol karıncık kasının gevşek örgüsünün, anne karnındayken normal yoğunlaşmasında olan duraklama sonucunda meydana gelir. “<strong>Sol karıncıkta aşırı trabekülasyon”</strong> veya “<strong>süngerimsi miyokard”</strong> olarak da adlandırılır. Bu hastalıkta trabekülasyonlar tipik olarak kalbin tepesinde (kardiyak apeks) olur, ancak sol karıncığın herhangi bir yerinde de görülebilir. Bu çocuklarda nonkompaksiyonla beraber diğer kalp kası hastalıkları da (hipertrofik, dilate veya restriktif KMP) bulunabilir.</p>
<p>Bu bozukluğun tanısı herhangi bir yaşta konulabilir. Ancak hastaların çoğunda ilerleyen yaşlara kadar tanı konulamayabilir. Genetik bir hastalık olduğu bilinmesine rağmen hastaların ancak %20-40’ında genetik kalıtım gösterilebilir.</p>
<p><strong>İletişim Bilgileri:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Her Türlü Soru İçin bize Ulaşın: <strong><a href="https://drosmanozdemir.com/">https://drosmanozdemir.com/</a></strong></p>
<p>Doç Dr Osman Özdemir, <a href="https://drosmanozdemir.com/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong>Çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong></a></p>
<p><strong>Tel:</strong> +90 (312) 287 89 98</p>
<p><strong>Adres:</strong> Kızılırmak Mahallesi 1450. Sokak, Ankara Ticaret Merkezi (ATM) A Blok Ofis No: 8 (2.kat) Çukurambar / ANKARA, 06510 Çankaya/Ankara</p>
<p><strong>İlgili Linkler:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Daha Geniş Bilgi İçin: <strong><a href="https://drosmanozdemir.com/cocuk-kardiyoloji/cocuk-kalp-hastaliklari/">https://drosmanozdemir.com/cocuk-kardiyoloji/cocuk-kalp-hastaliklari/</a></strong></p>
<p>Bizi Sosyal Medyada Takip Edin:<br />
<a class="broken_link" href="https://www.instagram.com/drosmanozdemir/" target="_blank" rel="dofollow doopener doreferrer noopener noreferrer"><strong>https://www.instagram.com/drosmanozdemir</strong></a></p>
<p><a class="broken_link" href="https://www.youtube.com/channel/UC6HPwR3okJhaOBFciF28kZg" target="_blank" rel="dofollow noopener noreferrer"><strong>https://www.youtube.com/cocuk-kardiyoloji-uzmani</strong></a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drosmanozdemir.com/kardiyomiyopati-ve-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PDA Tanı ve Tedavisi</title>
		<link>https://drosmanozdemir.com/pda-nedir-nasil-tedavi-edilir/#utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=pda-nedir-nasil-tedavi-edilir</link>
					<comments>https://drosmanozdemir.com/pda-nedir-nasil-tedavi-edilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Osman Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Feb 2019 12:42:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk & Bebek Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuştan Kalp Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drosmanozdemir.com/?p=1256</guid>

					<description><![CDATA[PDA, tam adı ile Patent Duktus arteriozus, kalpten çıkan 2 büyük atardamarı (aort ile akciğer atardamarı) birbirine bağlayan bir damardır. Bu damar doğumdan sonra kapanması gereken sürede kapanmayıp açık kalırsa patent duktus arteriozus (PDA) olarak adlandırılır. Prematüre (37. gebelik haftasından önce doğan) bebeklerdeki PDA’lar hariç, doğuştan kalp hastalıklarının yaklaşık %10’unu oluşturmaktadır PDA’nın Sebebi Nedir? Anne [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>PDA, tam adı ile Patent Duktus arteriozus, kalpten çıkan 2 büyük atardamarı (aort ile akciğer atardamarı) birbirine bağlayan bir damardır. Bu damar doğumdan sonra kapanması gereken sürede kapanmayıp açık kalırsa patent duktus arteriozus (PDA) olarak adlandırılır. Prematüre (37. gebelik haftasından önce doğan) bebeklerdeki PDA’lar hariç, doğuştan kalp hastalıklarının yaklaşık %10’unu oluşturmaktadır </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright"><img loading="lazy" decoding="async" width="600" height="400" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/02/pda-nedir-2.png" alt="pda nedir" class="wp-image-1261" title="PDA Tanı ve Tedavisi 35"></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>PDA’nın Sebebi Nedir?</strong></h2>



<p>Anne karnındaki bebek solunum yapmadığı ve hava
yollarında oksijen bulunmadığı için bebeğin oksijenden fakir (kirli) kanı kendi
akciğerlerinde temizlenemez. Bu nedenle bebeğin kirli kanının akciğerlerine
gitmemesi gerekir. Duktus arteriozus adı verilen kanal şeklindeki damar,
doğumdan önce bebeğin kirli kanının akciğerlerinden uzaklaşmasını ve bu kanın aortun
alt kısmına yönlenmesini sağlar. </p>



<p>Her bebek bir duktus arteriozus ile doğar.
Doğumdan sonra, bebek solunum yapıp akciğerleri havalanınca bu damara gerek
kalmaz ve genellikle ilk birkaç gün içinde daralarak kapanır.</p>



<p>Duktus arteriozusun doğumdan sonra kapanmaması prematüre (37. gebelik haftasından önce doğan) bebeklerde sık görülür, ancak bazen zamanında doğan bebeklerde de kapanmayabilir. Çoğu çocukta, PDA&#8217;nın nedeni bilinmemektedir. Bazı çocukların PDA ile birlikte farklı doğuştan kalp hastalıkları da olabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>PDA Kalbi ve Dolaşım Sistemini Nasıl Etkiler?</strong></h2>



<p> Normalde, kalbin sol karıncığı aort ile tüm vücuda oksijenden zengin (temiz) kanı pompalarken, sağ karıncık akciğer atardamarı ile sadece akciğerlere oksijenden fakir (kirli) kanı pompalar. Doğumdan sonra, aort basıncı akciğer atardamarındaki basınçtan çok yüksek olduğu için, duktus arteriozus açık kalmaya devam ederse aorttan akciğer atardamarına fazladan kan gelmesine yol açar. PDA büyükse, akciğer atardamarına fazladan gelen kan, kalp ve akciğerlerin daha fazla çalışmasına neden olur.</p>



<h2 class="wp-block-heading"> <strong>PDA Çocuğu Nasıl Etkiler?</strong> </h2>



<p></p>



<p>PDA küçükse; şikâyete neden olmaz,
çünkü kalp ve akciğerler daha fazla çalışmak zorunda kalmazlar. Bu çocuklardaki
tek anormal bulgu, doktor muayenesinde belirgin bir üfürüm duyulması olabilir.</p>



<p>PDA büyükse; çocuk normalden daha hızlı ve daha sert nefes alabilir. Bebekler normal beslenmekte ve büyümekte güçlük çekebilirler. Bu hastalarda beslenirken nefes nefese kalma, çabuk yorulma ve terleme, büyüme geriliği, sık akciğer enfeksiyonu veya ağlarken morarma belirtileri de olabilir. Belirtilerin ortaya çıkması doğumdan sonraki birkaç hafta ile birkaç ayı bulabilir. Normalden daha fazla kan gelen akciğerlerdeki atardamarlarda yüksek basınç gelişebilir. Bu durum zamanla akciğer atardamarlarında kalıcı hasara neden olabilir.<strong> </strong></p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>PDA’nın Tanısı</strong></h2>



<p> Çocuk Kardiyoloji Uzmanı tarafından muayene edilmesi gereken bu hastaların göğüs röntgeni ve elektrokardiyografi (EKG) tetkiklerinde sol kulakçık, sol karıncık ve akciğer atardamarında genişlemeye ait bulgular görülebilir. PDA’nın tipi ve boyutunun belirlenmesi ve kesin tanısının konulması ise ekokardiyografi (EKO) tetkiki ile mümkün olur. </p>



<h2 class="wp-block-heading"> <strong>PDA’nın Tedavisi</strong> </h2>



<p>Küçük PDA&#8217;lar genellikle hayatın ilk aylarında
kendiliğinden kapanırlar. Kapanmayan küçük PDA’lara, cerrahi müdahale veya
diğer tedaviler gerekli olmaz. Küçük PDA’lar az miktarda kan geçişine neden
oldukları için kalp ve akciğerleri yormazlar ve bebeklerin gelişimini
etkilemezler. Bu nedenle küçük PDA’lar kapatılmayıp Çocuk Kardiyoloji Uzmanı
tarafından takibe alınırlar.</p>



<p>Prematüre yenidoğan bebeklerde ağızdan veya damar yolundan verilen bazı ilaçlar PDA’nın kapanmasına yardımcı olabilirler. Yaşamın ilk birkaç haftasından sonra, bu ilaçlar da PDA’nın kapanmasında etkisiz kalırlar. Böyle bir durumda, prematüre bebeklerde solunum sıkıntısına neden olan PDA’ların ameliyat ile kapatılması gerekebilir.</p>



<p>PDA tipi ve boyutu uygun olan hastaların ameliyatsız olarak tedavi edilmeleri tercih edilmektedir. Ameliyatsız kapama tekniğinde, genel anestezi olmadan, derin sedasyon (derin uyku) uygulanmaktadır. Derin uykuya geçen hastanın kasık toplardamarından iğne ile girilir, bu giriş yerinden kateterler (uzun ince tüpler) ilerletilerek bir yol oluşturulur ve bu yol aracılığıyla ulaşılan PDA bir bobin (coil) veya birbirine ortadan bağlı iki&nbsp;<a rel="noreferrer noopener" href="http://www.milliyet.com.tr/disk/" target="_blank">disk</a>&nbsp;şeklinde olan kapama cihazları yerleştirilerek kapatılır. Kalbinde sürekli olarak kalan bu kapama cihazı nedeniyle çocuğun günlük yaşamı etkilenmez. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright"><img loading="lazy" decoding="async" width="500" height="500" src="//i3.wp.com/drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/02/PDA-TEDAVİSİ.png" alt="PDA TEDAVİSİ" class="wp-image-1263" title="PDA Tanı ve Tedavisi 36" srcset="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/02/PDA-TEDAVİSİ.png 500w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/02/PDA-TEDAVİSİ-150x150.png 150w" sizes="auto, (max-width: 500px) 100vw, 500px" /></figure></div>



<p>PDA ameliyatsız kapama tekniklerine uygun olmadığında cerrahi işlem ile kapatılır. Ameliyat için genel anestezi sağlandıktan sonra, bebeğin göğsünün sol tarafındaki kaburgaların arasına bir kesi yapılarak PDA’ya ulaşılır. PDA, dikişle bağlanarak veya kanalın uçlarına küçük metal klipsler yerleştirerek kapatılır.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright"><img loading="lazy" decoding="async" width="500" height="450" src="//i3.wp.com/drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/02/PDA-AMELİYAT-TEDAVİSİ-2.png" alt="PDA AMELİYAT TEDAVİSİ 2" class="wp-image-1268" title="PDA Tanı ve Tedavisi 37"></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>PDA’sı Olan Çocukların İzlemi</strong></h2>



<p>Küçük
PDA’lı hastalar veya ameliyatsız ya da cerrahi olarak kapatılmış PDA’sı olan
çocuklar, özel önlem almadan ve artmış bir risk olmadan, yaşıtlarıyla benzer
fiziksel aktivitelerde bulunabilirler. Ancak bu kararın takip eden Çocuk
Kardiyoloji Uzmanı tarafından verilmesi ve belirli aralıklarda hastaların
kontrol edilmesi önemlidir. Uzun vadeli takip sonucu mükemmeldir ve genellikle
ilaç tedavisi veya ek bir işlem gerekmez. Günümüzde PDA’sı tedavi edilen çocukların neredeyse tamamı,
sağlıklı olarak yetişkin yaşlara ulaşmaktadır.</p>



<p>PDA’sı olan çocukların enfektif endokarditten (kalbin en iç dokusu ve kapakçıklarının iltihaplanmasından) korunması gerekmektedir. Enfektif endokarditten korunma için, ağız ve diş temizliği çok önemlidir. Ayrıca bu hastalara, cerrahi işleminden 30 dakika önce damar yolundan veya 1 saat önce ağızdan uygun dozda antibiyotik verilmesi gerekir.</p>



<p><strong>İletişim Bilgileri:</strong></p>



<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Her Türlü Soru İçin bize Ulaşın: <strong><a href="https://drosmanozdemir.com/">https://drosmanozdemir.com/</a></strong></p>



<p>Doç Dr Osman Özdemir,&nbsp;<a href="https://drosmanozdemir.com/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong>Çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong></a></p>



<p><strong>Tel:</strong>&nbsp;+90 (312) 287 89 98</p>



<p><strong>Adres:</strong>&nbsp;Kızılırmak Mahallesi 1450. Sokak, Ankara Ticaret Merkezi (ATM) A Blok Ofis No: 8 (2.kat) Çukurambar / ANKARA, 06510 Çankaya/Ankara</p>



<p><strong>İlgili Linkler:</strong></p>



<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Daha Geniş Bilgi İçin: <strong><a href="https://drosmanozdemir.com/cocuk-kardiyoloji/cocuk-kalp-hastaliklari/">https://drosmanozdemir.com/cocuk-kardiyoloji/cocuk-kalp-hastaliklari/</a></strong></p>



<p>Bizi Sosyal Medyada Takip Edin:  <br><a rel="noreferrer noopener" href="https://www.instagram.com/drosmanozdemir/" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/drosmanozdemir</strong></a> </p>



<p><a href="https://www.youtube.com/cocuk-kardiyoloji-uzmani" class="broken_link" rel="nofollow noopener" target="_blank"><strong>https://www.youtube.com/cocuk-kardiyoloji-uzmani</strong></a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drosmanozdemir.com/pda-nedir-nasil-tedavi-edilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Taşikardi ve Tedavisi</title>
		<link>https://drosmanozdemir.com/tasikardi-ve-tedavisi/#utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=tasikardi-ve-tedavisi</link>
					<comments>https://drosmanozdemir.com/tasikardi-ve-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Osman Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Jan 2019 14:56:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk & Bebek Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Ritim Bozuklukları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drosmanozdemir.com/?p=1233</guid>

					<description><![CDATA[Taşikardi, çocuklarda ortaya çıkan önemli ve sık görülen ritim bozukluklarının genel adıdır. Kalbin kasılmasını ve gevşemesini düzenleyen elektriksel ileti sistemindeki tüm bozukluklar “ritim bozukluğu” olarak adlandırılmaktadır. “Aritmi” ve “disritmi”, genel olarak kalp atışlarındaki düzensizlik ve eşitsizlik, yani ritim bozukluğu anlamında kullanılmaktadır. Yaş büyüdükçe kalp hızı azalır. Dolayısıyla, normal kalp hızı yaş ile değiştiği için; hastanın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Taşikardi, çocuklarda ortaya çıkan önemli ve sık görülen ritim bozukluklarının genel adıdır. Kalbin kasılmasını ve gevşemesini düzenleyen elektriksel ileti sistemindeki tüm bozukluklar “<strong>ritim bozukluğu</strong>” olarak adlandırılmaktadır. “<strong>Aritmi</strong>” ve “<strong>disritmi</strong>”, genel olarak kalp atışlarındaki düzensizlik ve eşitsizlik, yani ritim bozukluğu anlamında kullanılmaktadır. Yaş büyüdükçe kalp hızı azalır. Dolayısıyla, normal kalp hızı yaş ile değiştiği için; hastanın yaş grubu için normalin üst sınırının üzerindeki kalp hızı değerleri “<strong>taşikardi</strong>” olarak adlandırılmaktadır. Dolayısıyla, taşikardi tanımı için yaşa göre istirahattaki kalp hızı değerlerinin normal sınırlarını dikkate almak gerekmektedir.</p>
<table style="height: 680px;" width="826">
<tbody>
<tr>
<td colspan="4" width="605"><strong>İstirahatte Kalp Hızının Yaşa Göre Normal Değerleri</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="151"><strong>Yaş</strong></td>
<td width="151"><strong>En düşük kalp hızı</strong></p>
<p><strong>(atım/dakika)</strong></td>
<td width="151"><strong>Ortalama kalp hızı</strong></p>
<p><strong>(atım/dakika)</strong></td>
<td width="151"><strong>En yüksek kalp hızı</strong></p>
<p><strong>(atım/dakika)</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="151"><strong>İlk 6 ay</strong></td>
<td width="151">90</td>
<td width="151">145</td>
<td width="151">180</td>
</tr>
<tr>
<td width="151"><strong>6 ay – 1 yaş</strong></td>
<td width="151">106</td>
<td width="151">145</td>
<td width="151">185</td>
</tr>
<tr>
<td width="151"><strong>1 yaş – 2 yaş</strong></td>
<td width="151">105</td>
<td width="151">132</td>
<td width="151">170</td>
</tr>
<tr>
<td width="151"><strong>2 yaş – 4 yaş</strong></td>
<td width="151">90</td>
<td width="151">120</td>
<td width="151">150</td>
</tr>
<tr>
<td width="151"><strong>4 yaş – 6 yaş</strong></td>
<td width="151">72</td>
<td width="151">108</td>
<td width="151">135</td>
</tr>
<tr>
<td width="151"><strong>6 yaş – 10 yaş</strong></td>
<td width="151">65</td>
<td width="151">100</td>
<td width="151">135</td>
</tr>
<tr>
<td width="151"><strong>10 yaş – 14 yaş</strong></td>
<td width="151">65</td>
<td width="151">90</td>
<td width="151">130</td>
</tr>
<tr>
<td width="151"><strong>14 yaş üzeri</strong></td>
<td width="151">60</td>
<td width="151">85</td>
<td width="151">120</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h2>Taşikardi Sebepleri</h2>
<p>Kafeinli yiyecek ve içecekler (çay, kahve, çikolata, kola, enerji içecekleri), sigara, alkol, kokain ve diğer uyarıcılar, yüksek ateş, bazı diyet ilaçları, kan elektrolitlerindeki dengesizlikler, tiroid bezinin normalden fazla çalışması (hipertiroidi), kansızlık (anemi), kan şekeri düşüklüğü, ani stres ve endişe hali, dolaşım şoku, ilaçlar (tiroid hormonları, astım, hipertansiyon, grip, depresyon, ritim düzenleyici ilaçların bazıları), doğuştan veya sonradan gelişen kalp hastalıkları, kalp yetersizliği, geçirilmiş büyük kalp ameliyatı ya da kalp krizi (enfarktüs), akciğer embolisi, kalp tümörleri ve genetik problemler çocuklarda görülen taşikardilerin nedenleridir.</p>
<h2>Taşikardinin Kalbe ve Vücuda Etkileri</h2>
<p>Çocuklarda taşikardi geliştiğinde, hastanın kalbinin üst ve alt odacıkları (atriumlar ve ventriküller) normalden daha hızlı bir şekilde kasılırlar. Kalp çok hızlı kasıldığında, kanı etkili bir şekilde pompalayamaz ve hem kalp hem de vücuttaki diğer organlara kan akışı azalır. Böylece birçok organın çalışması bozulur. Ayrıca, daha fazla çalışan kalp kaslarının oksijen ihtiyacı artar. Bu durum tedavi edilmez ve uzun süre devam ederse oksijensiz kalan kalp kası hücreleri ölür ve kalp krizi meydana gelebilir.</p>
<h2>Taşikardinin Belirtileri</h2>
<p>Kalp hızının anormal şekilde artması çocuklarda çarpıntı (nabzın hızlı ve/veya düzensiz hissedilmesi), göğüs ağrısı, nefes darlığı, çabuk yorulma, baş dönmesi ve bayılma gibi belirtilerle ortaya çıkabilir. Bazen de hiçbir belirtiye yol açmaksızın ani ölüme neden olabilirler.</p>
<h2>Çocuklarda Görülen Taşikardiler</h2>
<h3>1-Sinüs Taşikardisi:</h3>
<p>Kalbin kasılmasını sağlayan sinüs düğümündeki elektriksel uyarıların normalden daha hızlı bir şekilde gönderilmesi sonucunda ortaya çıkar. Sinüs taşikardisinde kalp hızı genellikle dakikada 200 atımın altındadır.</p>
<h3>2-Supraventriküler Taşikardiler:</h3>
<p>Çocuklarda en sık karşılaşılan ritim bozukluklarındandır. Kalp karıncıklarının üst kısmında başlayan ve oldukça hızlı kalp atışlarıdır. Birkaç saniye sürebileceği gibi günlerce de sürebilir. Hastaların yaklaşık yarısında herhangi bir kalp hastalığı yoktur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3>3-Atrial Flatter ve Fibrilasyon:</h3>
<p>Kalbin üst kısmında yer alan odacıklar olan kulakçıklarda (atriumlarda) düzensiz elektriksel uyarılarının neden olduğu ciddi taşikardilerdir. Atrial fibrilasyonun en sık görülen sebebi kalp kapak bozukluklarıdır.</p>
<h3><strong>4-Ventriküler Taşikardiler:</strong></h3>
<p>Kalbin alt kısmında yer alan odacıklar olan karıncıklarda (ventriküllerde) anormal derecede elektrik sinyallerinin ortaya çıkması durumudur. Oldukça kısa sürebileceği gibi acil müdahale gerektirebilen uzun ataklar şeklinde de kendini gösterebilir.</p>
<h3>5-Ventriküler Fibrilasyon:</h3>
<p>Ventriküllerde karmaşık ve çok hızlı elektriksel uyarılar geliştiği için vücut için gerekli kan pompalanamaz. Çoğunlukla kalp hastalığı olan çocuklarda ölümcül sonuçlar doğurabilen bir taşikardi şeklidir. Özellikle ileri yaşlarda, kalp krizi öncesinde ya da sonrasında ortaya çıkar.</p>
<h2><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-7.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1236" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-7-863x720.jpeg" alt="Taşikardi Tanısı" width="450" height="375" title="Taşikardi ve Tedavisi 41" srcset="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-7-863x720.jpeg 863w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-7-768x641.jpeg 768w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-7.jpeg 940w" sizes="auto, (max-width: 450px) 100vw, 450px" /></a>Taşikardilerde Tanı</h2>
<p>İlk aşamada basit bir test olan elektrokardiyografi (EKG) çekilmelidir. Özellikle hasta doktora ya da hastaneye ulaştığında şikâyeti devam ederken çekilecek EKG’nin tanısal değeri çok fazladır. EKG çekilmesi mümkün değilse olay anında çocuğun bir dakikalık nabız sayısının belirlenmesi ve kan basıncının ölçülmesi de tanıya yardımcı olabilir.</p>
<p>Çocuğun şikâyetine göre ekokardiyografi (EKO), 24 saatlik Holter ile EKG izlemi, anlık olay kaydediciler, eforlu EKG (egzersiz) testi ve elektrofizyolojik çalışma gibi ileri tetkikler gerekebilir.</p>
<h2>Taşikardisi Olan Çocuklar İçin Öneriler ve Tedaviler</h2>
<p>Bu hastalar çay, kahve, kola, çikolata ve sigara tüketimi ile stres (gerilim) ve uykusuzluktan kaçınmalıdırlar. Tiroid, astım, grip ve depresyon ilaçları gibi çarpıntı ile ilişkisi gösterilmiş ilaçları doktor kontrolünde kullanmalıdırlar. Sinüs taşikardisinin çoğunlukla kalp dışı sebeplerden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, sinüs taşikardisi tanısı konulan çocukların tedavisindeki temel hedef, kalbin hızlı atmasına yol açan durumların belirlenmesi ve ortadan kaldırılması olmalıdır. Bayılmaya neden olan taşikardilerin ani ölümle sonuçlanabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle çarpıntı şikâyeti olan çocuklar Çocuk Kardiyoloji Uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-11.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1237" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-11.jpeg" alt="Taşikardi Tedavisi 1" width="1000" height="255" title="Taşikardi ve Tedavisi 42" srcset="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-11.jpeg 1600w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-11-768x196.jpeg 768w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></a>Taşikardi atağı sırasında çocuk sakinleştirilerek yatırılmalı, derin nefes alması ve ıkınması sağlanmalıdır. Özellikle supraventriküler taşikardi atağı geçiren hastaların boyundaki atar damarına tek taraflı masaj yapılması (sadece büyük çocuklarda) veya yüzünün buzlu-soğuk suyla yıkanması atağı sonlandırabilir ya da kalp hızını kısmen yavaşlatabilir. Buna rağmen taşikardi devam ediyorsa hasta en yakın sağlık kuruluşuna götürülmeli ve oraya ulaşır ulaşmaz da EKG çekilmelidir. Adenozin, supraventriküler taşikardinin akut tedavisinde hızlı ve yüz güldüren sonuçları olan ve damar yolundan verilen ilaçtır.</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-3.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1239" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-3.jpeg" alt="Taşikardi Tedavisi 2" width="1000" height="283" title="Taşikardi ve Tedavisi 43" srcset="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-3.jpeg 1600w, https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2019/01/Taşikardiler-3-768x217.jpeg 768w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></a>İlaç tedavisi ile düzelmeyen ve hemen sonlandırılması gereken supraventriküler taşikardi, atrial flatter, atrial fibrilasyon ve nabızlı ventriküler taşikardilerin tedavisinde hastaya sakinleştirici ilaç verilerek kardiyoversiyon uygulanırken, ventriküler fibrilasyon ve nabızsız ventriküler taşikardilerin tedavisinde acil defibrilasyon işlemi uygulanır. Uygulama her iki işlem için de defibrilatör olarak adlandırılan ve ayarlanmış elektrik akımını hastanın vücuduna veren cihazlar yardımıyla yapılır.</p>
<p>Taşikardinin acil tedavisinden sonra, hastalığın tipine göre bu çocukların bir kısmı ilaç tedavisi verilmeksizin izlenirken, bir kısmı ise tekli veya çoklu ritim düzenleyici ilaçlar verilerek tedavi edilir. Tekrarlayıcı, devamlı veya ani ölüm riski taşıyan ventriküler taşikardili hastalarda takılabilir kardiyovertör defibrilatör (ICD) kullanılması etkin bir tedavi yöntemidir. Ayrıca çocuklardaki bazı taşikardi tiplerinin kalp kateterizasyonu ve elektrofizyolojik çalışma (EPS) sırasında sıcak veya soğuk yakma (kateter ablasyonu ya da kriyoablasyon) işlemleriyle kesin olarak tedavisi mümkündür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İletişim Bilgileri:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Her Türlü Soru İçin bize Ulaşın:</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noopener"><strong>https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/</strong></a></p>
<p>Doç Dr Osman Özdemir, <a href="https://drosmanozdemir.com/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong></a></p>
<p><strong>Tel:</strong> +90 (312) 287 89 98</p>
<p><strong>Adres:</strong> Kızılırmak Mahallesi 1450. Sokak, Ankara Ticaret Merkezi (ATM) A Blok Ofis No: 8 (2.kat) Çukurambar / ANKARA, 06510 Çankaya/Ankara</p>
<p><strong>İlgili Linkler:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Daha Geniş Bilgi İçin:</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/konu/cocuk-kardiyoloji/" target="_blank" rel="noopener">https://drosmanozdemir.com/konu/cocuk-kardiyoloji/</a></p>
<p>Bizi Sosyal Medyada Takip Edin</p>
<p><a class="broken_link seoquake-nofollow" href="https://www.instagram.com/drosmanozdemir/" target="_blank" rel="noopener nofollow"><strong>https://www.instagram.com/drosmanozdemir</strong></a></p>
<p><a href="https://www.youtube.com/channel/UC6HPwR3okJhaOBFciF28kZg" target="_blank" rel="noopener"><strong>https://www.youtube.com/cocuk-kardiyoloji-uzmani</strong></a></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drosmanozdemir.com/tasikardi-ve-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kawasaki Hastalığı</title>
		<link>https://drosmanozdemir.com/kawasaki-hastaligi/#utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kawasaki-hastaligi</link>
					<comments>https://drosmanozdemir.com/kawasaki-hastaligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Osman Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Dec 2018 20:47:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk & Bebek Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sonradan Kalp Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drosmanozdemir.com/?p=1211</guid>

					<description><![CDATA[Kawasaki Hastalığı Genel Kawasaki Hastalığı, ağırlıklı olarak 1-4 yaş (%80) arasındaki çocuklarda görülen, ani başlayan, kendini; yüksek ateş, döküntü; dudak, ağız içi, kol ve bacaklarda değişiklik; gözlerde konjonktivit (Gözdeki konjonktiva tabakasının iltihabı) ve lenf bezlerinde şişme ile gösteren bir çeşit (Vaskülit) damar iltihaplanmasıdır. Vücudun bağışıklık  sisteminin değişik nedenlerden ötürü kendine zarar vermesinden kaynaklanmaktadır. Mukokutanöz lenf [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/12/Kawasaki-Görsel-2.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1212" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/12/Kawasaki-Görsel-2.jpeg" alt="Kawasaki Hastalığı" width="300" height="254" title="Kawasaki Hastalığı 47"></a>Kawasaki Hastalığı Genel</h2>
<p>Kawasaki Hastalığı, ağırlıklı olarak 1-4 yaş (%80) arasındaki çocuklarda görülen, ani başlayan, kendini; yüksek ateş, döküntü; dudak, ağız içi, kol ve bacaklarda değişiklik; gözlerde konjonktivit (Gözdeki konjonktiva tabakasının iltihabı) ve lenf bezlerinde şişme ile gösteren bir çeşit (Vaskülit) damar iltihaplanmasıdır. Vücudun bağışıklık  sisteminin değişik nedenlerden ötürü kendine zarar vermesinden kaynaklanmaktadır.</p>
<p>Mukokutanöz lenf nodu sendromu olarak da adlandırılan Kawasaki hastalığının önemi koroner arterlerin (aortun başlangıcından çıkıp kalbi besleyen atar damarlar) tutulmasından kaynaklanmaktadır. Tıpkı <a href="https://drosmanozdemir.com/akut-romatizmal-ates/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Akut Romatizmal Ateş</strong></a> gibi kalbi tehdit eden bir <a href="https://drosmanozdemir.com/sonradan-olusan-kalp-hastaliklari/" target="_blank" rel="noopener"><strong>edinsel kalp hastalığı</strong></a>dır. Bu hastalık muhtemelen enfeksiyon nedeniyle <a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/12/Kawasaki-Görsel-3.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1213" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/12/Kawasaki-Görsel-3.jpeg" alt="Kawasaki Hastalığı" width="300" height="129" title="Kawasaki Hastalığı 48"></a>tetiklenen bağışıklık sistemi bozukluğu ile oluşmaktadır. Kış aylarında ve ilkbahar başında daha sık görülmektedir. En sık 1-2 yaşlarında ortaya çıkar, hastaların %80’i 4 yaşından küçüktür.</p>
<h2>Kawasaki Hastalığının Klinik Bulguları ve Tanısı</h2>
<p>Hastalığın başlangıcı anidir. Yüksek ateş, kol ve bacaklarda değişiklikler, döküntü, konjonktivit, dudak-ağız içi değişiklikleri ve boyunda lenf bezi şişliği temel klinik bulgularıdır. En az 5 gün devam eden yüksek ateş ile birlikte diğer temel 5 klinik bulgudan en az dördü varsa veya 4’ten az klinik bulgunun yanında koroner arter tutulumu gösterildiyse Kawasaki hastalığı tanısı konulur. İki veya 3 temel klinik bulgu varlığında, artmış iltihap belirteçleri (akut faz reaktanları) ile bunu destekleyen laboratuvar testleri varsa atipik (inkomplet) Kawasaki hastalığı tanısı konulabilir.</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/12/Kawasaki-Hastalığı-Tedavisi.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-full wp-image-1217" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/12/Kawasaki-Hastalığı-Tedavisi.png" alt="Kawasaki Hastalığı Tedavisi" width="500" height="250" title="Kawasaki Hastalığı 49"></a>Mukokutanöz lenf nodu sendromunun klinik bulguları aşağıdaki gibidir:</p>
<h3>1-Yüksek ateş:</h3>
<p>En az 5 gün devam eden yüksek ateş, genellikle 39 °C üzerinde olur ve çoğu hastada 40 °C’yi geçer. Ateş, uygun tedavi ile genellikle 2 gün içerisinde düşer. Tedavi uygulanmayan hastalarda ise ortalama 11 gün devam eder. Diğer klinik bulgular ateşin başlangıcından 2-5 gün sonra ortaya çıkar.</p>
<h3>2-Kol ve bacaklarda değişiklikler:</h3>
<p>Hastalığın ilk 10 günü içerisinde avuç içi ve ayak tabanında kızarıklık, ellerde ve ayaklarda ödem, sonrasında el ve ayak tırnak kenarlarında soyulmalar şeklinde olur.</p>
<h3>3-Döküntü<strong>:</strong></h3>
<p>Yaygın ve tipik olmayan döküntü, gövde, kollar, bacaklar ve özellikle genital bölgede yoğunlaşır. Genellikle 5-7. günlerde ciltte soyulma başlar.</p>
<h3>4-Konjonktivit:</h3>
<p>Her iki gözde akıntısız ve kısa sürede iyileşen kızarıklık şeklindedir.</p>
<h3>5-Dudaklar ve ağız içinde değişiklikler:</h3>
<p>Dudaklarda kızarma, kuruma, çatlama ve kanama, çilek dili, ağız ve boğazda yaygın kızarıklık vardır.</p>
<h3>6-Boyunda lenf bezi şişliği (servikal lenfadenopati):</h3>
<p>Boynun önündeki lenf bezlerinde, genellikle tek taraflı, 1,5 cm çapından büyük sert şişliklerdir. Yukarıdaki klinik bulgulardan daha az görülür ve hastaların sadece yarısında ortaya çıkar.</p>
<h3>7-Kalp-damar tutulumu:</h3>
<p>Hastalığın ilk bulgusu olan ateşin başlamasından sonraki ilk 10 günde tüm vücuttaki küçük damarlarda iltihaplanma (vaskülit) gelişir. Bu etkilenme, koroner arterlerde daha sık olmaktadır. Koroner arterlerin tutulumu ile anevrizma (damarsal şişlik) gelişir. Hastalığın ilk 10 gününde hastaların 5’te birinde ortaya çıkan koroner arter anevrizması 1-3 hafta boyunca devam eder. Ayrıca, kalp ritim bozukluğu, kalp kası çalışmasında bozulma ve kalp yetersizliği, kalp krizi (miyokard enfarktüsü), kalp zarları arasında sıvı birikimi (perikardiyal efüzyon), aort ve mitral kapaklarda yetersizlikler gelişebilir. Bu nedenle, 7 günden uzun süren ateşi olan çocuklar, <a href="https://drosmanozdemir.com/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong></a> tarafından ekokardiyografi <a href="https://drosmanozdemir.com/eko-ekokardiyografi/" target="_blank" rel="noopener"><strong>(EKO)</strong> </a>çekilerek değerlendirilmelidir.</p>
<h3>8-Diğer klinik bulgular:</h3>
<p>Çok sayıda eklemde iltihaplanma (artrit) veya ağrı (artralji), idrarda iltihap hücrelerinde artış (steril pyüri), ishal ve karın ağrısı, karaciğer fonksiyon testlerinde bozulma, sarılık ve safra kesesinde şişlik, huzursuzluk, uyku hali ya da yarı koma, aseptik menenjit ve sinirsel işitme kaybı olabilir.</p>
<h2>Kawasaki Hastalığının Laboratuar Bulguları</h2>
<p>Hastalığın başlangıcından 7 gün sonra iltihap belirteçleri (akut faz reaktanları) yükselmezse ve trombosit sayısı artmazsa Kawasaki hastalığı ekarte edilebilir. İltihap hücrelerinde artış (lökositoz), kansızlık (anemi), kan trigliserit düzeylerinde artış ve HDL kolesterolde azalma saptanabilir.</p>
<p>Bu hastalığın değerlendirilmesinde kullanılan, “<em>Harada skorlamasına”</em> göre, Kawasaki hastalığının ilk 9 gününde, aşağıdaki kriterlerden 4 veya fazlası varsa koroner arter anevrizması gelişme riski artmıştır. <em>Harada skorlamasında</em> kullanılan kriterler: 12 binin üzerinde beyaz küre sayısı, 350 binin üzerinde trombosit sayısı, C reaktif proteinin 3’den fazla olması, %35’in altında hematokrit değeri, 3,5 gramın altında albumin, hastanın yaşı 12 aydan küçük olması ve erkek cinsiyettir.</p>
<h2>Kawasaki Hastalığının Tedavisi</h2>
<p>Bu hastalığın özel bir tedavisi yoktur. Tedavideki temel hedefler koroner arter ve kalp iltihaplanmasını azaltmak ve trombositlerin birleşmesini engelleyerek pıhtılaşmadan korunmaktır. Bu amaçla tercih edilen tedavi, 80-100 mg/kg/gün dozunda ağızdan verilen aspirin ve 12 saat boyunca 2 gr/kg dozunda damar yolundan verilen immünglobulindir. Bu tedaviye ilk 7-10 günde başlanması ile koroner arter tutulumu belirgin olarak azalır. Uygun tedavi ile 48 saat içerisinde hastaların %90’ında ateş düşer.</p>
<p>Ateşi devam eden hastalara aynı dozda ikinci immünglobulin tedavisi verilir. İmmünglobulin tedavisi verilen çocukların kızamık ve suçiçeği gibi canlı aşıları ertelenmelidir. Hastanın ateşi düştükten 48-72 saat sonra başlangıçtaki aspirin dozu 3-5 mg/kg/gün dozuna (günde bir kez) düşürülür. Pıhtılaşmayı engelleyen bu aspirin tedavisine en az 6-8 hafta devam edilmeli ve koroner arter değişikliği sürdükçe aspirin tedavisi kesilmemelidir.</p>
<p>İki veya daha fazla immünglobulin verilmesine rağmen ateşi düşmeyen hastalara halk arasında kortizon olarak bilinen kortikosteroid tedavisi verilebilir.</p>
<h2>Kawasaki Hastalığının Seyri ve Takibi</h2>
<p>Kawasaki hastalığının tanı ve tedavi süreci çoğunlukla Çocuk Kardiyoloji, Çocuk Romatoloji, Çocuk Nefroloji ve Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanları tarafından yönetilmektedir. Ancak hastalığın önemi koroner arter tutulumundan kaynaklandığı için hastaların takibi <strong>Çocuk Kardiyoloji</strong> Uzmanlarınca yapılmaktadır.</p>
<p>Tedavi edilmemiş Kawasaki hastalığı olan çocukların yaklaşık dörtte birinde koroner arter anevrizması gelişir ve bu durum kalp krizi (miyokard enfarktüsü) ve ölümden sorumludur. Uzun süre yüksek seyreden ateş koroner arter anevrizması için önemli bir risk faktörüdür. İyileşme 1 yaşından küçük çocuklarda, küçük, fusiform ve distal yerleşimli anevrizmalarda daha fazla olmaktadır.  Kalp krizi çoğunlukla hastalığın başlangıcından sonraki ilk 1 yılda görülür. Kawasaki hastalığının başlangıcından sonraki ilk 1 ayda koroner arterler normalse daha sonra koroner arter bozukluğu gelişmesi son derece nadirdir.</p>
<p>Koroner arter tutulumu olmayan veya olup da düzelen hastalarda 6-8 hafta sonra aspirin tedavisi kesilmelidir. Koroner arter anevrizması varsa aspirin tedavisi kesilmeli ve anevrizma genişse yanına başka bir ilaç daha eklenmelidir.</p>
<p>Koroner arter tutulumu olmayan ve aspirin tedavisi kesilen hastaların yakın takip edilmesine gerek yoktur. Ancak koroner arter tutulumu olan hastalara Çocuk Kardiyoloji Uzmanı tarafından 6 ay aralıklarla EKO ve 1 yıl aralıklarla egzersiz ya da sintigrafi testi kontrolleri yapılmalıdır. Koroner arterlerde geniş anevrizması veya darlığı olan, egzersiz ya da sintigrafi testleri pozitif olan veya kalp krizine ait bulguları olan hastalara koroner anjiyografi yapılması gerekebilir.</p>
<p><strong>İletişim Bilgileri:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Her Türlü Soru İçin bize Ulaşın:</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noopener"><strong>https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/</strong></a></p>
<p>Doç Dr Osman Özdemir, <a href="https://drosmanozdemir.com/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong></a></p>
<p><strong>Tel:</strong> +90 (312) 287 89 98</p>
<p><strong>Adres:</strong> Kızılırmak Mahallesi 1450. Sokak, Ankara Ticaret Merkezi (ATM) A Blok Ofis No: 8 (2.kat) Çukurambar / ANKARA, 06510 Çankaya/Ankara</p>
<p><strong>İlgili Linkler:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Daha Geniş Bilgi İçin:</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/konu/cocuk-kardiyoloji/" target="_blank" rel="noopener">https://drosmanozdemir.com/konu/cocuk-kardiyoloji/</a></p>
<p>Bizi Sosyal Medyada Takip Edin</p>
<p><a href="https://www.instagram.com/drosmanozdemir/" target="_blank" rel="noopener"><strong>https://www.instagram.com/drosmanozdemir</strong></a></p>
<p><a href="https://www.youtube.com/channel/UC6HPwR3okJhaOBFciF28kZg" target="_blank" rel="noopener"><strong>https://www.youtube.com/cocuk-kardiyoloji-uzmani</strong></a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drosmanozdemir.com/kawasaki-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ASD (ATRİAL SEPTAL DEFEKT-KULAKÇIKLAR ARASI KALP DELİĞİ) VE TEDAVİSİ</title>
		<link>https://drosmanozdemir.com/asd-ve-tedavisi/#utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=asd-ve-tedavisi</link>
					<comments>https://drosmanozdemir.com/asd-ve-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Osman Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Nov 2018 08:42:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk & Bebek Ameliyatsız Kalp Hastalığı Tedavileri]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuştan Kalp Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drosmanozdemir.com/?p=1173</guid>

					<description><![CDATA[ASD Genel ASD tam adı ile Atrial Septal Defekt, kalp kulakçıkları arasında bulunan ve Atrial septum denilen duvardaki deliklere verilen addır. Bu durum çocuklarda görülen doğuştan kalp problemlerinden sadece biridir. O sebeple kalp kulakçığı deliklerini incelemeden önce doğuştan kalp hastalıklarına kısaca değinmek yerinde olacaktır. Çocuklarda en sık görülen kalp bozuklukları doğuştan kalp hastalıklarıdır. Yenidoğan bebeklerin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/11/ASD1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1174" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/11/ASD1.jpeg" alt="ASD" width="550" height="442" title="ASD (ATRİAL SEPTAL DEFEKT-KULAKÇIKLAR ARASI KALP DELİĞİ) VE TEDAVİSİ 54"></a>ASD Genel</h2>
<p><strong>ASD</strong> tam adı ile Atrial Septal Defekt, kalp kulakçıkları arasında bulunan ve Atrial septum denilen duvardaki deliklere verilen addır. Bu durum çocuklarda görülen doğuştan kalp problemlerinden sadece biridir. O sebeple kalp kulakçığı deliklerini incelemeden önce doğuştan kalp hastalıklarına kısaca değinmek yerinde olacaktır.</p>
<p>Çocuklarda en sık görülen kalp bozuklukları doğuştan kalp hastalıklarıdır. Yenidoğan bebeklerin yaklaşık yüzde 1’inde doğuştan kalp hastalığı görülmektedir. Bu hastalıklar kalp odacıklarının arasında yer alan duvarlardaki delikler, kalbin kapaklarındaki darlık veya yetersizlikler, kalp odacıklarından bir veya daha fazlasının gelişim bozuklukları, kalpten çıkan damarlardaki darlıklar ya da bozukluklar şeklinde ortaya çıkabilir.</p>
<p>Kalbin üst kısmında yer alan, kasılma özelliği kısıtlı ve nispeten daha küçük olan odacıklar kulakçık (atrium) olarak adlandırılmaktadır. Kulakçıkların arasındaki duvarda (atrial septumda) olan deliklere ise yukarıda da değindiğimiz gibi atrial septal defektler (ASD) denilmektedir. Tüm doğuştan kalp hastalıklarının %10’unu yalnız başına ASD oluşturmaktadır. Doğuştan kalp hastalığı olan çocukların %30-50’sinde ise kalp bozukluğunun bir parçası olarak ASD bulunmaktadır.</p>
<h2><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/11/ASD-Türleri.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1183" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/11/ASD-Türleri.jpeg" alt="ASD Türleri" width="450" height="208" title="ASD (ATRİAL SEPTAL DEFEKT-KULAKÇIKLAR ARASI KALP DELİĞİ) VE TEDAVİSİ 55"></a>ASD Tipleri</h2>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/kalp-delikligi/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Kalp Deliği</strong></a>&#8216;nin kulakçıklar arası duvardaki yerleşimine göre adlandırılan farklı tipleri bulunmaktadır.</p>
<ol>
<li>
<h3>Sekundum ASD<strong>:</strong></h3>
<p>Kulakçıklar arası deliklerin en sık görülen tipidir ve tüm ASD’lerin %75’ini oluşturmaktadır. Kulakçıkların arasındaki duvarın orta kısmında olan deliklerdir. Bu vakaların yaklaşık %10’unda bu deliklere akciğer toplardamarının bozukluğu da (pulmoner venöz dönüş anomalisi) eşlik eder.</li>
<li>
<h3>Primum ASD<strong>:</strong></h3>
<p>Kulakçıkların arasındaki duvarın alt kısmında (karıncıklara komşu) olan deliklerdir. Bu tür tüm kulakçık deliklerinin %20’sini oluşturmaktadır. Kulakçıklar ve karıncıklar arasında devam eden geniş delikler (atrioventriküler septal defektler, AVSD) içerisindeki Atrial septal defektler de dahil edildiğinde sıklığı %30’lara çıkmaktadır.</li>
<li>
<h3>Sinüs Venozus Tipi ASD<strong>:</strong></h3>
<p>Üst veya alt toplardamarların girişine yakın olan deliklerdir. Olguların çoğuna akciğer toplardamarının bozukluğu (pulmoner venöz dönüş anomalisi) eşlik eder. ASD’lerin %5’ini oluşturmaktadır.</li>
<li>
<h3>Koroner sinüs ASD’si<strong>:</strong></h3>
<p>Koroner dolaşımın kirli kanının sağ kulakçığa açıldığı koroner sinüsün tavanındaki deliklerdir. En nadir görülen kalp kulakçık deliği tipidir.</li>
</ol>
<h2>ASD’nin Sebebi Nedir?</h2>
<p>Anne karnındaki her bebekte olan, sağ ve sol kulakçıklar arasında kan geçişine imkan sağlayan açıklıklar foramen ovale olarak adlandırılmaktadır. Her bebek bu açıklıkla dünyaya gelir. Doğumdan sonra ihtiyaç kalmadığı için, birkaç hafta ile birkaç ay içerisinde bu açıklığın kendiliğinden kapanması beklenir. Bazen bu açıklık normalden geniş olur ve doğumdan sonra kapanmaz. Çocukların çoğunda bunun sebebi bilinmez, bazı çocuklarda ise ASD diğer doğuştan kalp hastalıkları ile birlikte bulunabilir.</p>
<h2><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/11/ASD-Yakın-Plan.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1185" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/11/ASD-Yakın-Plan.jpeg" alt="ASD Yakın Plan" width="400" height="314" title="ASD (ATRİAL SEPTAL DEFEKT-KULAKÇIKLAR ARASI KALP DELİĞİ) VE TEDAVİSİ 56"></a>ASD Kalbi, Dolaşım Sistemini ve Çocuğu Nasıl Etkiler?</h2>
<p>Sağ kulakçık vücuttan gelen kirli kanın toplandığı ve sağ karıncığa iletildiği, sol kulakçık akciğerlerden gelen temiz kanın toplandığı ve sol karıncığa iletildiği odacıklardır. Ancak bu iki odacığı birbirinden ayıran duvarda bir delik (ASD) varsa akciğerlerden gelen temiz kanın bir bölümü, bu delikten geçerek sağ kulakçıktaki vücuttan gelen kirli kan ile karışır. Bu karışımın miktarı deliğin büyüklüğü ile orantılıdır. Zaten temiz olan kanın bir kısmı kirli kan ile temizlenmek için tekrar akciğerlere pompalanır ve bu da akciğerlerin ve dolayısıyla kalbin daha fazla çalışmasına neden olur. Eğer bu delik kapatılmaz ya da kendi kendine kapanmaz ise ilerleyen yaşlarda kalp yetersizliğine ve pulmoner hipertansiyona (akciğer atardamarında kan basıncının yükselmesine) neden olabilir.</p>
<h2>ASD’nin Tanısı</h2>
<p>Atrial Septal Defektli çocuklar genellikle minyon vücut yapısındadırlar, ancak çoğunlukla bir şikâyetleri yoktur. Hastaların kalp muayenesinde masum üfürüme benzer ya da biraz daha şiddetli üfürüm duyulabilir. ASD’si olan çocukların çok azında ise, beslenirken nefes nefese kalma, çabuk yorulma ve terleme, büyüme geriliği, sık akciğer enfeksiyonu veya ağlarken morarma belirtileri olabilir. Çocuk Kardiyoloji Uzmanı tarafından muayene edilmesi gereken bu hastaların göğüs röntgeni, elektrokardiyografi (EKG) ve ekokardiyografi (EKO) tetkiklerinde sağ kulakçık, sağ karıncık ve akciğer atardamarında genişlemeye ait bulgular görülebilir. Ancak, deliklerin yeri ve boyutunun belirlenmesi ve kesin tanısının konulması <a href="https://drosmanozdemir.com/eko-ekokardiyografi/" target="_blank" rel="noopener"><strong>EKO tetkiki</strong></a> ile mümkün olur.</p>
<h2><a href="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/11/ASD2.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-1175" src="https://drosmanozdemir.com/wp-content/uploads/2018/11/ASD2.jpeg" alt="ASD Tedavisi" width="399" height="550" title="ASD (ATRİAL SEPTAL DEFEKT-KULAKÇIKLAR ARASI KALP DELİĞİ) VE TEDAVİSİ 57"></a>ASD’nin Tedavisi</h2>
<p>Özellikle bebeklerde saptanan küçük kulakçık deliklerinin kendiliğinden küçülerek kapanma ihtimalleri çok yüksektir. Ayrıca, küçük delikler, az miktarda kan geçişine neden oldukları için kalp ve akciğerleri yormazlar, çocukların hayatlarını etkilemezler ve ileri yaşlarda soruna yol açmazlar. Bu nedenle küçük ASD’ler kapatılmayıp <a href="https://drosmanozdemir.com/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong></a> tarafından takibe alınırlar.</p>
<p>Geniş delikler ise yerleşim yeri, tipi ve büyüklüğüne göre ya ameliyatsız olarak kapatılır ya da açık kalp ameliyatı ile kapatılır. Ameliyatsız kapama tekniğinde, genel anestezi olmadan, derin sedasyon (derin uyku) uygulanmaktadır. Hastanın kasık toplardamarından iğne ile girilerek bir yol oluşturulur ve bu yol aracılığıyla birbirine ortadan bağlı iki disk şeklinde olan kapama cihazları yerleştirilerek ASD kapatılır. Bu işlem yaklaşık 60-120 dakika sürmektedir. Kapama cihazı üzerinde pıhtı oluşumunu önlemek için, yaklaşık 6 ay süreyle kan sulandırıcı ilaçların kullanılması gerekir. Kalbinde sürekli olarak kalan bu kapama cihazı nedeniyle çocuğun günlük yaşamı etkilenmez. Kulakçıklar arası kalp deliklerinin <strong><a href="https://drosmanozdemir.com/ameliyatsiz-cocuk-kalp-tedavisi/" target="_blank" rel="noopener">ameliyatsız çocuk kalp tedavisi</a> </strong>teknikleri ile kapatılmasının birçok avantajı vardır: Genel anestezi gerektirmez, çocukların hastanede kalış süreleri 24-48 saati geçmez ve bir hafta kadar evde istirahat ettikten sonra okula gidebilirler. Ayrıca cerrahi bir kesi izi olmadığı için estetik kaygısına yol açmaması da çok önemlidir. Bu nedenlerle delik tipi ve boyutu uygun olan hastaların ameliyatsız olarak tedavi edilmeleri tercih edilmektedir.</p>
<p>ASD ameliyatsız kapama tekniklerine uygun olmadığında, cerrahi olarak kapatılması için planlama yapılır. Ameliyatta genel anestezi sağlandıktan sonra, çocuğun göğüs kafesi açılıp kalbe ulaşılır. Delik çok büyük değilse direk olarak dikilir. Şayet çok büyük ise tipine uygun yama kullanılarak tamir edilir.</p>
<h2>Kulakçıklar Arası Kalp Deliği (ASD’si) Olan Çocukların İzlemi</h2>
<p>ASD’si kapatılan veya kapatmaya gerek görülmeyen küçük delikleri olan çocuklar, yaşıtlarıyla benzer fiziksel aktivitelerde bulunabilirler. Ancak bu kararın takip eden Çocuk Kardiyoloji Uzmanı tarafından verilmesi ve belirli aralıklarda hastaların kontrol edilmesi önemlidir.</p>
<p>Günümüzde çok başarılı girişimler ve ameliyatlar yapılabildiği için, kulakçıklar arası kalp deliği olan çocukların neredeyse tamamı, sağlıklı olarak yetişkin yaşlara ulaşmaktadır.</p>
<p>Sekundum ASD dışında diğer ASD’si olan çocukların enfektif endokarditten korunması gerekmektedir. Enfektif endokardit, kalbin en iç dokusunun ve kapakçıklarının iltihaplanmasıdır. Enfektif endokarditten korunma için, ağız ve diş temizliği çok önemlidir. Ayrıca bu hastalara, cerrahi işleminden 30 dakika önce damar yolundan veya 1 saat önce ağızdan uygun dozda antibiyotik verilmesi gerekebilir.</p>
<p><strong>İletişim Bilgileri:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Her Türlü Soru İçin bize Ulaşın:</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noopener"><strong>https://drosmanozdemir.com/bize-ulasin/</strong></a></p>
<p>Doç Dr Osman Özdemir, <a href="https://drosmanozdemir.com/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Çocuk Kardiyoloji Uzmanı</strong></a></p>
<p><strong>Tel:</strong> +90 (312) 287 89 98</p>
<p><strong>Adres:</strong> Kızılırmak Mahallesi 1450. Sokak, Ankara Ticaret Merkezi (ATM) A Blok Ofis No: 8 (2.kat) Çukurambar / ANKARA, 06510 Çankaya/Ankara</p>
<p><strong>İlgili Linkler:</strong></p>
<p>Çocuk Kalp Hastalıkları İle İlgili Daha Geniş Bilgi İçin:</p>
<p><a href="https://drosmanozdemir.com/konu/cocuk-kardiyoloji/" target="_blank" rel="noopener">https://drosmanozdemir.com/konu/cocuk-kardiyoloji/</a></p>
<p>Bizi Sosyal Medyada Takip Edin</p>
<p><a href="https://www.instagram.com/drosmanozdemir" target="_blank" rel="noopener">https://www.instagram.com/drosmanozdemir</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drosmanozdemir.com/asd-ve-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
